Belgelik: Şubat, 2008

Şaşırtan Türk Telekom hareketi

Dün başımdan küçük bir olayı anlatayım sizlere. Biz internet kullanıcıları her ne kadar TT’ye sevmezsek de bazen iyi işler de yapabiliyorlarmış. Sabah kalktığımda telefonun çalışmadığını farkettim. Herhangi bir sinyal alışverişi yoktu. Ne biri bizi arayabiliyordu ne de biz birilerini arayabiliyorduk. İnternet ise düzgün bir şekilde çalışıyordu. Ben de internet’den Arıza Bildirim üzerinden bu arızayı bildirdim, numarımızı yazdım ve e-posta adresimi de bıraktım.

Ardından 10 dk geçmeden baktım ki telefon çalışıyor. Çalışır çalışmaz biri aradı, telefon’da sorun var mı diye sordu, yok herşey düzgün şuan dedim ve kapattı sonra. Ardından bilgisayarın başına geçtiğimde gelen mail’lere baktım ki Türk Telekom’dan bir mail gelmiş. Mail’de de Arızanın giderildiğini dari bilgiler vardı. Tüm bunlar 10 dk içinde olması (tabi burada diyebiliriz bu sorun olmasaydı bunlara da gerek yoktu), internet üzerinden kolay bir şekilde arıza bildirimi yapıp sonra işlerin halolması güzel bir şey. Keşke diğer alanlarda da bu harektleri görebilsek.

Tek tıklama ile masaüstünüzden sunucunuza bağlanın

Şu arala Gnome kullandığım için, daha önce bilmediğim bir kaç özellik öğrenmiş oluyorum. Gün içinde bir çok kez sunucuya bağlanıp işlerimi düzenliyorum. Bunu da genellikle konsol üzerinden ssh ile doğrudan yaparım(özellikle wordpress güncellemelerinde) ya da dosya aktarımları için Gftp kullanarak hallederim. Fakat bazen öyle oluyor ki hemen anında bir tane dosyayı atmam gerekiyor.

Şimdi Gnome’da masaüstüne ya da herhangi başka bir dizine sunucunuz için özel bir klasör düzenleyebiliyorsunuz. Bu klasöre tıkladığınız an, sunucu ile bağlanıp sanki normal masaüstündeymiş gibi kullanabiliyorsunuz. Bu özellikle benim açımdan baya yararlı bir şer olduğu için hem arsln.org hem de murekkep.org için iki tane klasör hazırladım. İşin ilginç yanı bu özelliği tamamen şanş eseri buldum. Şimdi tek yapamız gereken masaüstüne sağ tıklayarak “Create Launcher …” ibaresine tıklamak

launcher.png

, ve aşağıdaki gibi doldurmaktır:

screenshot-create-launcher-2.png

Burada tek önemli olan kısım command kısmıdır. Normalede konsoldan ssh kullanıcıismi@domain.org gibi bir komutla bağlanmanız mümkün, burada da mantık aynı. Ayrıca belirli bir klasöre doğrudan giriş yapmak istiyorsanız onu da yapabilirsiniz. Örneğin ben kendim için şu ibareyi kullandım : ssh://fatih@arsln.org/home/fatih/ . Burada sunucumdaki /home/fatih klasörüne doğrudan giriş yapıyorum. Sunucunuzda birden fazla klasör barındırıyorsanız bu sayede kolay bir şekilde her klasör için ayrı ayır klasörler oluşturmanız da mümkün oluyor.

Tomboy notlarınızı başka bir sunucu ile senkronize edin

tomboy-128.pngTomboy çok harika bir uygulamadır. Kendisi ile not tutmak, düzenlemek benim çok hoşuma gidiyor. Hemen hemen tüm bilgilerimi de Tomboy notlarına yazarım. Fakat en son bilgisayarımı sattığımda, bilgisayarımı acilen vermem gerekiyordu ve ben de yedeğini almadığım için(çok kötü biliyorum) tüm notlarım uçmuştu. Halbuki Google Notebook gibi, bilgisayar dışında bir uygulma olsaydı böyle olmazdı. Sonunda karar verdim ve Tomboy’un ssh ile senkronize olayını araştırdım. Google’da bir kaç belge çıkıyor. Ne yapmanız gerektiğini anlatayım kısaca sizlere:

  • İlk önce fuse, ssh gibi paketleri kurmamız gerekiyor. Bunlar her dağıtımda farklı olduğu için nasıl kurulacağını yazmıyorum, paket yöneticisiniz ile arayıp kolayca kurabilirsiniz.
  • Fuse modülü yüklü olması gerekiyor, bunu lsmod | grep fuse ile öğrenebilirsiniz, değilse modprobe fuse ile yükleyebilirsiniz. Ayrıca kullanıcımızı da fuse grubuna dahil etmeye unutmayalım(konsolda gpasswd -a kullanıcıismi fuse şeklinde yapabilirsiniz, yaptıktan sonra çıkış-giriş yapalım)
  • Ssh daemonun çalıştığına emin olalım. Değilse çalıştıralım yoksa Tomboy’da haliyle çalışmaz. Ubuntu’da Services altında, Archlinux’da ise /etc/rc.d altından çalıştırabiliriz(arch kullananlar sshd ibaresini de rc.conf’a eklemeye unutmasınlar)
  • Ardından Tomboy’da “Synchronization” sekmesi altında SSH ibaresini seçip, gereken yerleri dolduruyoruz. Folder Path(Optional) denilen kısım boş kalabilir. Tek yapmanız gereken sunucu adını ve sunucuya giriş izni olan kullanıcı ismini yazmaktır. Ardından ssh ile bağlanabilirsiniz.
  • Herşey yolundaysa başarıyla tamamladığınıza dair bir pencere çıkar karşınıza. Bundan sonra herhangi bir not’da “Synchronize Notes” kısmına bastığınızda, Tomboy sunucunuza bağlanacak, ve notlarınızı oraya aktaracaktır.

Sunucunun ssh desteği olması lazım bunu yapabilmeniz için. Ayrıca senkronize olayını WebDAV ile de yapabilirsiniz(Ssh dışında bunu da kullanabilirsiniz). Webdav biraz daha uygun geldi aslında bana, bir çok kullanıcının notları aynı dizin içinde saklanabiliyor. Örneğin Tomboy kullananlar için böyle bir senkronize hizmeti açılabililir. Çok da zor olmasa gerek.

Iso dosyalarınızı sağ tıklayarak bağlayın

Daha önceki sizlerle bir kaç Thunar custom action paylaşmıştım, şimdiki de gayet yararlı ve güzel bir uygulama. Örneğin elinizde bir tane iso dosyası var, ve içeriğine göz atmanız lazım. Normal’de konsol’dan kolay bir şekilde bunu yapmanız mümkün, fakat Thunar kullanarak da bunu kolay bir şekilde yapabilirsiniz (gui sevenler için).

Kurmanız gereken programlar arasında bir tek gksu var. Mount uygulaması root ile çalıştığı için bu gerekiyor. Gksu’yu kurduktan sonra, birde /mnt/iso klasörünü oluşturun. Bağlayacağımız iso dosyası burada olacak. Dilersiniz farklı bir yere de bağlayabilirisniz bu tamamen size bağlı.

Thunar‘da (Edit > Configure custom actions) tıklayarak boş alanları şu şekilde dolduruyoruz:

Name: Iso dosyasını bağla
Command : gksu ‘mount -t iso9660 %f /mnt/iso/ -o loop’
Appaearance Conditions
File Pattern : *.iso
Appears if selection contains: Other files

Evet hepsi bu kadar, bundan sonra herhangi bir Iso dosyasının üzerine sağ tıklarsanız karşınıza şöyle bir menü çıkacak, tıkladığınız zaman iso dosyamız bağlanmış olacak:

Thunar Custom Action

Diyelim ki bağladığımız bu iso dosyasını tekrar çıkartmak istiyoruz, onu da ben şu şekilde yaptım. Panel’e küçük bir simge yerleştirdim, ona da gksu ‘umount /mnt/iso’ komutunu ekledim. İşim bittiğinde buna tıklıyorum ve çıkartıyorum. Dileyen bunu konsoldan da yapabilir.

Archlinux64′de flash desteğini etkinleştirmek

Yeni bilgisayarım gelmesiyle berabar yıllardır kullandığım dağıtımının 64bit olanını yükledim. Duyduğum ve okuduğum kadarıyla 64bit dağıtımları eskisi kadar “kötü” değiller. Artık hemen hemen tüm programlar mevcut. Flash desteğini de bir şekilde halletmek mümkün. Gözünüz korkmasın yani.

Gelelim Arch64‘de flash desteğinin yapılandırmasına. Arch wikisinde bu konuda bir belge var, ben kısaca 3 adımda ne yapmanız gerekeni yazacağım o kadar.

  1. Community desteğinin /etc/pacman.conf‘da açık olduğunu varsayarak aşağıdaki komut ile gereken tüm paketleri yüklüyoruz

    pacman -Sy –asdeps gtk2 lib32-atk lib32-cairo lib32-expat lib32-fontconfig lib32-freetype2 lib32-gcc-libs lib32-glib2 lib32-glibc lib32-gtk2 lib32-libice lib32-libpng lib32-libsm lib32-libx11 lib32-libxau lib32-libxcb lib32-libxcursor lib32-libxext lib32-libxfixes lib32-libxft lib32-libxi lib32-libxinerama lib32-libxmu lib32-libxrandr lib32-libxrender lib32-libxt lib32-pango lib32-pcre lib32-zlib libxt util-linux-ng lib32-alsa-lib

  2. Ardından nspluginwrapper ve nspluginwrapper-flash paketlerini aur‘dan alıp paketliyoruz. Paketlemek aslında kolay bir iş, fakat ben onunla şimdi uğraşamam diyenler için paketler arsln.org/dosya‘ya yükledim. İndirip, pacman -A paket.tar.gz şeklinide kursunlar.
  3. Sonra kullanıcı olarak ~/.mozilla/plugins klasörünü oluşturup, konsoldan nspluginwrapper -v -a -i komutunu yazıyoruz. Dikkat edin bu komutu kullanıcı olarak yazın, root ile değil!.

Evet hepsi bu kadar, Firefox’u yeniden başlatıktan sonra her türlü flash içerikli düzgün bir şekilde çalışacaktır(Youtube gibi). Evet biliyorum hepimiz Arch’ı seviyoruz :)

Son zamanlarda yaşananlar

2-3 haftadır yazamıyorum, bunun bir kaç sebebi var kısaca anlatayım. Birincisi küçük bir ameliyat geçirdim, 8 güne yakın hastanedeydim o yüzden 14 gün boyunca internet’den uzak durdum. Bu 14 gün çok da iyi geldi. Biraz kafa dinledim ve daha önce yaşadığım bir çok şey üzerine kafa yorabilme imkanım da oldu. İkincisi ellimdeki Toshiba M40X-112 laptopumu sattım. Hal öyle olunca yine bir şeyler yazamadım onun yerine biraz da kendi biriktirdiğim parayı koyarak kendime bir tane masaüstü sistemi oluşturdum(Zaten uzun süredir planladığım bir şey). Çok da güzel oldu, özellikleri şu şekilde:

  • Islemci: INTEL Core2Quad Q6600 2.4GHz G0 Rev
  • Anakart: GIGABYTE P35 DS3L
  • Ekran Kartı: PALIT 8600GT SONIC+
  • Bellek: 2 x KINGSTON 2GB DDR2 800 PC6400
  • Sabit Disk: 2 x 250GB SEAGATE ST3250410AS 16MB Sata2 NCQ (3AAC)
  • DVD Yazıcı: ASUS 2014L1T 20X DVD-RW SATA
  • Kasa: LIAN LI PC007-FB
  • PSU: FSP 500W BLUESTORM II

Hepsini araştırarak, nedir ne değildir diye aldım. Bunları yaparken Hiteknoloji.com‘dan Serhat bey de çok yardımcı oldu. Hem Ankara’daki en ucuz sistemlerden birini aldım, hem de çok iyi bir destek aldım. Bundan sonra tüm arkadaşlarımı da burayı yönlendirmeyi düşünüyorum. Raid 0,1 gibi şeyleri de öğrenmiş oldum, yapmayı düşünüyordum fakat sonra vazgeçtim. Anakartı da ona göre aldım. Daha önce Centrino 1.6 kullanırdım, bu sefer biraz daha iyi olsun diye dört çekirdekli bir işlemci aldım. Aklımda biri ki proje var, özellikle video coding/encoding işlemleri açısından işime çok yarayacak. Ekran kartı Nvidia 8600gt’nin overclock yapılmış hali. Nvidia’nın Linux konusunda pek sorunu olmadığı için seçtim. İleriye yönelik olsun diye de 4 gb ram taktırdım. Kasa’yı da yine kendimce beğendim, biraz sade ve güzel bir tasarıma sahip olan Lian Li PC007-FB aldım. Aşağıdaki fotoğrafda görebilirsiniz. Mavi ışıklı bir şey. Bunların dışında bir tane de Cpu soğucutusu siparişi verdim, adı da ThermalTake BigTyphoon. Hem işlemcinin daha rahat çalışmasını sağlayacağım, hem de işlemciye de overclock yaptırabileceğim. Şu anki 2.4 Ghz‘i ileride soğutucu ile kolay bir şekilde 3.2-3.4ghz civarlarına getirebileceğim. Çünkü bu işlemciler G0 revision ile çok müsait bu işleme.

sistem_b.jpg

İşlemcim 64bit olduğu için ona uygun bir işletim sistemi de şart. Yoksa 4gb ramı da tam görmeyecek(3600mb’ini sadece). Ayrıca madem 64bit kullanıyorum o zaman ona göre bir şey olsun dedim. Bende uzun zamandır kullandığım Archlinux‘ün 64bit sürümünü yükledim. Çok hızlı bir şekilde kurup herşeyi tamamladım. Kullandığım tüm programlar çalışır vaziyette. Flash bile yüklü. Hiç bir sorunum yok yani. Bu konu hakkında daha fazla bilgiyi sonra anlatacağım.