Belgelik: Nisan, 2008

Vestel Kariyer yönetimine bir sözüm var

Bundan 2-3 hafta önce arkadaşlarım bana Vestel’de staj yapabileceğimi, bunun için vestelkariyer.com sitesine girip bir form doldurmam gerekmemi söylemişlerdi. Onlar başvurmuştu, ben ise pek emin değildim. Sonra bir akşam üstü Vestel’e başvurayım diye sitelerine girmiştim ve şu satırlarla karşılaşmıştım:

Sayın ziyaretçimiz,
Sitemiz Microsoft Internet Explorer Versiyon 5.5 veya daha üzeri ve 1024×768 çözünürlüklü ekranlar baz alınarak hazırlanmıştır,

Diğer browser (Gözatıcı) uyglamalar ile test edilmemiştir, dolayısıyla sitemizde bulunan bazı fonksiyonlar çalışmayabilir.

Vestelkariyer Yönetimi.

Başlarım bu işe deyip kapatmıştım sayfayı. Aklımdan Virtualbox’daki windows ile girip başvurmak vardı, fakat gerek duymamıştım(asıl yapmak istediğim başka bir yer var, o yüzden sıcak bakmadım).

Geçenlerde bizim okula Vestel gelmişti. İnsan kaynakları ekibi ve bir tane Ar-Ge mühendisi ile beraber bize Vestel’de işlerin nasıl yürüdüğünü anlatıyorlardı. Ayrıca 1 kişiyle bedava laptop, 5 kişiye de Vestel’de staj olanağı çekilişi vardı. Seminer bittikten sonra biz çıkışta in-ka’dan biriyle konuşmaya başlamıştık. Fakat benim bir kaç söyleyeceklerim var bu konuda.

Sayın Vestelkariyer Yönetimi.

Siteyi sizin yapmadığınız gayet iyi biliyorum, tek temenim acilen adam gibi bir tasarımcı bulup siteyi bu komik durumdan kurtarmanızdır. Seminer günü inovasyon inovasyon demek kolay tabi, halbuki basit bir web sitesinde sınıfta kalıyorsunuz. Ayrıca dünya’da saymayacağım yüzlerce şirket bu konuya hassas davranırken, sizler hala bu işi öğrenememişsiniz, o yüzden lütfen biz Türkiye’nin en şu bu şirketlerinden biriyiz, hatta dünyadaki bilmem kaçıncı şu şirketiyiz demeyin.

Size bu konuda başarılar dilerim.

Root olarak cp komutunu kullanmak ? İki kere düşünün

Bugün okulda birinci sınıflarla beraber maç yaptık, ardından bölümün önünde hepimiz bir araya gelmiştik. Genellikle bölümün önünde herkes birbirinden aldığı dvd,cd arşivlerini arkadaşlarına verir ya da alır. Bende arkadaşımda gördüğüm dvd paketini almıştım. Akşam üstü eve geldiğimde ise dvd’yi rip etmek yerine iso’sunu alıp sonra rip edeyim demiştim. Dvd’yi umount edip, şu komutu root olarak yazıp bir imajını aldım:

dd if=/dev/dvd of=film.iso

Yaklaşık 4.6gb’lik bir dosya oluştu, bunu da benim 180gb’lik yedek olarak kullandığım sabit diske kopyalıyım dedim. Nasıl ettim, nasıl yaptım ben bile anlamadan 1-2 sn içinde şu komutu girip hiç düşünmeden enter tuşuna basmıştım:

cp film.iso /dev/sdb5

Tahmin edin ne oldu ? 180gb’lik sabitdiskimdeki yaklaşık 20 gb veri gitti, ve .iso’nun içeriği /dev/sdb5 yerine geçti. Anlamam geç oldu, iptal ettik ama nafile. En azından diğer yedek olarak kullandığım, fotoğrafların, ders notların ve bunun gibi verilerin olduğu sabitdiske kopyalamaya denememişim.

Yeni bir kitap alımı ve Amazon.com wish-list destek butonu

Geçen gün 1-2 saatlik boş zamanımda okulun kütüphanesine gitmiştim. Elektronik dersine çalışacaktım fakat sonra gözüm bilgisayar kitapların bulunduğu reyona takıldı ve o tarafa doğru yöneldim. 80′li yıllardan kalma bir sürü kitapla beraber(20′ye yakın Pascal kitabı vardı), bir kaç yeni kitap görmüştüm. Bunlardan en ilgimi çeken ise “Mastering Regular Expressions” kitabıydı. Daha önce bir çok kişi tarafından güzel şeyler duymuştum bu kitap hakkında, hatta Amazon.com‘daki wish-liste’me de eklemiştim. Kitabı merak etmiştim, ben de başladım okumaya. İlk 20 sayfayı okuduğumda zaman o kadar çabuk geçmişti ki ben bile şaşırmıştım. Kitap çok hoşuma gitti, ve elimin altında bulunması gerektiğine karar verdim. Kütüphane’den alsam 2 hafta süresi var, ayrıca uzatsam bile böyle bir kitaba sahip olmak isterdim açıkçası.

Ben de dün bu kitabı sipariş verdim. Galiba 2-3 hafta içinde elime ulaşacak. Kitabı alırken Amazon.com’daki başka kitaplar da ilgimi çekmeye başladı, oydu şuydu derken kendimi Coding Horror‘un sitesinde buldum. Turker buraya bakmamı tavsiye etmişti ayrıca, iyiki de bakmışım.Jeff Atwood kitaplar hakkında güzel bir yazı yazmış. Liste’deki kitapların bir kaçını biliyordum, aralarında Turker’in de tavsiye ettiği kitaplar vardı. Aranızda kitap almak isteyip de, tavsiye isteyen varsa kesinlikle bu liste’ye bir göz atsın. Tüm bu kitapları almam biraz zor olacağından almak istediklerimi Amazon.com’daki wish-liste’me ekledim. Bu vesileyle de sağ tarafa bir tane buton ekledim.

Bildiğiniz gibi Blog’umda herhangi bir reklam banneri yok. Zaten pek de istemiyorum, fakat düşündüm destek olmak isteyenler bana kitap alarak çok güzel bir şekilde destek olabilirler. Hem böylelikle istediğim ve okumak istediğim kitaplara sahip olabilirim, hem de okurlarım farklı bir şekilde bana destek olabilirler. Bunu neden diyorum, geçen Türk Blog Yazarlarının toplantısına katılmıştım. Orada da kişisel bir blog’a reklam konulmalı mı konulmamalı diye tartışmıştık. Bir kısmı reklam olmasından yanaydı, bir kısmı da(Mfyz, ben) reklam olmaması, onun yerine donation(bağış) gibi sistemlerden yanaydı. Ayrıca bu gibi kitapları Türkiye’den alabileceğimiz bir yer olsa ne güzel olurdu. En azından bir kitap için 2-3 hafta beklememiş olurduk.

Python ile dosya karşılaştırması yapmak

Pınar ile Jabber’den konuşurken Pardus için küçük bir iş olduğunu söylemişti. Kendisine eğer ufak tefek şeyler olursa yapmaya çalışırım demiştim zamanında. Kendisi de Fatih Aşıcı’nın küçük bir işini bana söylemişti. Fatih ile de konuştuk sonra bu işi. Gerçi sonra farklı bir yol izledik, ama ben yine de öğrendiğim ve yazdığım bu betiği paylaşayım. Bu gibi yazılar çokça görebilirsiniz şimdiden diyeyim :) Gelelim işin nasıl bir şey olduğuna.

Şimdi elimizde iki tane liste var. Bu listelerde her ekran markasının hangi frekanslarda çalışması gerektiği yazar. Bir tanesi Fedora’ya ait, diğeri de Pardus’un kendi listesi. Fedora’da yaklaşık 5200 tane Pardus’ta ise yaklaşık 4400 tane girdi var. Şimdi sorun şu, Fedora’da olup ama Pardus’ta olmayan belki yüzlerce model var. Fedora’da her model için Pardus’ta olup olmadığına bakıp eklememiz lazım. Hal öyle olunca binlerce satır’a teker teker bakmak zor oluyor. Ben de bunu bir Python betiği ile halletim. İlk önce betiğinin kendisini vereyim ve ardından betik hakkında bilgileri veririm:

Okumaya devam edin »

Parrot CK3100 LCD Araç kiti hakkında izlenimlerim

CK3100 Parrot Araçkiti Eski aracımızı sattıktan yaklaşık iki ay sonra yeni bir araç aldık. Alırken içine de servis tarafından bir de araç kiti taktırdık. Bu kadar farklı bir şey olduğunu bilmiyordum, uyduruk bir şey takarlar derken beni şaşırttılar ciddi anlamda. Gelelim ürüne.

En basit anlamıyla Parrot CK3100 ile aracınızda kablosuz bir şekilde görüşme yapabilirsiniz. Son zamanlarda araç içinde telefon ile yapılan görüşmelerde cezalar gittikçe artıyor, ki başıma da geldi böyle bir olay. O yüzden son zamanlarda bu gibi ürünler artmış bulunmakta. Parrot ise madem kablosuz olacak o zaman iyi bir şekilde olsun diyerek bunu bir adım daha ileriye taşıyor. Özellikler gelince kısaca şu şekilde:

  1. Ekranı olduğu için gelen aramaları veya giden aramaların numaralarını kolayca görebiliyorsunuz. Benim en çok hoşuma giden özellik bu. Bundan önce ekranı olmayan bir araç kiti kullandığımdan bunun faydasını görebiliyorum. Menülerin kullanımı çok kolay. Zaten topu topuna 3 düğme + bir de döndürme özelliği var. Dilleri arasında Türkçe seçeneği de var.
  2. Dahili olarak 150′ye yakın numarayı içindeki hafızaya kayıt edebiliyorsunuz. Ayrıca ses tanıma özelliği ile çok havalı ve kullanışlı bir şekilde kullanabiliyorsunuz. Nasıl mı ? Örneğin aracınızın içinde sürerken, “Telefon” diye sesleniyorsunuz, “Ahmet” diye sesleniyorsunuz ve araç kiti otomatik olarak Ahmet’i arıyor. Hiç bir düğme’ye basmanıza gerek kalmıyor. Görüşmeniz bittiğinde “Kapat” diye sesleniyorsunuz ve Parrot görüşmeyi sonlandırıyor. Kullanınca sanki Kara Şimşek(Knight Rider) içinde oturuyorsunuz gibi geliyor. Çünkü aramalarda Türkçe olarak seslendirmesi de var. Ahmet aranıyor diyor mesela. Görüşme kapanıyor deniliyor mesela. Gerçekten sandığımdan başaralı çıktı bu araç kiti.
  3. Diyelim ki arabayı sizden başka birileri daha kullanıyor? Her kişinin sesi farklı haliyle, her kişinin kullandığı numaralar da farklı, Parrot bunu da düşünmüş ki CK3100 için 5 kişiye kadar ayrı profil tutuyor. Her profilin kendine has 150 numara kaydetme özelliği var, ses tanıma için kullanılan anahtar sözcükler de bu profiler için ayrı ayrı tutuluyor. O yüzden arabayı kullanan kişiler arasında kesinlikle bir uyumsuzluk olmuyor.
  4. Telefonunuzla bağlantı kurduğunuzda telefonun şebeke adını, pil tüketim gücünü ve çekim gücünü de ekranda gösteriyor, tabi telefonun bluetooth adı ile beraber. Mesela sırf araç için bir telefon kullanmak istiyorsanız, bluetooth destekli basit bir telefon alıp, içine sim kartı takabilir ve bu telefonu da sadece arabanızda kullanabilirsiniz.
  5. Bunların dışında araç içinde müzik dinlerken anında arama geldiğinde otomatik olarak müziği sessize alıyor, ayrıca otomatik olarak yaptığı başka bir şey ise eğer cep telefonunuzun bluetooth’u açık ise, arabaya yaklaştığınızda kendisi otomatik olarak bağlantı oluşturuyor. Onun dışında telefonunuzdaki mp3′leri de arabada dinleyebiliyorsunuz. Sesi doğrudan arabadaki hoparlörlere yönlendiriyor.

Genel olarak gördüğünüz gibi gayet başaralı bir ürün. Hem tasarım açısından hem de kullana birlik açısından sizi hüsrana uğratmayacaktır. İçinden çıkan mikrofonu bizde sürücünün güneşlik kısmının sağ kısmına yerleştirmişler. CK3100 ekran ünitesini ise ön konsolda yerini alıyor. Fakat bunu dilediğince istediğiniz yerle yerleştirebiliyorsunuz. Fiyat konusuna gelirsek, biz arabayı aldığımızda kendileri taktıkları için bilmiyorum, fakat küçük bir araştırma yaptım ve Gittigidiyor’da 400Ytl gibi, Hepisburada.com’da ise 360 ytl gibi bir fiyata alınabiliniyor. Ayrıca Renkli veya dahili GPS’i olan ürünleri de var. Bunların fiyatı biraz daha fazla.

Parrot ve ürünleri hakkında daha fazla bilgiyi parrot.com.tr adresinde bulabilirsiniz. Fakat şimdiden diyeyim, siteyi her kim çevirdiyse yüzlerce hata bulunuyor. Türkçe seçtiğiniz halde çoğu kelimeler İngilizce. Bu yönden eksiklikleri var.

Qt hakkında yeni bir Python kitabı siparişi

Rapid Gui Programming with Python and QtKredi Kartı kullanmadığım için genellikle yurt dışı alışverişleri mümkün olmuyor. Bildiğiniz gibi Paypal hesabınız varsa bile ona para aktarmak için yine kredi kartı ihtiyacı doğuyor. Geriye de iki seçenek kalıyor: Ya Garanti bankasının uyguladığı sanal kart gibi bir kart ile alışveriş yapmak(ki bende kapattım garanti hesabımı) ya da bir arkadaşınız vasıtasıyla almak. Ben de öyle oldu nitekim, Irc’de Serkan abi sağ olsun alabileceğini söyledi ve bu akşam da alımı gerçekleştirdi. Ona da buradan teşekkür ederim.

Hatırlarsanız bundan yaklaşık 1 sene öne Learning Python kitabını sipariş vermiştim. Zamanımı iyi kullanabilseydim belki farklı olabilirdi, her neyse Learning Python kitabı bitti gibi bir şey. Kitap güzeldi ve bir çok şeyi öğretti, tabi yine buna rağmen bol bol alıştırma yapmak lazım yoksa bir dili iyi bir şekilde öğrenmek mümkün değil. Başka şeyleri yazarken de zaten bol bol açıp bakıyorum. Kitabın üçüncü sürümü de çıktı hatta, almak isteyenlere tavsiye edebilirim.

Artık yavaş yavaş Gui programlama hakkında bilgi edinirken Qt ilgimi çekmeye başladı. Bu yüzden Google’da belgeler aramaya başladım, başlangıç için güzel belgeler edindim. Fakat bir kitap aşığı olarak bir kitap alıp onunla çalışsam çok daha iyi olur diye düşündüm. Biraz araştırmadan sonra “Rapid GUI Programming with Python and Qt” kitabına karar verdim. Başlangıç için herkes tarafından tavsiye edilen, ve Qt4 gibi yeni kütüphaneler hakkında bilgiler içeren bir kitaptı. Tahminen 1 ay sonra kitap ellime ulaşır, çünkü diğer kitap da 1 ay sonra gelmişti.

Sonraki Sayfa »