Belgelik: March, 2008

Fotokritik bir spam kuruluşudur

Neden mi? Çünkü son 1-2 ayda inatla "Sizi Özledik" mailleri yolladıkları için. Ben özlemedim. Site'ye giriş yapıp bunu etkisiz hale de getirmek istemiyorum, çünkü ben site'ye girmek istemiyorum. Bir yolladılar sesimi çıkarmadım, iki yolladılar bir şey demedim, baktım sesimi çıkartmadıkça bunlar dozunu artırıp artık gün gün yollamaya başladılar. Buyurun:

Fotokritik Spam

İnsanları kendinizden nefret ettirmeyin. Nedense son zamanlarda attıkları tüm adımlar itici geliyor herkese. Birinin çıkıp da sen haksızsın onlar doğruyu yapıyor dediğini görmedim. Tamam amacınız Flickr gibi bir kuruluş olmak değil, fakat hakkını verin bari.

Java’ya nasıl başlanılır ?

java_logo.gifGeçen ki Sun seminerden sonra Java'yı iyice merak etmeye başladım. İnternet'te biraz araştırdıktan sonra çat çut bir şeyler öğrendim. Daha önce C ve biraz Python ile aşinalığım vardı, fakat Java nasıl bir şey ? Derleyicisi nasıl çalışır ? Belirli bir IDE var mı? Bu gibi sorular kafamı meşgul etti. Kısaca benim gibi başlamak isteyenlere kısaca bir kaç şey anlatacağım. Ubuntuforums'da biri bunu güzel bir şekilde özetlemiş, onu kendimce çevirip sunuyorum:

Üç tane genel Java API'si var, bunlar da şu şekilde:

Java Standard Edition(SE)
- Masaüstü Uygulamaları
Java Enterprise Edition(EE) - Kurum ve web uygulamaları
Java Micro Edition(ME)
- Gömülü sistemler için uygulamalar(örneğin cep telefonları)

Genel olarak normal bir kullanıcı bir masaüstü uygulaması programlayacağını düşündüğümüzde Java SE kullanacaktır. Ayrıca iki tane önemli kısımı var Java'nın, bunlar JDK ve JRE:

Java Development Kit(JDK), geliştiricilerin uygulamalar geliştirmesi için gerekli araçları içeriyor.
Java Runtime Enviroment(JRE), bu da Java uygulamaların çalışması için gereken ortam.

Bilgisayarınıza bu bileşenlerin en güncel sürümünü kurmanız gerekiyor. Şimdilik en güncel sürümü 6'dır. Linux altında paket yöneticisi ile bunları kurabilirsiniz. Tüm paketleri kurduktan sonra herhangi bir uçbirimi(konsol'u) açıp şu komutu girerek kurulu olup olmadığına bakıyoruz:

java -version

Bendeki çıktı:

fatih ~ $ java -version
java version "1.6.0_03"
Java(TM) SE Runtime Environment (build 1.6.0_03-b05)
Java HotSpot(TM) Server VM (build 1.6.0_03-b05, mixed mode)

Evet her şey kurduk ve artık Java geliştirmeye hazırız. Tek eksiğimiz bir tane metin editörü, ya da sizin işinizi kolaylaştıracak IDE'ler. Piyasa'da meşhur olan iki tane büyük IDE var, bunlar Eclipse ve Netbeans. Ben kendi bilgisayarıma Netbeans kurdum, isterseniz diğerini de kurabilirsiniz. Tıpkı Vim ve Emacs gibi seveni çok olduğu için hangisinin daha iyi olduğuna siz karar veriniz. Bazı Linux dağıtımlarında hâlâ 5.5 var, bazılarında ise 6.0.1 sürümü mevcut. 5.5 var ise doğrudan sitesine girip indirin. İndirdikten sonra

chmod +x netbeans-6.0.1-ml-linux.sh
./netbeans-6.0.1-ml-linux.sh

adımlarını konsoldan girerek kurunuz. Gerçekten çok kolay bir kurumu var, istediğiniz yere de kurabilirsiniz. Ayrıca daha önce 5.5 kurduysanız hiç bir şekilde ona müdahale etmeyecektir. Şimdi tek yapmanız gereken iyi bir kitap alıp çalışmaya başlamak. Kitap yerine İnternet'te de bir çok Java belgesi bulabilirsiniz.

Sun ve Google seminerleri

Bugün ODTÜ'de düzenlenene Kişisel Gelişim Günlerine katıldık Halil ile. Her sene IEEE tarafından düzenlenen oldukça kaliteli bir şenlik(Bizdeki Linux şenliği gibi). Her ne kadar kişisel gelişim olsa da panelin ana teması mühendis adaylar için de kaliteli seminerler bulunabiliyor. Hatırlarsanız geçen sene de Google Mühendisi Stig S. Bakken gelmişti ve güzel şeyler duymuştuk kendisinden.

İlk seminer Sun Microsystems tarafından düzenlenen bir seminerdi. Katılım sayısı yüksekti. Sun ve ürünleri odaklı bir seminer oldu, ayrıca yurt dışından da Mike Eberhardt adlı bir gelmişti. Kendisi Sun da iç yazılım geliştirme müdürüymüş. Sunum'da kendi laptop'un(Bu da pembe bir Asus EEE idi) arkasında bir ubuntu stickeri gördüm ve seminer bitince biraz kendisiyle sohbet ettim. Cana yakın ve gülen biriydi. Bana bir çok yazılım şirketinde çalıştığını(bunların arasında Apple de var ve pek beğenmediğini söyledi), ve Ubuntu için de bir çok destekte bulunduğunu söyledi. Ben de gerçekten öyle, Apple'de çalışarak bir şey elde edilmez gibi bir şey dedim(Steve Jobs'un o eski ruhunu kaybedip daha tekelci olduğu için), sonra kendisi Açık Kaynağa inanmamız şart dedi, Sun şirketinin kurumsal olarak açık kaynağa en çok destek veren şirket olduğunu o yüzden de burada çalışmayı sevdiğini söyledi. Ayrıca kendileri bir tane Java Dukeoyuncağı hediye ettiler bana, aşağıdaki gibi:

java.jpg

Onun dışında Sun Acadamic altında üniversite öğrencilerine 150'ye yakın kursu bedava verdiklerini, fakülteden bir öğretim görevlisinin 5 dk içinde üye olup 1-2 hafta içinde de üyelik bilgilerinizi onun vasıtasıyla alabilirsiniz dediler. Kursa katılıp Sun sertifikası almak da diğer türlü almaktan çok daha ucuz olduğunu öğrendim(Bu da düşündüğüm bir şey bakalım zaman ne gösterecek). Onun dışında Sun Kampüs Elçisi adında Sun içinde kendi üniversiteniz için tanıtım yapabilir ve bir nevi sun için çalışmış da olabilirsiniz.

Bu seminer bittikten sonra Google sunumuna girdim Halil ile. Tam o anda ODTÜ'de açılan Türkiye'nin ilk oyun firması hakkında bir seminer de vardı, fakat son anda tercihimiz bundan yanaydı. Google'daki semineri Mustafa İçil verdi. Kendisi uzun süre Microsoft Pazarlama müdürülüğünü yapmış, oradan Apple yine Pazarlama müdürü olarak geçmiş, şimdi de son olarak Google Türkiye'deki pazarlama müdürü olmuş. Semineri de Google'un web için ne yaptığı ve web'in nasıl geliştiği hakkındaydı. Biraz Ağızdan ağza pazarlama'ya değinildi, Web'in gücü hakkında konuşuldu. Ayrıca kendilerinin de dünyada bir ilk olarak Google için Logo yapsana yarışmasını düzenlediklerini söyledi(diğer ülkelerdekileri çok ufak çaptaymış). Ben de seminer'de bu son zamanlarda artan sansürleme olayına nasıl bakıyorsunuz, örneğin bir Youtube kapatıldığında yaptığınız bir şeyler var mı, yoksa sadece öyle oturup yasağın kalkmasını mı bekliyorsunuz diye soru yöneltim kendisine. Kendisi böyle bir şey olduğunda Youtube'a bunu bildiklerini ve nedenini söylediklerini söylüyorlar, ayrıca bu konu hakkında da çalışmaları olduğunu söyledi. Bu seminer bence çok güzeldi, fakat benim için yeni bir şey pek yoktu, anlattığı çoğu şey bizim gibi içli dışlı olan kullanıcılar biliyordu. Bu ya da önümüzdeki ay Hacettepe'ye de gelecekmiş belki.

KGG halen devam ediyor, yarın da uzay'da uzun süre kalmış bir bayan astronot da gelecek ilk defa Türkiye'ye ve şöylesi yapacak. Ben büyük ihtimal gidemeyeceğim ama güzel olacağından şüphem yok.

Cemil Meriç’ten Bu Ülke

buulke1.jpgOkuyup beğendiğim ve herkese tavsiye ettiğim nadir kitaplardan biri. Okuduktan sonra, keşke daha önce okusaydım bunca sene neredeydim diye kendime sormadan edemedim. Buradan herkese söylüyorum tekrardan, bu şahısı tanıyın tanıttırın ve eserlerini de okuyun okutturun. Okurken not aldığım, Bu Ülke adlı kitabından bir kaç alıntı:

Bu satırları kendimi tanımak için yazıyorum. Tanımak ve tanıtmak. İnsanın kendisini tanıması yetmez, başkalarına da tanıtması gerek.

İstanbul'da çıkan ilk yazılarım tercüme bürosunun kepazeliklerini teşhir eder. Ben edebiyata sürünerek girmedim, prens olarak girdim, şövalye olarak girdim ve Palas Atena gibi zırhlarımla doğdum. İlk yazımla son yazım arasında büyük bir fark olacağını sanmıyorum. Ağaç dal budak salmış,büyümüş, o kadar.

Münakaşa eden iki insan, aynı graniti yontan iki heykeltıraş, hakikati arayan iki yol arkadaşı. Hedefi, tahrip değil, terkiptir bu kavganın. Mağlubun muzaffer olduğu tek yarış...

Linux altında Elektronik Simulasyon üzerine bir kaç söz

Bölümde yeni bir ders ve onunla beraber gelen yeni bir laboratuvar dersimiz var. Kısaca küçük elektronik cihazlarların karakteristik özelliklerini ve günümüzdeki yararlarını öğreniyoruz. Lab dersinden önce çizdiğimiz ve tasarladığımız devreler de simule ederek doğru mu yanlış mı öğrenmek zorundayız. Aslında zorunda olmasa bile insan merak ediyor ve elinizin altında bir bilgilsayar varsa bu simulasyon olayını kesinlikle bilmeniz sizin işinize çok yarayacaktır.

Gelelim benim konumuma. Linux altında ilk önce bir kaç program aradım, bulduğum programları da kurdum. Bunlardan bazıları: Oregano, Qucs, Ktechlab, Geda bileşenleri, LTSPice(Wine ile, geliştiricileri iyi çalışıyor dediler). ngspice gibi bileşenleri de kuruluydu. Ardından küçük bir devreyi kurup simule edeyim dedim, fakat inanın bu kadar programın içinde hiç biri net bir sonuç elde edemedim. Bunun bir çok sebebi var, birincisi belge bulamadım, How to get starded gibi belgeler hemen hemen hiç yok. Var olan belgeler de çok karışık ve güzel düzenlenmemiş. Programların her biri farklı kullanabilirlik gösteriyor, yani örneğin voltaj kaynaklarının adı her birinde farklı olabilir, bazılarında sağ tıklama farklı bir şeye yarıyor gibi. Ortak bir düzen yok.

Baktım olmuyor, Virtualbox ile Windows kurarak, üzerinde de Proteus 7 kurup öyle denedim. Hiç bir belge elimde olmadan da güzel bir şekilde herşeyi başardım. Fakat bu da işime sinmedi. Linux altında bu konua hakkında bana yardımcı olabilecek kişiler varsa çok sevinirim.
Türkçe kaynak zaten hiç yok inanın, ben bulamadım en azından. Bu işi öğrensem kaynak konusunu kendi başıma halletmeye düşünüyorum, bari en azından Türkçe bilenler Linux altında bu konuda sıkıntı çekmez.

Ayrıca bundan sonra mesleğim ile ilgili konulara da blog'umda ağırlık vermeye düşünüyorum. Zaten diğer işlere zaman ayıramaz oldum, en azından sevdiğim ve tüm zamanımı ilgilendiren konulara yöneleyim.