Web üzerinden parasını kazananlar mobil hayatın farkına varsınlar
Yeni aldığım N95 tüm özelliklerini yavaş yavaş keşfetmemle berabar, mobil hayatın neler getirdiğini de görür oldum. Google Şehri zamanında her türlü haberleri girerdim. Özellikle Google’un mobil telefonlara yönelik hazırladığı hizmetler yönünden. Banane ki derdim. Sanki çok işime yarar derdim her zaman. Fakat görüyorum iş çok farklı yerlere gider oldu. Todoist‘e eklediğim yapılacaklar listeme dün okulda wifi üzerinden bağlanıp kolayca görebildim. Mail’lerime Google Gmail uygulaması ile baktım. Biraz da haber okudum(Google Reader üzerinden).
Önceden bilmediğim bir çok sitenin mobil sürümünü arar oldum. Çünkü mobil sürümü olunca hem gezmesi daha kolay oluyor, hem de yüklemesi de hızlı oluyor. Tahminen 2 yıl sonra kullanıcı sayısı 3-4 kat daha da artacak. Almanya’daki arkadaşlarım 15-20 euro ödeyerek cep telefondan sınırsız internet paketleri alıyorlar. Böylelikle her zaman her yerde her şeyi kontrol edebiliyorlar. Bizim burada bu olmadığından en az 2 sene geçmesi lazım. Ya da benim gibi açık wifi istasyonlarına bağlanmak gerekir. Fakat wireless özellikli telefonlar da hemen hemen hiç yok. Daha yeni yeni artmaya başladı.
Mobil hayatın farkına varın dedim, çünkü dünya yavaş yavaş oraya kaymaya başlıyor. Önce bunun farkında değildim, bu işin içine girmeyen birinin de farkına varacağına inanmıyorum. Farkına varmak ile kastettiğim özellikle geliştiricilere yöneliktir. Gelişitiriciler artık mobil aygıtlara yönelik siteler kurmaya çalışırlarsa, ya da daha da iyisi mobile aygıtlara yönelik uygulamar geliştirirlerse çok para kazanabileceklerdir bu işte. Benim gibi bir blog okunmaz olabiliyor mobil bir alette. Bu yüzden mümkün oluyorsa sitenizin küçük bir ebatını da okuyucularınıza sunun. Sizlere çok teşekkür edeceklerdir.
Henüz piyasa daha yeniyken bunu değerlendirin. İleride kesinlikle bunun meyvelerini toplayacaksınız. Her yerde internete’e ulaşabilirsiniz. Fakat şu anda bile herkesin bir cep telefonu var. Çevrenize bir bakın, bir çoğun cep telefonu vardır. Bu yüzden mobil olarak yapılan işe internet üzerinden yani masa başında yapılan işi geçeceğine inanıyorum. Er ya da geç bu olacak. Belirli konularda kabiliyeti olanlar bu alanda çok para kazanabilirler. Tren henüz kalkmış değil.
Yorumlar(1)
Yaklaşık 1 sene önce Naruto izlemeye başlamıştım. Hikaye kısaca çu şekilde : Zamanında Naruto’nun kasabasına 7 kuyruklu devasa bir canavar saldırır. Kasabanın lideri ve en güçlü adamı olan Hokage‘leri bu canavarı öldüremeyince kendi canını da feda ederek bu canavarı küçük bir çoçuğun içine hapsetmeye başarır. Bu küçük çoçuk da Naruto idi. Ardından Naruto büyüme başlar ve yavaş yavaş içindeki o inanılmaz güçü keşfetmeye başlar. Kendimi bu nefis Anime’ye kaptırıp yaklaşık 170 tane bölümü teker teker indirip izlemiştim. İlk başlarda güzel gidiyordu, fakat sonlara doğru ana hikayeden uzaklaşarak, Filler olarak adlandırılan, hikaye ile alakası olmayan, çerez niyetine seriler koymaya başladılar. Bu yüzden de izlemeye bırakmıştım.
Google Desktop’da olay biraz daha farklı. Tek bir paket var. Bağımlılık olarak sadece gtk istiyor. Ki bu da zaten yüklü bende. 7-8 mb civarında. Yükledikten sonra(PKGBUILD), gdlinux yazarak çalıştırdım ve ayarlardan neler yapması gerektiğini belirtim. Google Desktop’daki ayarlar menüsü çok daha gelişmiş. Beagle gibi değil. Ek bir özellik ise Gmail e-postalarınız da indekslemek mümkün. Bu da benim için artı puan. İndesklerken işinizi de yapabilirsiniz. Yavaş bir şekilde yaptığı için pek bir etkisi olmuyor. 40-50gb sabit diskimi 5-6 saat içinde bitirdi. Ardından iki kere CTRL tuşuna basarak ortaya bir arama kutusu çıkartıyorsunuz. Bu arama kutusu yazdığınız anda aramaya başlıyor. En fazla 10 tane sonuç görmeniz mümkün ilk başta, daha fazla görmek istiyorum derseniz, Firefox içinden sonuçlar çıkıyor. Tipik Google araması gibi, size sabit diskinizdeki sonuçları gösteriyor. Beagle’de bir program arayüzü varken, Google Desktop’da sadece Firefox için hazırlanmış sayfalar var. Yani ayarlarınızı Firefox üzerinden yapıyorsunuz. Bu yüzden bir tarayıcıya da dolaylı yönden bağımlı Google Desktop. Dejavantajları ise, kapalı kaynak kodlu olması, Google gibi büyük bir şirkete güvenilirliği, ve Beagle’e göre daha az dosya formatı indekslemesidir. Fakat Beagle’e göre çok çok daha hızlı. Sonuçlar daha keskindi. Beagle’de bazı şeyleri bulmazken, Google Desktop’da hemen hemen hepsini bulabilmiştim. Bunu da Google’un algoritmasına bağlıyorum. Bana göre Beagle göre çok daha gelişmiş bir Algoritması var. Doğal olarak bu da beklenir haliyle.
Takip Et - Rss
Fotoğraflarım
Son Yorumlar
Okuduklarım
Desteklediklerim







Etiketler (r:30)
Tavsiyeler (r:5)