Belgelik: January, 2007

Sanal ve gerçek dünya arasındaki ince çizgi

Online üzerinden işlerimi yapabilmem benim için çok büyük bir kolaylık ve avantaj. Gmail‘in artık diğer e-posta adreslerimi de benim için toplamaya başlaması , yakın zaman içinde Sylpheed’den Gmail’e geçerek tüm işlerimi online hale getirmeme sebep oldu. Masaüstü uygululamalarından yavaşca web uygulamalarına geçiş yaptım. Final haftam bitsin, bunun hakkında kapsamlı bir yazı yazacam. Her neyse, demek istediğim böylelikle gittiğim her yerde, istediğim gibi beslemelerimi, e-postalarımı ve yazılarımı okuyabileceğim. Zaten gittikce bu yönde doğru gidiyor. Bilgisayardaki işlerinizi dünyanın her yerinden, kendi bilgisayarınız olmadan halletmek çok iyi bir fikir. Ve zaman’dan inanılmaz kazanç sağlıyor.

Ama bir yandan da düşünüyorum da, örneğin Google’i ele alırsak, her türlü bilgilerimi bir nevi ona vermiş oluyorum. Benim ne okuduğumu, başkalarına ne yazdığımı, şu an ne yazdığımı bile biliyor. Şimdilik aman ne olacak diyebiliyorum, ya peki ileride ? Daha çok herşeye karışmaya kalkarsa ne olacak. Apple’nin son atağı iPhone ile de görüyoruz ki, mobil hayat her yerde olmayaya başlayacak. Bizim bir parçamız olacak, buna kesin gözüyüle bakıyorum. Burada dikkat edilmesi gereken, bu ince çizgiyi aşmamak. Sanal ve gerçek dünya arasındaki o ince çizgiyi geçtiğimiz an işler karışacak.

(Not: Resim IrenaS tarafından çekilmiştir)

Blog yazma araçları (Google Docs, Zoho, WriteToMyBLog, Performancing…)

Google Docs & Spreadsheets uygulamasından direkt kendi günlüğümüze yazı yollayabileceğimizi duydum. Bu doğru bu bilmem, birazdan deneyeceğim.Çok iyi bir avantaj. Yazıların renklerini ayarlama, büyüklüğünü, yüklenen resimlerini otomatik olarak istediğiniz ölçeklere getirmesi gibi bir sürü özellik sağlıyor. Ve bildiğimiz metin düzenleyicilerin aynısı. Normal bir metin düzenleyici ile ne yapabiliyorsanız Google Docs ile de bunu yapabiliriz %90 kadar. Sevdim Google Docs uygulamasını (yazınca şimdi). Tam kapsamlı şekilde kullanmadım, ama özellikleri itibariyle, yazmak için bire bire. Birden fazla Blog hesabı için herhangi seçenek bulamadım, sadece bir tane Blog hesabınız için izin veriyor. Ayrıca bir yerlerde okuduğum kadarıyla, Firefox 2.0 ile gelen denetleme mekanizması, Google Docs’da çalışmıyormuş. Türkçe denetleme kullananlar için bu bir eksiklik, fakat diğer diller için entegre denetleme sistemi var. Bir çok dil de mevcut, fakat neden Türkçe olmadığını henüz çözemedim. Umarım yakın zaman içinde onu da eklerler. En güzel yanı bence, tüm bunları geride bırakabilecek bir özellik var o da bir kişiden fazla insanın aynı dosya üzerinde çalışabilmesi. Bu kulağa çok hoş geliyor. Örneğin Almanya’daki bir arkadaşımla bir dosya üzerinde çalışabiliriz. Wikipedia’daki gibi “revision”lar da var. Yazının tüm değişikliklerini kaydediyor. Daha da fazlası, dosyalarını her türlü dosya formatını çevirebilirsiniz. Pdf,Doc,Odt,Html,… formatları olarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Ve Google gibi bir markanın sağladı kalite burada da hissedilebiliyor. Ayrıca diğer ürünleriyle entegreli bir biçimde çalışmanızı sağlıyor.

Online Blog araçları olarak da Zoho ve WriteToMyBlog var ayrıca. Zoho’yu henüz denemedim tam anlamıyla, zaten kendisi de Google Docs gibi Ajax uygulaması. Yani büyün benzerlikler taşıyor. Denemek için bir tane yeni dosya açtım ve Türkçe karakter içeren bir başlık atadım. Ardından dosya’nın içine bir kaç kelime ekleyip, kaydettim. Fakat burada Zoho benim gözümden düştü. Türkçe karakterleri saçma sapan değişik karakterler ile ifade etmeye başladı. Yani bu yönden eksikliği var. Google’in bu gibi bir eksikliği yok. Fakat Zoho’ya da haksızlık etmek istemiyorum. Net’e okuduğum kadarıyla, bir çok yönden Google Docs’dan daha avantajlıymış. Özellikle kullanım açısından daha avantajlıymış.
WritetoMyBlog’a gelince, ben beğenmedim açıkçası. Wordpress’in kullandığın eklentinin aynısını kullanıyor hemen hemen. Yani örneğin bir bağlantı eklerken, ayrı bir pencere açılıyor. Bu yüzden de o pencerenin açılmasını bekliyorum. Bu da hoşuma gitmiyor. Performancing ‘e gelince. Kendisi bir Firefox eklentisi, kurduktan sonra F8′e basarak kullanabilirsiniz. Technorati ve del.icio.us ile uyumlu. Bundan uzun zaman önce de kullanmıştım. Fakat bana Wordpress’in içindeki kendi yazma araçı ile pek bir belirgin farkı yaratamadı.

Tüm bunlardan geriye Zoho ve Google Docs kalıyor tavsiye edebileceğim.(Yukarıdaki yazıyı Google Docs ile yazdım)

Bu haftanın yazıları - 1

Bundan sonra ara sıra okuduğum haberleri, dökümanlar, ilginç şeylerin bir listesini yayımlayacağım. Yazıların çoğunlu Google Reader’de okuduğum ve beğendim yazılar. Beğendim yazıları da her zaman işaretlerim. Bu haftanın yazılar aşağıdaki gibi:

  1. Lifehacker.com - Alpha Geek: CDs vs. Downloads
    Cd mi yoksa İnternet mi ? Müzik dinlerken dinlediğiniz parçaları hangi yoldan alırsınız? Gidip market’den Cd’yi mi almak daha avantajlı, yoksa Albümü İnternet’den para karşılığında indirmek mi ? Sorunun cevabı Lifehacker’de
  2. İzlenimler - Bayrak
    Fethi Bey, yine her zamanki gibi basını güzel bir üslupla anlatmış
  3. Hafif.org - Nikola Tesla, gerçek büyük mucit, büyük bilim adamı
    Öncelerden bir makale okurken Tesla’yı keşfetmiştim. Şimdilerde ise, geçen Prestij adlı Sinema filmine giderken yine gündeme geldi kendisi. Hafif.org’da yayımlanan bu yazıyı kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Tesla’nın ne kadar büyük bir dahi olduğunu görünüz.
  4. Pro-Linux.de - Nokia aktualisiert Internet Tablet(Nokia N800)
    Nokia yeni bir tane tablet çıkartmış. Telefon ve tablet karışımı bir şey. En önemli yanı da Linux üzerine kurulmuş olması.
  5. Digg.Com - Japan’s oldest person, Yone Minagawa, turns 114+
    Japonya’nın en yaşlı insanı, 114 yaşına başmış duruma. Oradaki insanlar nasıl olur da bu kadar uzun süre yaşarlar ? Acaba Japonya’daki çalışmanın getirdiğin yoğun iş temposu bunun sebebi mi ?
  6. Yigg.de - Auswandern nach Thailand nicht wie im Fernsehen
    Almanyadayken, birçok arkadaşımdan almanların artık Asya ülkelerine gittiğini duymuştum. Ucuz ve daha stressiz bir yaşam için. Bu yazıda, asya ülkesine gitmenin buna rağmen, neden konuşulduğu gibi olmadığını anlatıyor.
  7. Techcrunch.com Second Life Goes Open Source - Should It Be Non Profit, Too?
    Second Life adlı proje’nin kaynak kodları açılmış. Büyük bir gelişme, çünkü second life, gelecek nesilin, nasıl bir sanal aleme doğru gittiğini gösteren en büyük kanıt.
  8. Cemaat.com - Mevlana Yılını Noel Baba’yla Kutlamak
    Her zaman dile getirdiğim bu yılbaşı sorununu ve neden bizimle alakası olmadığını güzelce anlatan bir yazı. Okumanızı tavsiye ederim
  9. Biyolokum.com - Doktoraya yeterli olmaya çalışırken Saddam’ı düşünmek
    Duygu hanımın yazısı. Özellikle Saddam ile ilgili kesimi okuyunuz.
  10. Cemaat.com - İçindeki Ses Ateşe Çağırıyor
    “İçindeki Sesi Dinle!”; “Ateş Seni Çağırıyor”; “Ben Özgürüm!” gibi son yıllarda sıkca karşımıza çıkan cağırımlar bize neyi anlatmaya çalışıyor ?

ISS uzay istasyonun harika foğrafı

Dünya’dan çekilmiş, şu ana kadar gördüğüm en değişik ve güzel fotoğraflardan biri. Fotoğrafın güzelliği ise, tamamen ayrıntıda saklıdır. O kadar büyük bir fotoğraf ki, ben buraya küçüğünü ekliyorum, üstüne tıklayarak büyüğüne ulaşabilirsiniz. Sonra güneşin üstündeki leke gibi duran siyah yere tıklayın, ya da bakın.
ISS resim

Fotoğrafın nasıl çekildiğine dair daha fazla bilgiyi şuradan ulaşabilirsiniz.

Mutlu yıllar ve mübarek bayramlar

Bayramınız mübarek olsun ve mutlu yıllar. Güzel bir yıl önümüzde bekliyor. Bugünün diğer günlerden hiç bir farkı yok, ama öyle değilmiş gibi davranıyorum :)

« Previous Page