Almanya'da yaşam - Lüks Hayat(2)

Son girdimde Almanya’daki zaman kavramını anlatmıştım. Bu yazımda da Almanya ve Türkiye arasındaki Lüks hayatın farklılıklarını anlatacağım. Çoğunun düşüneceğinizin aksine Lüks hayat Türkiye’dedir. Burada değildir. Nasıl mı ?

![575239506312a3c38f3_m.jpg](http://arsln.org/image/575239506312a3c38f3_m.jpg)Bir örnek vererek anlatayım. Araba sürenler Türkiye’de benzin alırken bilirler. Siz gidersiniz boş bir yere, orada çalışan biri sizin için gereken miktarı doldurur. Siz de ona parasını verir çekip gidersiniz oradan. Aslında pek bir şey yapmamış olursunuz, parayı veririsiniz o kadar. Almanya’da ise tam tersidir bu olay. Boş bir yere geldikten sonra, kendiniz alır kendiniz doldurursunuz. Doldurduktan sonra benzliğinin kasasına gider, ve sirada beklersiniz sıra varsa tabi. Ardından gereken miktarı verirsiniz, ve orada ayrılırsınız. Bu her yerde böyledir Almanya’da. Sizin yapmanız beklerler.

Başka bir örnek daha. Çoğu apartmanlarda kapıcı denen bir şey vardır Türkiye’de. Sizin için ekmeğinizi alır, dışarıya koyduğunuz çöpü atar, gazetinizi getirir , evin çevre temizliğine bakar, gerektiğinde de temizler. Bakalım Almanya’da bu işler nasıl yürüyor. Burada biz 21 dairelik bir apartmanda oturuyoruz. Her katda 3 daire vardır. Kapıcı yoktur buralarda. Onun için herşeyi siz yapmanız gerekecek. Çöpleri öylece torbalara atamazsınız. Mutlaka ayırmanız gerekiyor. Bio atıkları bir yana, kağıt paket parçaları bir yere, camlar şişeler de bir yana atmanız gerekiyor. Evler için özel çöp bidonları vardır bu yüzden. Bu çöp bidonları 2-3 tane kısıma ayrılmıştır ki yukarıdaki ayrımı daha kolay yapınız diye. Dolduktan sonra kendiniz bu çöpü dışarıya atmanız gerekecek.

Çevre temizliği ise çok ayrı bir şey. Her daire sahibi,kiraci birer hafta boyunca binanın ve kendi daire katının temizliğinden sorumludur. Bir tane defter vardır, bu defter her hafta birine verilir. 1’inci kattan başlar, 7’inci kata kadar çıkar haftalar boyunca. Örneğin bu defter bize gelince benim yapmam gerekenler şunlardır. Asansör varsa asansörü silmem gerekecek. Daire katındaki araları ve bir altaki merdivenleri silmem gerekecek. Eğer kış varsa, apartmanın önünü kürekle temizleyeceğim ve tuz atmam gerekecek. Onun dışında apartmanın girişini ve dış çevresini de temizleyeceğim. Sonbahar ise yaprakları temizlemem gerekecek. Bu sistem çok güzel bir şekilde işliyor, kaytaran olunca apartman yöneticisi tarafından cezalandırılabiliyor, kiracı varsa ek kira masrafı gelebiliyor.

Benzinin fiyatı Türkiye’ye göre 5-10 cent daha ucuz. Arabalar ise çok ucuz. Arkadaşlarımın çoğu 500 euro’ya araba alır, yeterince kullandıktan sonra çöpe atarlar(tabi eski model arabalar için). Buna rağmen heryerde otobüslere binilir, metrolar kullanılır. Frankfur havaalanı bize 3 km yaklınlıkta ve çoğu kişi bisiklet ile gider işe. Yaş, cinsiyet fark etmiyor. Arabayla işe gidenler genelikle 40-50 km uzakta yaşayan kişiler oluyor, onun dışındakiler hep otobüs ve metro kullanır.

Gördüğünüz gibi buradaki çoğu insan parası olmasına rağmen öyle çok lüks bir hayat yaşamazlar. Çünkü disipline alışmışlar, israf yapmamaya alışmışlar.

Bir sonraki yazımda Almanya ve Türkiye arasındaki monotonluğu anlatacacağım.(Fotoğraf: Boomtown Dubai)