Belgelik: Haziran, 2007

Mynet açık ve net şekilde yasaları ihlal ediyor

Mynet yeni bir blog hizmeti yayınlamış durumda. Bu altyapı da WordPress MU tarafından sağlanıyor. GPL altında yayınlanan bir proje yani. Bir çok yerde de Wordpess MU kullanılıyor. GPL altında yayınlanan her türlü bilgi kaynak gösterilmesi lazım. Şuradan buradan alındı diye.

Her neyse,bugün Osman S. Börütecene’nin blogunda gördüm, bizim yüce, Türkiye’nin en çok tıklanan, en çok ziyaret edilen, en iyi mail hizmeti veren, en bilmem ne alanındaki bilmen ne özelliğindeki bilmem ne gücünde olan bu Türk firması, hazırladığı blog altyapısında, hiç utanmadan COPYRIGHT MYNET yazmış bulunmakta.

Cidden ne diyeceğimi şaşırdım. Bu kadar da olmaz. Başkalarının yaptığı emeğe böylece üzerine çöküp, biz yaptık, tüm telif hakları benimdir demeyi nasıl becebiliyorlar anlamıyorum. İş ahlakı dedikleri bu olsa gerek.

Alaska dağlarında olmak var şimdi …

Burada olmak isterdim şimdi, bilmiyorum neden, fakat güzel bir yere benziyor. Orada öylece oturup doğayı izlemek. Güzel olsa gerek.

183058897_46da320806.jpg

Fotoğraf : Time in Solitude

Vim bir yaşam tarzıdır

Pekala.
Vim delphiden üstündür.
Vim bir uygulama geliştirme platformudur.
Vim bir bilgisayardır.Bir sanal makinedir.
Vim bir oyundur. En güzel oyundan zevklidir.
Vim bir işletim sistemidir.
Vim kendinden de öte birşeydir.
Vim tanımlanamaz herhangi bir kefeye konamaz.
Vim ile notepad.exe karşılaştırılamaz.Notepadda şu bu özellik varmı ? yok ! dedik heralde kıyaslanamazlar !
Vim server’dır client’dir.
Vim bir yaşam tarzıdırr!!
Vim yogadan iyidir ey insanlar.
Şu uçan sey de ne?
Bu bir kuş?
Bir uçak?
Yoksa örümcek adam mı?
Hayır o süpermen!!
Hadi len dallama o olsa olsa vimdir !!

Yukarıdaki tamlamalar Hod tarafından önceki yazımda söylendi. Hoşuma gitti, sizlerle payalaşayım dedim. Ayrıca yazı istemediğim sebebten ötürü baya uzadı. Bir daha bu gibi konularda daha temkinli yaklaşacağım. Insanlar yanlış anlayabiliyor beni.

Düzeyin ve doğru haberciliğin yüksekliğini önemsiyoruz

“internet gazeteciliğiyle hiç ilgisi olmayan yalnızca kadın teşhirine dayanan, çıplak, yarı pornografik fotoğrafları tümüyle kaldırıyor ve yayınlamama kararı alıyoruz…
bu belki de bizim günlük trajımızı ya da sayfa görüntülenmemizi düşürebilir ancak biz trajın değil düzeyin ve doğru haberciliğin yüksekliğini önemsiyoruz…”

Bu Hürriyet gazetesinin bugün verdiği bir karar. Yani kendileri de kabul etmişler pornocluk yaptıklarını. Doğru söze ne denir. Yalan mı değil mi internet sayfasına girenler bilecek artık bu önümüzdeki günler, ben girmek istemiyorum çünkü. Tüm metin Hürriyet internet sayfasında.

Hürriyet gazetesi ekibine bir sorum olacak, bu kaldırdığınız resimler acaba ilgisi olmadığı için mi kaldırıyorsunuz, yoksa yurt dışı güvenlik firmaların filtrelerinden engellendiğiniz için mi kaldırıyorsunuz ?

Yıllarca bu fotoğraflara karşı çıkanları hiç aldırmayıp, çok normalmış gibi insanların gözüne soka soka yayınlamasını bilirsiniz. İnsanların zihinlerine bunları yerleştirmeyi, hatta gençlere bu bozuk hayatı empoze etmeyi de bilirsiniz. Karşı çıkanlara irtica gözü ile bakar, modern ülkenin gericileri olarak lanse edersiniz. Ne diyeyim, siz düzeyin ve doğru haberciliğin yüksekliğine önem veriyorsunuz. Doğru ya unutmuşum.

Windows kullanırken kendini kafeste hissetmek

kafes.jpgZaman zaman Windows’a geçiş yapmak zorunda kalıyorum. Özellikle donanım seviyesinde işlemler yapmak zorunda kalırken(Telefonum için harita yüklemek, ya da Modem’in yazılımını güncellemek gibi). Bunun dışında pek bir işime yaramıyor, oyun oynamadığım için bilgisayarının bir köşesinde yıllardır duruyor(2 senedir kurulu). Bu işleri yaparken de kendimi hiç iyi hissetmiyorum. Zorla duruyorum Windows’da. Şu iş bitse de çıksam diyorum. Yıllardır Linux kullanıyorum ve beni bu ortamla tanıştıran herkese de tekrar tekrar teşekkür etmek istiyorum. Bu süreç içinde Linux kullanımından dolayı bir takim alışkanlıklar edindim diyebilirim. Bu alışkanlıklar ilk başta bir takim insanlara zor ya da anlaşılmaz gelse de, hayatı ne kadar kolaylaştırdığı inkar edilemez. En azından benim için. Bu alışkanlıklar Linux’da beni çok mutlu ederken, işlerimi verimli bir şekilde yapmamı sağlarken, Windows’da işkence gibi olabiliyor. Nasıl mı ?

Okumaya devam edin »

Symbian yüklü telefonlarda altyazili film(divx,xvid) izlemek

Geçen hafta N95 telefonu elime geçti. 1 Haftadır onu kurcalıyorum. Bir çok özelliği var, Wifi, Gps gibi. Benim burada en çok işime yarayan büyük ekranı ve wifi’si. Elime aldığımda aklıma ilk gelen bununla film güzel izlenir düşüncesiydi. Ekranı 2.6 inch bu yüzden örneğin herhangi bir dizi izlemek gayet keyifli olacaktı. Yapmam gereken ise filmi cep telefona yüklemek ve izlemekti. Fakat tam istediğim gibi olmadı, çok yavaşdı, altyazi yoktu, hafiza kartında çok yer kaplamıştı.

1 gündür bunun üzerinde araştırma yaptım ve en iyi şekilde nasıl film izlenir onu bulmaya çalıştım Windows kullanmadığım için herhangi bir “Converter” adlı program yoktu haliyle, fakat hiçde üzülmedim. Onun yerine FFmpeg, mencoder gibi çok güçlü araçlar vardı. Linux altında tüm dağıtımlarda bu programlar mevcut. Herhangi bir dağıtım’a deposuna bakabilir ve görebilirsiniz. Filmler’de bunları kullandım.

Video’muzu 320×240 formatına çevirmemiz lazım, ayrıca bunu yaparken bitrate değerini 256-512 arasında değiştirmemiz lazım. Aynı zamanda bunu yaparken altyaziyi da bir şekilde eklemem lazımdı, piyasada Symbian film oynatıcıları mevcut. Bunlardan en meşhurları Smartmovie ve DivX Mobile Player. Smartmovie paralı olduğu için denemedim, onun yerine DivX Mobile Player indirip kurdum, ve çok da güzel oldu. Hatta bugün yeni sürümü de yayınlandı. N95′de çok güzel bir şekilde çalışıyor.

DivX Movie Player programı malesef altyazı desteklemiyor, aslında yardım menüsünde 7 tuşu ile açılıp kapatıldığı yazılıyordu fakat bu bende çalışmadı. Belki de dosyanın ekini .sub ya da .txt olarak değiştirmek lazımdı. Ben bunlarla hiç uğraşmadım ve onun yerine daha güzel bir çözüm buldum. Mencoder sayesinde altyaziyi doğrudan filmin içine gömdüm. Ayrıca gömerken de yukarıda bahsettiğim gibi 320×240 formatına da çevirdim. Tüm bunları mencoder aracıyla yaptım.


n95_2.jpg

DivX Mobile Playeri indirip, telefonunuza kurun. Ardından gerekli olan bir Codec var, onu da Smartmovie anasayfasında buldum. Filmi bunsuz izlemeyi bir deneyin, eğer çalışmasa codec’i indirin.

Daha sonra Linux’da herhangi bir konsolu açıp aşağıdaki komutu yerleştirin

mencoder -sub alytaziadi.srt -subcp latin5 -subfont-text-scale 4 -ffourcc dx50 -vf scale=320:240 -ovc lavc -lavcopts vcodec=mpeg4:vbitrate=256:vhq -oac copy -o yeniolusanfilmadi.avi orjinalfilmadi.avi

Bu komutu bu hale getirine kadar 3-4 saatimi aldı fakat sonuç olarak çok güzel çalışıyor. Burada -sub ibaresinden sonra altyazimiz geliyor. -ffourcc dx50 ibaresini de eklemek zorundaydım, yoksa film telefonda çalışmıyordu. Bu ibare filminize dx50 etiketini yapıştırıyor. O olmadan da deniyebilirsiniz. scale=320×240 bu ibareyi de telefonunuzun ekran ebatına göre değiştirin. Son olarak da :vbitrate:256 ibaresi var. Burada 256′lik bir bitrate kullanılıyor. Normail filmler 800 bitrate civarinda. Ben bunu 512 ile de denedim, görüntü çok kaliteliydi fakat N95′e ara sıra takılmalar oluyordu, 256 ile hiç bir sorun yaşamadım. Bunu ortası yani 384 ise hem hızlı hem de kalite yönünden iyi olacaktır. 230mb’lik avi dosyası:

256 ile 70 mb
386 ile 105 mb
512 ile 140 mb

yer tutuyor. N95′in tv çıkışı da olduğu için, filmlerinizi tv’e de izlemek istiyorsanız o zaman bitrate’i ve scale değerini olabildiğince yüksek tutun. Gördüğünüz gibi herşeyi tek bir komutla yapabildik. En güzel yanı ise altyazimizi da filmin içine yerleştirdik. Bu sayede herhangi bir sorunla da karşılaşmadık. Telefondaki son hali ise şu şekilde:


n95_1.jpg

Resimin böyle olduğun bakmayın, gerçekte çok daha kaliteli. Bunlar da ingilizce ile arama yapanlar için olsun :) : subtitle, n95, symbian, divx, s 60, howto

Kaynak : [1][2]

Sonraki Sayfa »