Arşiv
2013-05-13Yeni bir blog - arslan.io
Yeni bir blog açtım: arslan.io. Burada teknik ağırlıklı yazılar olacaktır. Bu blog’un en büyük farkı ingilizce olması. Bunu uzun zamandır yapmak istiyordum ama bir türlü fırsat bulamamıştım. Diğer bir fark ise Jekyll yerine Posthaven kullanmamdır. Posthaven kullanmamın en büyük sebebi de, kolay yazmama izin vermesi. Ayrıca Posthaven kurucuların uzun vadeli düşüncelerini de destekliyorum. Bakalım nasıl olacak o kısımda.
Subvim - Sublime Text benzeri Vim dağıtımı
Bundan bir ay önce Subvim adinda yeni bir proje oluşturdum. Sublime Text sevip de Vim’den bir türlü ayrılamayanlar benim gibi insanlar için düşünülmüştü. Proje’yi duyurduktan sonra gördüm ki benim gibi bir sürü insan varmış:
Yeni işim, yeni gelişmeler - Koding
Bundan yaklaşık iki-buçuk yıl önce “yeni bir başlangıç” başlığı ile Pardus’ta ise başladığımı paylaşmıştım. O zaman çok heyecanlı ve mutluydum. Uzun zamandır, Pardus’tan ayrıldıktan sonra ilk defa o anki mutluluğu ve heyecanı tekrardan yaşıyorum.
Vim eklentileri (olması gerekenler)
2012-11-16QTcpServer sınıfına SSL desteği eklemek (Qt)
Qt ile yazdığımız bir sunucu uygulaması için SSL desteği eklememiz gerekiyordu. Bunun için araştırma yaptığımda yine her zamanki gibi karışık ve herşeyi baştan anlatan bir yazı bulamayınca, şu an okuduğunuz blog yazısı ortaya çıktı.
Sunucumuz QTcpServer
sınıfından üretilmiştir. Genelikle herkes bu temel
sunucu üzerinden kendi sunucularını yazarlar. Burada tek sorun
QTcpServer, QTcpSocket
sınıfını kullanıyor. Bu sınıfın da SSL desteği mevcut değil. Qt API
belgelerine baktığımda bununla ilgili
QSslSocket diye SSL
protokolu kullanan bir sınıf olduğunu gördüm. Bunun için QTcpServer’in
kullandığı üç tane virtual fonksiyonu tekrar yazmamız gerekiyor. Bu
fonksiyonlar sırayla şunlar:
İlk başta incomingConnection() desteğini değiştirelim.
QTcpServer bu fonksiyonu her yeni bağlantıda çağırıyor. Sonra bir tane
QTcpSocket oluşturuyor, soket tanımlıyor ve bunu da dahili bir listeye
ekliyor. Bu dahili liste de nextPendingConnection() veya
hasPendingConnections() gibi fonksiyonlar ile uyum halinde çalışıyor.
Bunların hiç birini siz yapmıyorsunuz. Hepsi otomatik olarak QTcpServer
tarafından yapılıyor. SSl desteği için aşağıdaki gibi bunu yeniden yazmamız
gerekiyor(reimplementation):
{% highlight cpp %} void Server::incomingConnection(int socketDescriptor) { QSslSocket *socket = new QSslSocket(this); socket->setProtocol(QSsl::SslV3); // TODO: Or other protocols, like tls, sslv2? Research…
// For now these files should be reside in the same folder as the application
socket->setPrivateKey("server.key"); // $ openssl genrsa -out server.key 2048
socket->setLocalCertificate("server.crt"); // $ openssl req -new -x509 -key server.key -out server.crt -days 1095
if (socket->setSocketDescriptor(socketDescriptor)) {
pendingConnections->enqueue(socket); // Will be used in nextPendingConnection()
// newConnection() is emmited within QTcpServerPrivate. No need to emit it manually.
// However encrypted() is emitted if QSslSocket enters encrypted mode.
// Useful for debugging or other stuff.
// TODO: we might need sslErrors() signal implementation
connect(socket, SIGNAL(encrypted()), this, SLOT(ready()));
socket->startServerEncryption(); // Initiate the SSL handshake
}
else {
delete socket;
} } {% endhighlight %}
Koda yorumlar eklediğimden detaya girmeyeceğim, sadece pendingConnections
kısmını anlatayım. QTcpServer bildiğiniz gibi kendi listesini tutuyor. Fakat
bizim nextPendingConnection() ve diğer fonksiyonları ile çalışması için
oluşturduğumuz QSslSocketi bu listeye dahil etmemiz gerekiyor. Fakat böyle
bir liste olmadığından kendimiz bir QQueue<QSslSocket*> veri tipi oluşturup
ona ekliyoruz. FIFO veri
tipinde olduğundan
gelen bağlantıların düzgün bir şekilde gitmesi açısından da önemli. Sırada
nextPendingConnection() sınıfı var, onu da şu şekilde
değiştiriyoruz:
{% highlight cpp %} QTcpSocket* Server::nextPendingConnection() { // Return the next connection in the queue. If there is none, // return 0. if (pendingConnections->isEmpty()) { return 0; } else { return pendingConnections->dequeue(); } } {% endhighlight %}
Burada gördüğünüz gibi daha önce oluşturduğumuz QQueue listesindeki socketleri
geri dönderiyoruz. Geri dönüş veri tipi QTcpSocket* olması da bir sorun değil,
çünkü QSslSocket de QTcpSocketin bir altsınıfı olduğundan aynı sayılır o
anlamda. Tabi son olarak hasPendingConnections() de bu QQueue listesinden dönüş
yapması gerektiğinden onu da şu şekilde değiştiriyoruz:
{% highlight cpp %} bool Server::hasPendingConnections() const { return !pendingConnections->isEmpty(); } {% endhighlight %}
Header dosyalarına gerekli olan QSslSocket, QQueue, vs.. gibi kitaplıkları
eklemeyi unutmayın. Ayrıca pendingConnectionsi de tanımlamaya unutmayın. Bir de
ready() diye bir slot var. incomingConnection() sınıfında SSL şifrelemesi
gerçekleştiğinde encrypted() diye bir sinyal gönderiliyor. Bende bu slot
içinde sadece bir qDebug() çıktısı var ve adı üzerinde debug için
kullanıyorum. Siz kendiniz için kullanabilirsiniz.
Son olarak da sonradan gördüğüm bir yardımcı kitaplıktan bahsedeyim. Bizim yazdığımız sunucu modifiye edildiğinden bize pek uymuyordu ama libqxt diye Qt eklenti kütüphaneleri var. Gerçekten güzel bilgiler mevcut. Örneğin network altında doğrudan SSL kullanan bir tane sunucu sınıfı qxtsslserver mevcut. Eğer size uygunsa yukarıda yaptığım modifikasyonları yapmadan doğrudan bunu kullanabilirsiniz.
Linux kullanıcısından Mac OS X değerlendirmesi
2012-06-27Debian tabanlı yeni Pardus
2012-06-05C'de Pointer Sözdizimi (Syntax) ve Aritmetiği
2012-05-01Blog altyapısı olarak Jekyll kullanmak
Blogumu RSS’den takip edenler muhtemelen değişimi görmemiştir (RSS’deki bozukluk dışında). Bundan iki ay önce Dreamhost sunucuların genelini etkileyen bir saldırı sonucunda hasar gördü. Merak edenler için: Dreamhost Sites Hacked. Sabah kalktığımda bu manzara ile karşılaştığımda artık Wordpress’i terketmenin zamanı geldiğini anlamıştım.
Pardus'tan ayrılışım ve sonrası
2011-12-15Bir kitaplığın portresi
Bundan bir buçuk ay öncesinde The New Yorker dergisinde güzel bir yazıya denk gelmiştim. Maalesef paylaşılabilir bir yazı olmadığından sizlere sunamadım içeriğini. Yazı, bir süre önce kayınbabasını kaybeden ve ondan geriye kalan devasa bir kitaplık ve kitapları nasıl değerlendirmesi gerektiğini bilmeyen bir yazarın anıları hakkında. Aşağıdaki resim bu kitaplığa ait:
C dilinde "char" veri tipi ve platform bağımlı sorunlar
2011-10-21Paylaşımlı kitaplıklar - kullanımı ve yönetimi
2011-05-16LinuxTag Berlin - 3'üncü gün
2011-05-13LinuxTag Berlin - 2'inci gün
2011-05-13LinuxTag Berlin - 1'inci Gün
2011-05-03Neden Wine 64bit paketi Pardus 2011 depolarında yok ?
2011-04-25X.org bir sunucu mu yoksa istemci midir ?
2011-04-17Altını çizdiklerim - Pragmatic Thinking and Learning
Bugün başlıktaki (Pragmatic Thinking and Learning) kitabı sonunda bitirmeye başladım. Nedense bu kitap haddinden fazla uzun sürdü. Yazar’ın programcı kimliğinden dolayı bu kitap biraz da yazılım ile uğraşanlara göre yazılmış. Örnekler çoğunlukla yazılım dünyasındaki terimler ile verilmiş. Yazılım sevenler için kişisel gelişim kitabı diyebiliriz kısaca. Fakat kitap bir Rework gibi akıcı değil. Kitap sıkıcı oluyor bazı konularda.
Mutt kullanma(ma)k için nedenler
E-mail istemcisi olarak Mutt kullanıyorum. Eskiden kalma bir bağım var, o zamandan beri severim. Ama sevmemek için de çok nedenim var. Nedenler ise şunlar:
Bir hata çözme hikayesi - 2
2010-12-20Autojump - kendi kendine öğrenen "cd" komutu
2010-12-15Pisi.vim - Paketciler icin Vim eklentisi
2010-12-13Bir hata kovalamaca hikayesi
2010-12-09Chromium paketi çeviricilere kapısını açtı
2010-10-24DVB-T2 modülasyon ve demodülasyon modüllerinin implementasyonu
2010-09-23Vim'de göreceli numaralar (relative numbers)
2010-09-14Pardus Chromium paketleri
2011 için Chromium paketini hazırladım. Depo’ya alınması için review süreçini bekliyordum ki, alıp almama konusunda tereddütlerimiz oldu. Bunları geliştirici listesinde paylaştım.
Yeni bir başlangıç
2010-08-24Buralardayım
2010-03-28Yeni başlayanlar için BeagleBoard (1. Kısım)
2009-12-06Fark yaratan priz tasarımı
2009-08-24Kitaplar üzerine
2009-05-26Bilcem'den staj kabülü
Uzun süre önce, Prof.Dr.Levent Gürel’e bir e-posta atmıştım. Kendisine yanında staj yapmak istediğimi ve araştırdığı konulara ilgim olduğumu yazmıştım. Aradan aylar geçti ve bundan 2-3 hafta önce cevap gelmişti. Tam belli olmadığından henüz bir şey demedim ama artık belli oldu.
Gnu-Radio ile yazılımla tanımlanabilinir telsiz(radio)
Yazılımla tanımlanabilinir telsiz, ya da yazılıma bağlı telsiz cağımızın en yeni konularından biri. Bundan 2 gün önce 4’üncü sınıf projemizi seçtik ve bizim üç kişilik ekip bu proje ile uğraşacak. Birazdan yazacaklarım, daha önce bunları hiç duymadıysanız kesinlikle ilginç gelecektir. Bu projenin temelini oluşturan yazılıma bağlı olan radyo’nun İngilizce ismi ise “Software Defined Radio”‘dir. Kısa adı SDR (bundan sonra yazımda SDR ile devam edeceğim. Telekom ile aşina olanlar bu terimi belki daha önce duymuşlardır.
BackupPc yerelleştirmesi
Portakal Staj **başvuru’sundaki üçüncü aşamam BackupPc’yi **yerelleştirmek. Normalde .po dosyaları vardır bunlar kolayca yerelleştirebiliniyor.Birde belki bileniniz vardır, zamanında eklentiler.mozilla.org.tr‘de Türkçe eklentiler sunuyorduk(Bak bunu tamamen unutmuşum, CV’ye yazmam gerekiyor :)). Gayet de başarılıydı. Bu iş ise zordu biraz, çünkü .xpi dosyaları açmak gerekiyordu içindeki dosyaları düzenlemek ise zor olabiliyordu bazen. Fakat sonrasında bir takım olaylar oldu ve sebepsiz yere yüzlerce hakarete varan mailler aldık. Neyse ki sonra Babelzilla platformu ortaya çıktı ve biz bu işleri buradan devam etmiştik. Ben çok devam edemedim zaten, şimdi kimler yerelleştirme ekibinde bilmiyorum.
Pardus'ta BackupPc kurulumu - 2
Dün birinci kısımda BackupPc’yi nasıl kuracağımız anlattım. Bu kısımda ise client(istemci) ve sunucu kısmında neler yapmamız gerektiğini söyleyeceğim. Mail listesinden aldığım cevaplar pek işe yaramadı çünkü hata başka yerdeymiş. Nmblookup komutunun çalışması için istemci’de samba kurulu olması gerekiyormuş. O yüzden istemci tarafında samba’yı kurmayı unutmayın.
Pardus'ta BackupPc kurulumu - 1
2009-03-30Gnuplot ile verilerden grafik oluşturmak
2009-03-27Pandora'yı tek tıkla dinlemek
2009-03-06Sükunet ve sonrası
2008-12-08Samsung Nc 10'da Ubuntu
Samsung Nc 10 inclemesini yaptığımda, işletim sistemi ile ilgili kısmına sonra değineceğimi söylemiştim. Bilgisayar ön yüklü olarak _Windows Xp Home Sp 3 _ile geliyor. Cihazdaki tüm tuşlar ve özellikler kusursuz bir şekilde çalışıyor, fakat ben bu ortama pek alışık olmadığımdan ve kullanmadığımdan alternatiflere baktım. Eeepcnews.de sitesinde birinin Ubuntu yüklediğini ve bir çok özelliğin de beraberinde çalıştığını belirtmişti. Ben de merakımdan bir inceleyim diye Ubuntu’yu indirdim ve yükledim. Buradaki amacım sadece neyin tam olarak çalışıp çalışmadığını görmek, çünkü genellikle Ubuntu’nun “out-of-the-box” çözümleri iyi oluyor.
Samsung Nc 10 incelemesi
Salı günü babamın Almanya’dan gelişi ile beraber bir tane Samsung Nc 10 getirtirdim ve kullanmaya başladım. Zamanımın çoğunu okulumuzun kütüphanezinde geçiriyorum. Bu yüzden bu tarz bir cihaz istemiştim. Öğrenciler içine tam biçilmiş kaftan.
Dropbox ile kişisel Web 2.0 Svn hesabı
Uzun zaman önce duyurulan bu web servisini hepiniz duymuşunuzdur tahminen. Geçenlerde Openbox kullanan birinin yazısını okurken karşıma tekrar çıkmıştı Dropbox. Ben de kurup deniyeyim dedim. Dropbox Amazon’un Web Servislerini altyapısını kullanarak size 2 gb ücretsiz çevrimiçi alan sunuyor. Bu alanı istediğiniz gibi kullanabiliyorsunuz, Box.net‘deki gibi 25 mb dosya sınırı yok yani (aslında bakarsanız Box.net’in ücretli paketleri çok daha kapsamlı fakat ücretli olduğu için Dropbox ile karşılaştırma yapmam doğru olmaz).
Bardağın yarısı boş mu yoksu dolu mu?
Bur meşhur sorunun bir çok cevabı var. Msn iletisinde şunları yazmıştı geçen bir arkadaşım: ** To the optimist, the glass is half full. To the pessimist, the glass is half empty. To the engineer, the glass is twice as big as it needs to be. ** Benim çok hoşuma gitmişti. Aklıma takılmış olacak ki web’de oradan oraya zıplarken bir yerde şu harika cümleyi gördüm: ** The physicists say the glass is neither. It is completely full, half with water, the other half with air.**
30 dolarlık kamera ile neler yapılabilir?
Ekşisözlük’te başlıklardan başlıklara atlarken daha önce izlediğim Wiimote projesine ulaştım. Wiimote projesini daha önce görmüştüm ve gerçekten insanın bir şeyleri kurcaladığında neler yapabildiğini de görmüştüm. Bugün yine aynı sayfaya ulaştım ve tekrar oradaki videoları izledim. Her seferinde şaşıp kalıyorum. Bu sefer proje’yi oluşturan kişiyi merak edip araştırdım. Adı Johnny Chung Lee ve kendisi şu an Microsoft araştırma laboratuvarında çalışıyor. Bilim kurgu filmlerinde gördüğümüz katlanabilinir ekranların tasarımlarını araştırıyor anladığım kadarıyla. Çok ilginç ve harika bir video var bu konuda. Merak edenler izleyebilir.
Pardus'ta staj - 4'üncü hafta
2008-09-27Pardus'ta staj - 3'üncü Hafta
2008-09-25Pardus’ta staj - 2′inci hafta
2008-09-23Pardus’ta staj - 1′inci hafta
2008-09-21Verimliliği artıran minimal bir firefox teması ve eklentileri
Emre‘nin daha önce bahsettiği Chromifox temasını kullanmaya başladım. Gerçekten çok hoş ve sade bir tema olmuş. Google Chrome’u baz alan ve onun iconlarınu kullanan bir tema. Kurmak için Chromifox sayfasına gidebilirsiniz. Ayrıca menu çubuğunu da gizlemek için bir eklenti buldum, o da Hide Menubar. Kurduktan sonra alt tuşu ile istediğiniz zaman ön plana çıkartabilirsiniz. Son olarak bir de uzun linklerde domain ya da subdomain ismini daha belirgin kılmak için Locationbar eklentisini kullanabilirsiniz. Sonuç ise şöyle bir şey:
Sinerji'de son durum
Baya bir gelişme katedildi diyebilirim. Kullanabilinirlik açısından biraz düşündük ve arayüzünü hafif değiştirdik. Daha doğrusu küçültük diyebiliriz. Daha önce gördüğünüz ekran görüntüsünde üste iki tane radio-button vardı. Onları tamamen kaldırdık. Artık arayüz sadece başka bilgisayarı kullanmak isteyenler için hazırlandı. Ya peki başka birisi sizin bilgisayarı kullanmak istiyorsa ne olacak ? O zaman tray’de bir uyarı çıkıp size izin verip vermeyeceğinizi soracak. Ekran görüntüleri şu şekilde(Uygulama PyQt4 ile yazılmıştı hatırlarsanız, o yüzden KDE4 altında arayüzü biraz daha güzel duruyor):
Host ve Godaddy ile ilgili fikirlerinizi merak ediyorum
2008-09-02Sinerji programı
Bildiğinizi gibi staj projem Synergy üzerine. Bir önceki girdimde Synergy’inin ne yaptığının sizlere anlatmıştım. Son bir hafta içinde bir çok şeyi yazdım. Arayüz de hala taslak, yani her an değişebilir. Çünkü nasıl yapılacağına tam karar veremedik. Ama son hali bu şekilde de olabilir. Bunun dışında buradaki kişiler olmazsa bu 1 hafta içinde bu kadar şeyi yapamazdım herhalde. Özellikle Faik abi çok yardımcı oldu. Gerçekten çok şey öğrendim, hala da öğreniyorum. Keşke diyorum staj 4 hafta değil de 8 hafta falan olsa.
Staj Projesi - Synergy entegrasyonu
2008-08-23Pardus stajı ve Gebze'ye varış
2008-08-12Google News artık Türkçe: Google Haberler
Severek takip ettiğim sitelerden biri olan Google News artık Türkçe olarak hizmet vermeye başladı. Teker teker tüm siteleri takip etmek yerine farklı kaynaklardan oluşan haberleri okuyabileceğiz. Türkçe adıyla Google Haberler ilgiyle takip edilen bir yer haline gelecektir.
Yaz okulun bitmesi ve bir türlü bulunamayan profesörler
2008-06-28Efsane geri döndü: Diablo 3
2008-06-27Haziran kaçamağı
2008-06-03Devre elemanları ile basit bir güçlendirici yapmak
2008-05-16Qt uygulamaları Gnome altında kullanılan GTK+ temaları ile bütünleşiyor
2008-05-16Amazon.com'dan nasıl kitap alınır?
2008-05-13Python + Mencoder betiği ile altyazılı filmleri cep telefonuza uygun çevirin
2008-05-07Pardus 2008 Stajına kabul edildim
Evet bir aksilik çıkmazsa yaz döneminde 1 ay boyunca Pardus ekibinin yanında Staj yapacağım. Kabul edildiğimi duyduğumda gerçekten çok sevindim. Çünkü hayatımda ilk defa istediğim bir ortamda sevdiğim şeyler ile uğraşır olacağım. Yıllardır açık kaynak camiasından bazı şeyleri öğreniyorum, hala da öğreniyorum çünkü bildiğiniz derya, var da var yani. İnşallah benim de ufak da olsa küçük bir katkım olacak ve aynı zamanda kendimi de geliştirmiş olacağım. Bunun dışında orada çalışan ve açık kaynak camiasına gönül veren insanlarla beraber çalışır olacağım, kesinlikle çok şey öğreneceğime eminim. Kısaca benim için bu yıl çok önemli olacak. Ayrıca kabul edilenler arasında blog camiasından tanıdığım Emre Aladağ da var. Kendisinin blog’unu uzun zamandır takip ediyordum, onu da buradan tebrik ediyorum.
Elektrik-Elektronik mühendislerinin yazılım ile uğraşmaları mantıksızdır
2008-05-03Adobe FLV ve SWF formatlarının kodlarını açtı
Sonunda Adobe bunca sene kapalı olan FLV ve SWF formatlarını açmış bulunmaktadır. Çok ilginç bir gelişme hakkaten. Okulda ise 3-4 haftadır bölüm’den mezun olmuş, şimdi farklı yerlerde çalışan insanlar gelip seminer veriyorlar. Dün Cisco Türkiye Genel Müdür Erkan Akdemir gelmişti ve yaklaşık 1 saat boyunca çeşitli alanlarda konuşmuştu. Bir arkadaşımız ise Cisco’nun özgür yazılıma nasıl baktığını sormuştu. Kendisi ise: “Ben açık mimari’yi seviyorum ve savunuyorum, çünkü Cisco olarak bunlardan çok faydalanıyoruz. Ayrıca şunu da belirtmek istiyorum ki artık öyle bir hale geldi ki, Mircosoft bile bu baskılara dayanamarak bazı yazılımlarının kodlarını açtı ve buna yönelik çalışmalar yapmıştır. Demek istediğim şudur ki, gelecek açık mimariye doğru yöneliyor ve gelecek açık mimari’dedir” demişti (buna benzer bir şey).
Vestel Kariyer yönetimine bir sözüm var
2008-04-24Root olarak cp komutunu kullanmak ? İki kere düşünün
2008-04-23Yeni bir kitap alımı ve Amazon.com wish-list destek butonu
Geçen gün 1-2 saatlik boş zamanımda okulun kütüphanesine gitmiştim. Elektronik dersine çalışacaktım fakat sonra gözüm bilgisayar kitapların bulunduğu reyona takıldı ve o tarafa doğru yöneldim. 80’li yıllardan kalma bir sürü kitapla beraber(20’ye yakın Pascal kitabı vardı), bir kaç yeni kitap görmüştüm. Bunlardan en ilgimi çeken ise “Mastering Regular Expressions” kitabıydı. Daha önce bir çok kişi tarafından güzel şeyler duymuştum bu kitap hakkında, hatta Amazon.com‘daki wish-liste’me de eklemiştim. Kitabı merak etmiştim, ben de başladım okumaya. İlk 20 sayfayı okuduğumda zaman o kadar çabuk geçmişti ki ben bile şaşırmıştım. Kitap çok hoşuma gitti, ve elimin altında bulunması gerektiğine karar verdim. Kütüphane’den alsam 2 hafta süresi var, ayrıca uzatsam bile böyle bir kitaba sahip olmak isterdim açıkçası.
Python ile dosya karşılaştırması yapmak
Pınar ile Jabber’den konuşurken Pardus için küçük bir iş olduğunu söylemişti. Kendisine eğer ufak tefek şeyler olursa yapmaya çalışırım demiştim zamanında. Kendisi de Fatih Aşıcı’nın küçük bir işini bana söylemişti. Fatih ile de konuştuk sonra bu işi. Gerçi sonra farklı bir yol izledik, ama ben yine de öğrendiğim ve yazdığım bu betiği paylaşayım. Bu gibi yazılar çokça görebilirsiniz şimdiden diyeyim :) Gelelim işin nasıl bir şey olduğuna.
Parrot CK3100 LCD Araç kiti hakkında izlenimlerim
2008-04-05Qt hakkında yeni bir Python kitabı siparişi
Kredi Kartı kullanmadığım için genellikle yurt dışı alışverişleri mümkün olmuyor. Bildiğiniz gibi Paypal hesabınız varsa bile ona para aktarmak için yine kredi kartı ihtiyacı doğuyor. Geriye de iki seçenek kalıyor: Ya Garanti bankasının uyguladığı sanal kart gibi bir kart ile alışveriş yapmak(ki bende kapattım garanti hesabımı) ya da bir arkadaşınız vasıtasıyla almak. Ben de öyle oldu nitekim, Irc’de Serkan abi sağ olsun alabileceğini söyledi ve bu akşam da alımı gerçekleştirdi. Ona da buradan teşekkür ederim.
Python ile klasör isimlerini topluca değiştirin
2008-03-23Fotokritik bir spam kuruluşudur
2008-03-14Java'ya nasıl başlanılır ?
Geçen ki Sun seminerden sonra Java‘yı iyice merak etmeye başladım. İnternet’te biraz araştırdıktan sonra çat çut bir şeyler öğrendim. Daha önce C ve biraz Python ile aşinalığım vardı, fakat Java nasıl bir şey ? Derleyicisi nasıl çalışır ? Belirli bir IDE var mı? Bu gibi sorular kafamı meşgul etti. Kısaca benim gibi başlamak isteyenlere kısaca bir kaç şey anlatacağım. Ubuntuforums‘da biri bunu güzel bir şekilde özetlemiş, onu kendimce çevirip sunuyorum:
Sun ve Google seminerleri
Bugün ODTÜ’de düzenlenene Kişisel Gelişim Günlerine katıldık Halil ile. Her sene IEEE tarafından düzenlenen oldukça kaliteli bir şenlik(Bizdeki Linux şenliği gibi). Her ne kadar kişisel gelişim olsa da panelin ana teması mühendis adaylar için de kaliteli seminerler bulunabiliyor. Hatırlarsanız geçen sene de Google Mühendisi Stig S. Bakken gelmişti ve güzel şeyler duymuştuk kendisinden.
Cemil Meriç'ten Bu Ülke
2008-03-04Linux altında Elektronik Simulasyon üzerine bir kaç söz
2008-02-24Şaşırtan Türk Telekom hareketi
Dün başımdan küçük bir olayı anlatayım sizlere. Biz internet kullanıcıları her ne kadar TT’ye sevmezsek de bazen iyi işler de yapabiliyorlarmış. Sabah kalktığımda telefonun çalışmadığını farkettim. Herhangi bir sinyal alışverişi yoktu. Ne biri bizi arayabiliyordu ne de biz birilerini arayabiliyorduk. İnternet ise düzgün bir şekilde çalışıyordu. Ben de internet’den Arıza Bildirim üzerinden bu arızayı bildirdim, numarımızı yazdım ve e-posta adresimi de bıraktım.
Tek tıklama ile masaüstünüzden sunucunuza bağlanın
2008-02-13Tomboy notlarınızı başka bir sunucu ile senkronize edin
Tomboy çok harika bir uygulamadır. Kendisi ile not tutmak, düzenlemek benim çok hoşuma gidiyor. Hemen hemen tüm bilgilerimi de Tomboy notlarına yazarım. Fakat en son bilgisayarımı sattığımda, bilgisayarımı acilen vermem gerekiyordu ve ben de yedeğini almadığım için(çok kötü biliyorum) tüm notlarım uçmuştu. Halbuki** Google Notebook** gibi, bilgisayar dışında bir uygulma olsaydı böyle olmazdı. Sonunda karar verdim ve Tomboy’un ssh ile senkronize olayını araştırdım. Google’da bir kaç belge çıkıyor. Ne yapmanız gerektiğini anlatayım kısaca sizlere:
Iso dosyalarınızı sağ tıklayarak bağlayın
Daha önceki sizlerle bir kaç Thunar custom action paylaşmıştım, şimdiki de gayet yararlı ve güzel bir uygulama. Örneğin elinizde bir tane iso dosyası var, ve içeriğine göz atmanız lazım. Normal’de konsol’dan kolay bir şekilde bunu yapmanız mümkün, fakat Thunar kullanarak da bunu kolay bir şekilde yapabilirsiniz (gui sevenler için).
Archlinux64'de flash desteğini etkinleştirmek
Yeni bilgisayarım gelmesiyle berabar yıllardır kullandığım dağıtımının 64bit olanını yükledim. Duyduğum ve okuduğum kadarıyla 64bit dağıtımları eskisi kadar “kötü” değiller. Artık hemen hemen tüm programlar mevcut. Flash desteğini de bir şekilde halletmek mümkün. Gözünüz korkmasın yani.
Son zamanlarda yaşananlar
2008-01-13Açık kaynak yazılım ile para kazanabilir miyim?
Bu soruyu soran ben değilim, Slashdot’a bir yazının başlığı aslında. Okuduğum yazılarda paylaştım bu yazıyı. İçlerinde bir tane yorum şu şekildeydi:
Asus EEE Pc hakkındaki düşüncelerim
Asus EEE son zamanların en çok konuşulan konularından biri. Neden bu kadar çok konuşuldu diyeceksiniz şimdi? Bunun bir çok nedenleri var. En önemli kısımı bence fiyatı ve ve taşınabirliği. Bana göre taşınabirliği çok daha önemli. 7 inclik bir makine gerçekten mobil anlamda anlamlı bir alettir. Şu ana kadar kullandığımız dizüstü’lerin çoğu gerçek anlamda taşınabirlikten çok uzak nesnelerdir, ama işte bize taşınabilir diye yutturdular o başka bir şey.
Şifreli Pdf'lerin çıktısını almak
2008-01-01Video dosyalarınızı sağ tıklayarak 320x240 formatına dönüştürün
Daha önce Thunar için küçük bir “custom action” hazırlamıştım. Eğer bilgisayarınıza tv bağlı ise sağ tıklayarak doğrudan oradan açılmasını sağlıyordu. Buna benzer küçük bir betik daha yazdım. Betik zaten hemen hemen aynı, fakat bu sefer yaptığı iş farklı.
Sade Yaşam
Masaüstümü bir güzel düzenledikten sonra bilgisayarın başına geçip, uzun zamandır okuyamadığım haberleri(rss’leri) okumaya koyuldum. Yabancı kategorisinde 217 tane girdi birikmişti. Başladım okumaya. Aralarından bir tanesi beni biraz başka şeylere düşünmeye itti. Hatta kendisini de paylaştım.
Yılbaşı ağacı ve yılbaşı hindisi yalanı
2007-12-08Fatih Arslan ne zaman öldü ?
Bugün böyle biri arama yaparak gelmiş siteme. Bu arama kelimeleri beni gerçekten çok güldürebiliyor(korkutmuyor da değil). Bir kelime için de bu girdi’yi yazmayacaktım fakat bu yaz bununla ilgili Almanya’da geçen bir olayı anlatmak istiyorum sizi.
Nasıl bir Blog yazarıyım ? (Mim)
Turker‘den bana bir pas gelmiş. Bende kabul ederekten zinciri aynen devam ettiriyorum. Bu seferki Mim bize sorulan 5 tane soruyu cevaplamak. Benimkiler şu şekilde:
Basit bir dilde "Blog" kelimesinin anlamı
2007-12-03Hem donanım hem de yazılımı açık-kaynak olan zamazingo
Mürekkep için yazdığım bir yazı var. Hem yazılımı, hem de donanımı tamamen açık-kaynak olan modüler bir alet’den bahsediliyor. En güzel yani ise Lego taşları gibi farklı şekilere sokabilmenizdir. Akla gelmeyecek şeyler yapılabilir bununla. Okumanızı tavsiye ediyorum: Bug ile kendi zamazingonuzu kendiniz yapın - Murekkep.org
Panora ve Tchibo Mağazası
2007-11-24Python'da X += Y ve X = X + Y arasındaki fark
2007-11-23Gülsem mi ağlasam mı ?
2007-11-19Creative Desktop Wireless 9000 Pro Klavyesi ve Keytouch dosyası
Bugün okul çıkışında Halil‘le beraber Vatan Bilgisayara gittik. Klavyeleri incelereken bir tane klavye+fare setini çok beğendim ve aldım.Aldığım setin adı da Creative Desktop Wireless 9000 Pro. Fiyatı ise 52 YTl. Klavye’nin en belirgin özellikleri kablosuz olması ve bunu da güzel kılan doldurlabilmesidir. Yanında gelen fare de öyle. İkisini de doğrudan Usb girişinden doldurabiliyorusunuz. Bu fiyat bu özellik için çok çok iyi. Aynı kulvarda Logitech marka seti ise 85-90 YTl arasındaydı. Masaüstümden bir görüntü:
Linux için klavye alırken dikkat edilmesi gerekenler
2007-11-17Archlinux Logo Yarışması
2007-11-10Kitap koleksiyonu oluşturmak(Alexandria, Gcstars,Bibshelf,Tellico)
Mpd olayından sonra aklım birden kitaplara kaydı. Müziklerimizin, Filmlerimizin arşivlerini oluşturuyoruz, seve seve düzgün bir şekilde bir nevi koleksiyon oluşturuyoruz. Peki raflarımızdaki kitaplarımız ne olacak ? Son zamanlarda bizim bölümde de küçük çaplı bir kitap furyası başladı. Haliyle kitaplar hakkında çok konuşmaya başladık. Birbirimize kitaplar veririz, tavsiye’de bulunuruz. Bunun böyle olmasına da çok seviniyorum açıkcası.
Müzik keyfinin anahtarı: Sonata + Mpd
2007-11-08Günlük tutmanın güzelliği
Günlük derken sakın yazılı anlamda anlamayın. Yani bugün şunu yaptım, bugün şunu yaptım şeklinde. Ben Moleskine’leri çok severim. Alıp içine bir şeyler yazmak ve ya da karalamak kadar güzel bir şey yoktur bence. Peki ben nasıl günlük tutuyorum ?
Google ve Cumhuriyet Bayramı
2007-10-28Tarihi sevdiren adam: İlber Ortaylı
Bu aralar biraz Tarih’e merak saldım ve bir kaç kitap aldım. İlber Ortaylı’nın “Osmanlı’yı Yeniden Keşfetmek” **serisini ve **Yakup Kadri’nin Ankara romanını(Bu romanı da Tarih hocamız tavsiye etti). Hal böyle olunca daha önce gördüğüm ve Tv’de bolca izlediğim İlber Ortaylı hocamız hakkında daha fazla araştırma yaptım. Kimin nesidir, nedir, ne yapar ? İnternet’de bolca kaynak var tabi burada bu bilgilerle sizleri boğamayacağım. Fakat kitaplarında gerçekten ilgi çekici ve değişik bakış açıları var.
Bir banka hesabı kapatma hikayesi(Garanti)
2007-10-13Ramazan Bayramı yerine Şeker Bayramı diyenler
2007-10-12Google Şehri hakkında sizlerin fikirlerinizi bekliyorum
Vakti zamanında bir Google Şehri maceram vardı. 1.5 ay boyunca güzel bir içerik sağladıktan sonra, ani bir kararla kapatmıştım. Hâlâ da Feedburner’de 60 küsü abonesi var. Malum kararımın sebebi zamanımdı. Zamanım yetmiyordu, ve geleceğe yönelik bir içerik sağlamıyordu(ben öyle düşünüyordum).
Etiket(tag) kullanmanın faydaları
Web 2.0 ile etiket dünyasına çok ani bir giriş yaptık, ve sıradışı bir kategorilendirme sistemi ile karşı karşıya geldik. Kategori kullanarak sınırlı bir erişebilirlik söz konusuyken, etiket sistemi ile web’i tekrar oluşturmaya başladık ve çok daha verimli bir hale getirdik. Doğru kullanıldığına güzel sonuçlar elde edebiliyorduk bu sistem ile. Ne yazik ki spam’e de çok açık bir sistem(alakası olmayan öğelere alakasız etiketler yapıştırmak gibi). Del.icio.us gibi siteler etiketleri kullanım yoğunluğuna göre sıraladıkları için bu spam’lerden bir nevi kurtulmuş oluyorlar haliyle.
Linux'da fotoğraf düzenleme ve yönetme programları
Almanya’da iken bir çok program kurup kullandım. Canon G7 ile kullanabileceğim ve benim yaklaşık 5000 tane fotoğrafım ile başa çıkabilecek bir program aramıştım. Aradım , yaklaşık 6-7 tane program buldum ve her birini denedim ve iyice kurcaladım. Piyasa’da çok program bulunmasına karşılık hepsi aynı sonuçu vermiyor. Çok iyi diye met edilen programların çoğu malesef vasat. Örneğin F-spot çok sevmeme rağmen 5000 tane fotoğraf ile başa çıkamıyor. Çok hantal ve yavaş, sistemi çok kasıyor. Onun dışında ise Digikam ise tipik Kde hastalığına yakalanmış, gereksiz gerekli her yerde buton var. Bunlar gibi her programın kesinlikle bir eksikliği var malesef. Gelelim bu programlara:
Okuduğum yazıların paylaşamı (Google Reader Shared)
2007-10-06Mim dalgaları ve Türk Blog Camiası
Değerli Teknodergi.org yazarı Fatih Günaydın’dan bir pas almışım. Bin kere de dinlesem sıkılmayacağım şarkıları sıralamam gerekiyor. Cevaplamazsam olmaz haliyle bunu. Fakat mim ile alakalı olan konu hakkındaki fikrimi yazmadan önce bu Mim hadisesi hakkında bir şeyler karalamak istiyorum.
Hasan, bak bakalım bizde Cheng ve Nilsson var mı
2007-09-19Türk Japon Vakfı ve Japonca
Ankara Oran’da Türk Japon Vakfı vardır. 1992 yılında Japonya’yı zamanın başbakanı Süleyman Demirel ziyaret eder. Oradaki konuşmalar ve anlaşmalar doğrultusunda Türk-Japon ilişkisini daha da güçlendirmek adına bir vakıf kurmaya karar vermişler. Tabi hemen ardından bir bina inşa edilmedi. Aradan yıllar geçer. ve Japonya’daki bir kaç devlet kurumunun yardımıyla 1998 tarihinde bu Vakıf açılır. Açılmasıyla beraber, Ankara’daki Japonya ile ilgili olan vakıflar da bu çatı altında birleşir. Bu sayede hem daha güçlü bir şekilde Japonya’yı tanıtabileceklerdi, hem de daha faydalı olabileceklerdi. Daha fazla ayrıntı için Vikipedi sayfasını ziyaret edin.
Spam'lere karşı nihai çözüm: Matematik
2007-09-14Kullanıcının haberi olsa ne yazar!
Sizden habersiz işler yapan bir işletim sistemi varmış. 3 Tahminiz var bilin bakalım hangisi ? Ya da durun, 1 tahmin bile yeter. Neyse gelelim konuya. Golem’de bugün okurken, Windowssecret adlı sitenin, Windows altında kullanıcının izni olmadan kendi kendini güncellediğini söylemiş. Buraya kadar herşey normal(en azından bazılarımız için). İşin komik tarafı ise Microsoft tarafından geliyor.
Bitmez bilmeyen bir yılan hikayesi: 3G
Hala bazı konularda bazı şeylere ayak uyduramadığımız belli. Bunun Türkiye’nin her yerinde görüyoruz. Sonuçta 3g ihaleleri de bu düzeyde gerçekleşti. Radikal ve Teknoajan yazarı M. Serdar Kuzuloğlu bu konuda hakkında çok güzel bir yazı yazmış:
Canon PowerShot G7 ve Linux
Daha önce Canon G7 hakkında ayrıntılı bir şekilde izlenimleri ve çektiğim fotoğrafları paylaşmıştım. Almanya’da iken Ubuntu kullanıyordum, çünkü Archlinux altındaki ipw2200 sürümünü yükleme unutmuştum ve wifi üzerinden internet’e giremiyordum. Ubuntu kullanırken Canon G7‘den içindeki kartı çıkartıp dahili kart okuyucusunda indiriyordum fotoğrafları. Ankara’ya gelmemle beraber tekrar Archlinux’u kullanmaya başladım. Archlinux’da kart okuyucusunu hiç denemedim, onun yerine usb kablosu ile bağlanıp öyle indireyim dedim fotoğrafları.
Yeniden Merhaba
Evet sonunda geldik Ankara’ya. Dün akşam THY ile Frankfurt’dan Ankara’ya doğru uçtum. Bu sene gelirken THY’nin yeni aldığı uçaklara denk geldim, ve şu ana kadar en hızlı uçuşumu yaşadım. Çok hızlıydı ve çok da sakindi hava’da. THY iyi iş başarmış bu konuda. Hava’da da fotoğraf çektim fotoğrafları eklerim Flickr’deki sayfama. Ankara’da pek bir şey değişmemiş , her şey bıraktığım gibiydi. Bundan sonra yine eskisi gibi bol bol yazmaya deneyeceğim. Sırada okul harçlarını ödemek ve ekle-sil haftası var. Mürekkep.org’da Alper abi de geri dönmüş, kendisi yazmaya başlamış bir iki konuda, bende zamanla başlarım.
Canon PowerShot G7 hakkında fotoğraflar ve bilgiler
Yeni aldığım kameradan sizlere bahsetmiştim. Onunla bir kaç fotoğraf da çektim. Malesef isteğim dışında dirseğim değdi, yere düştü ve optik mekanizmasında bir ariza meydana geldi. Aslına bakarsanız fotoğrafı tıpkı ilk gündeki gibi çekiyordu, fakat bilmediğim bir mekanik ses geliyordu Canon Ixus 950’den. Bu yüzden geri verdim bende makineyi. Almanya’da 14 gün için aldığınız tüm eşyaları geri verme hakkına sahipsiniz. İster beğenin ister beğenmeyin, satıcı almak zorunda çünkü kanunen böyle bir yükümlülük var(Amazon.de’de bu süre 30 gün bildiğim kadarıyla).
Almanya'da yaşam - Monotonluk (3)
Diğer iki yazımdan sonra almanya’daki motonluk hakkında da bir şeyler karalayım. Burada monotonluktan bahsederken insanlar arasındaki bağları yazmak istiyorum.
Almanya'da yaşam - Lüks Hayat(2)
2007-08-24Almanya'da yaşam - Zaman Kavramı
2007-08-241 yılı geride bırakmışız
Tamı tamına 1 yıl olmuş başlayalı. Daha önce girişimlerim çok oldu. Biraz iradem olsaydı belki 3 sene bile olacaktı. Fakat insan herşeyi kendi eline almayınca hep sorun çıkıyor. Bu 1 sene’de bir çok girdi yazmışım, bir çok kişi de yorum yazmış. 171 tane yazıya toplam 529 tane yorum yapılmış. Ocak’ta başlattığım Feedburner servisi sayesinde rss beslemesine üye olan kişileri de görür oldum. 7 ay içinde 120’ye yakın kalıcı okuyucu sağlamaya başardım. Bu kısa sürede blog’umu keyfile okuyan ve bana destek olan bir çok kişiye teşekkür etmek istiyorum.
Almanya'dan selamlar ve Canon Ixus 950 Is
2007-08-14Biraz ara
3-4 haftalığına yokum, buralarda olmayacağım. Geldikten sonra eskisi gibi aynen devam. Sorusu olanlar hakkimda sayfasındaki iletişim bilgilerinden bana ulaşabilirler.
Verimli bir şekilde yeni bir dil öğrenmenin formülü: 5-Kasa sistemi
2007-08-09Kamera tavsiyesi (Fujitsu Finepix F31d) ve yeni bir mim
Aramalarım hala devam ediyor, Slr-like tipi makinelere veda etmem gerekecek galiba. Malesef kamera’yı sadece ben değil, ailem de kullanacak. Hal öyle olunca, Babam da kendisine göre daha kullanışlı bir şey istiyor. Fakat arkadaşlarından biri galiba tavsiye etmiş Sony olsun diye, bir kaç kere gelip bana Sony nasıl diye söyleme başladı. Muhtemelen Dsc W100 ya da Dsc W200. Çünkü her ikisi de kompakt sayılır. Her neyse gelelim konuya, alabilirsem slr-like almaya deneyeceğim, olmazsa Fuji F31d’yi almaya deneyeceğim, bakınız Dpreview’dekiler ne güzel anlatmış:
Flickr'e geçiş, fotoğraf makineleri ve yan menü için Flickr Badge
Picasa gelişir gelişir dedik, fakat camia yönünden Flickr’in yanında sıfır kaldı malesef. Picasa şu an itibariyle sadece kişisel kullanım için güzeldir. Diğer türlü pek bir işe yaramıyor. Picasa’ya da geçerken çok büyük bir heyecanla geçiş yaptım. Ne diyeyim, geçmez olaydım. Neden mi ?
Nokia N95 bilgisayarın yerini alabilir mi ?
Hemen hemen tüm işleri N95 ile yapmanız mümkün. Film izleyebilirsiniz, müzik dinleyebilirsiniz, e-posta’larınıza bakabilirsiniz, dosyalarınızı düzenleyebilirsiniz, internet’i gezebilirsiniz, oyun oynayabilirsiniz. Aklınıza her ne geliyorsa artık (Mame emulatoru bile var). Tüm bunları N95‘nin tv çıkışı özelliği ile birleştirirseniz, N95 ekranının büyük bir TV ekranı kullanmış olursunuz. Yetmedi, Nokia’nın kablosuz q-klayvesi ile de bağlanabilirsiniz, ve yazılarınızı bildiğimiz bir klayve ile yazabilirsiniz. **Alın size günümüzün mobil bilgisayarı. ** Elbette normal bir bilgisyarın yerini asla tutamaz, fakat bu kadar gelişmesi ve tüm bunların yapılabilmesini görmek de güzel bir şey.
Openmoko'nun bize getirdiği olağanüstü avantajlar
Openmoko‘yu bilmeyenler için ilk önce tanıtayım. Openmoko tamamen açık olan, GNU/Linux alttabanına sahip bir platform. Buna da NEO adında dokunmatik ekrana sahip güzel bir telefon. En önemli özelliği ise açık olması ve geliştiriciler için çok güzel imkanlar sunmasıdır. Bu benim ne işime yarayacak diyenler var ise, ne gibi avantajı olduğunu şu şekilde anlatayım.
Hayat bazen garip olabiliyor
2007-07-17Evrendeki tüm bilgiler PI sayısında saklıdır
Hafif’de okuduğum bir yazı gerçekten çok ilginçötesi ve beni şaşkına uğratan bir girdiydi. Kısaca bahsetmek gerekirse, Jeff Tupper adındaki eleman bir formül geliştirir.
Compiz Fusion'un harika görüntüleri
Beryl ve Compiz birleşerek Compiz Fusion oldu. Aşağıdaki görüntü ise projenin son hallerinden biri. Bildirgeç’te gördüm. Gerçekten harika ötesi bir şey. Linux’ün masaüstü alanı bu kadar geliştiğini görünce insan ister istmez seviniyor. Adam gibi ekran kartım olsaydı kesin denemek isterdim. Anında video görüntüleri bile var. Yani tab tuşu ile pencereler arasında geçiş yaparken bile film’i tab şeridinde oynadığını görebiliyorsunuz. Mükemmel olmuş. Buyrun izleyin:
CUPS, Apple tarafından satın alındı. Birileri KHTML'i hatırladı mı ?
Bugün Pro-Linux’da gördüm bu haberi. Anlaşılan CUPS artık tamamen Apple’e ait. CUPS‘ın kendisi Apple ait, fakat lisansı ve uygulamanını kendisi yine hala aynı. Şimdi herşey doğru düzgün gözüküyor, fakat hatırlarsanız zamanında Apple KHTML‘i alıp(satın alma değil), onu geliştirip Webkit adında yeni bir render çıkartmışlardı. Şuan Safari’nin kullandığı altyapı. Her ne kadar KHTML LPGL olsa bile, Apple zorunluluk olduğu için uyuyor bu anlaşmaya. Yapması gereken gibi yapmıyor, ve kendi bildiğine gidiyor. Tahminen aynısı Cups için de olacak. Yakında tamamen kaybolur ortadan, ve yerine yeni bir fork çıkar. Haber’e göre ana geliştiricisi Şubat 2007‘den beri Cups ile alakası olmayan şeyler ile uğraşıyormuş. Apple bu, belli olmaz ne yapıp ne yapmayacakları.
Web üzerinden parasını kazananlar mobil hayatın farkına varsınlar
Yeni aldığım N95 tüm özelliklerini yavaş yavaş keşfetmemle berabar, mobil hayatın neler getirdiğini de görür oldum. Google Şehri zamanında her türlü haberleri girerdim. Özellikle Google’un mobil telefonlara yönelik hazırladığı hizmetler yönünden. Banane ki derdim. Sanki çok işime yarar derdim her zaman. Fakat görüyorum iş çok farklı yerlere gider oldu. Todoist‘e eklediğim yapılacaklar listeme dün okulda wifi üzerinden bağlanıp kolayca görebildim. Mail’lerime Google Gmail uygulaması ile baktım. Biraz da haber okudum(Google Reader üzerinden).
Bir Anime dizisi: Naruto Shippuuden
2007-07-04Google Desktop Linux vs. Beagle
Bildiğiniz gibi Linux için Google Desktop çıktı. Ben de bu vesileyle hem Beagle hem de Google Desktop’u denedim. Zamanı gelmişti zaten. Bir sürü dosyam vardı, ve hangisinin nerede olduğunu artık bulamıyordum. Her şey düzgün bir şekilde olsa dahi, bazı şeyler olması gereken yerde olmayabiliyordu. Archlinux için Google Desktop paketini Lapis forumundan bulabilirsiniz. Beagle ise depolarda mevcut zaten.
Mynet açık ve net şekilde yasaları ihlal ediyor
Mynet yeni bir blog hizmeti yayınlamış durumda. Bu altyapı da Wordpress MU tarafından sağlanıyor. GPL altında yayınlanan bir proje yani. Bir çok yerde de Wordpess MU kullanılıyor. GPL altında yayınlanan her türlü bilgi kaynak gösterilmesi lazım. Şuradan buradan alındı diye.
Alaska dağlarında olmak var şimdi ...
2007-06-23Vim bir yaşam tarzıdır
2007-06-21Düzeyin ve doğru haberciliğin yüksekliğini önemsiyoruz
2007-06-16Windows kullanırken kendini kafeste hissetmek
Zaman zaman Windows’a geçiş yapmak zorunda kalıyorum. Özellikle donanım seviyesinde işlemler yapmak zorunda kalırken(Telefonum için harita yüklemek, ya da Modem’in yazılımını güncellemek gibi). Bunun dışında pek bir işime yaramıyor, oyun oynamadığım için bilgisayarının bir köşesinde yıllardır duruyor(2 senedir kurulu). Bu işleri yaparken de kendimi hiç iyi hissetmiyorum. Zorla duruyorum Windows’da. Şu iş bitse de çıksam diyorum. Yıllardır Linux kullanıyorum ve beni bu ortamla tanıştıran herkese de tekrar tekrar teşekkür etmek istiyorum. Bu süreç içinde Linux kullanımından dolayı bir takim alışkanlıklar edindim diyebilirim. Bu alışkanlıklar ilk başta bir takim insanlara zor ya da anlaşılmaz gelse de, hayatı ne kadar kolaylaştırdığı inkar edilemez. En azından benim için. Bu alışkanlıklar Linux’da beni çok mutlu ederken, işlerimi verimli bir şekilde yapmamı sağlarken, Windows’da işkence gibi olabiliyor. Nasıl mı ?
Symbian yüklü telefonlarda altyazili film(divx,xvid) izlemek
Geçen hafta N95 telefonu elime geçti. 1 Haftadır onu kurcalıyorum. Bir çok özelliği var, Wifi, Gps gibi. Benim burada en çok işime yarayan büyük ekranı ve wifi’si. Elime aldığımda aklıma ilk gelen bununla film güzel izlenir düşüncesiydi. Ekranı 2.6 inch bu yüzden örneğin herhangi bir dizi izlemek gayet keyifli olacaktı. Yapmam gereken ise filmi cep telefona yüklemek ve izlemekti. Fakat tam istediğim gibi olmadı, çok yavaşdı, altyazi yoktu, hafiza kartında çok yer kaplamıştı.
Gnash artık Youtube videolarını çalıştırıyor
Flash tabanlı herhangi bir görüntüyü izlemek için, Linux altında Adobe’nin kapalı kodlu Flash uygulamasını yüklememiz gerekiyordu. Yoksa Youtube gibi sitelerde herhangi bir görüntüyü izlememiz mümkün değildi. Bir takım insanlar da Adobe’ye karşılık bir alternatif çıkartmak istmişlerdi. Bu projenin adı da Gnash. Gnash açık kaynak kodlu bir Flash oynatıcıdır. Daha yeni Google Reader’ime Pro-Linux’un bu konu hakkındaki haberi düştü.
Fdm ve Bogofilteri, Mutt'a adapte etmek
Daha önceki yazımda Fdm, Msmtp ve Mutt ile bir eposta düzeneği kurduğumu anlatmıştım. Ayarlama dosyaları, nasıl yapıldığına dair ipuçlarını o yazıda bulabilirsiniz. Fakat son günlerde spam mailleri artmaya başladı, her ne kadar mail’lerimi Gmail üzerinden alsam dahi, kendi bilgisayarıma da bir tane kurmaya karar verdim. Bunun için de uzun zamande önce Sylpheed için kullandığım Bogofilter‘i kurmaya karar verdim.
Vim içinden Python kodu çalıştırmak
2007-06-03Fdm, Mutt ve Msmtp ile e-postalarınızı daha verimli ve düzenli kullanın
Finaller bitti sonunda, ve bende üstümden kalkan bu yük sonucunda uzun zamandır kullanmadığım, ama kurup kullanmak istediğim bir çok uygulamayı tekrar kullanmaya karar verdim. Bunlardan biri de öncelerden kullandığım ve ondan bu yana onun gibi bir uygulama bulamadığım Mutt‘dur. Mutt’u daha önce Exim4, Procmail ve Fetchmail ile kullanmıştım. Şimdilerde bir çok şey değişmiş. (Resim: LinuxBrit)
Siteni engelleyeceğim demekle bir insanı bezdirmek hoş bir şey değil
Mehmet Büyüközer, Hürriyet gazetesi yazarı Emre Kızılkaya ile ilgili bir yazı yazmıştı. Emre Kızılkaya’nın yazının nasıl yanlış olduğunu gösterdi ve tüm açıklarıyla gösterdi. Sonuç olarak ne oldu tahmin edin, Emra Kızılkaya, Mehmet’in bu yazısına yorum bıraktı, ve yazının 15 gün içinde silinmemesi durumunda mahkemeye gideceği, ve sitesini kapatacağını söyledi.
Bir kısa film: J'attendrai le suivant
Halil’in blogunda izledim ve çok beğendim. J’attendrai le suivant 12 tane ödül kazanmış ve 2 tane tane ödüle de aday gösterilmiştir. Bunlardan biri de Oscar ödülü. Kısa film dediğime bakmayın, belki 1-2 saat’de ne mesaj vermek istediğini bilmeyen filmlerden kat kat daha güzel diyebilirim. En güzel yanı ise muhteşem sonu. Ben daha fazla spoiler söylemeden siz bakın en iyisi:
Python kitabım geldi bu sabah
2007-05-23Pidgin'in yeni anasayfası
Pidgin‘i çalıştırdıktan sonra durmadan hata verip çökünce bir sitesine girip bakayım, belki bir şeyler bulurum dedim. Uzun zamandır ilk defa girdiğim için daha önce nasıl olduğunu bilmiyorum, fakat bu yeni halini çok beğendim. Tasarım kim yaptıysa baya güzel yapmış. Support kısmında küçük sevimli simgeler de mevcut. Ben siteye eklemeye düşünüyorum.
En çok kullandığınız ilk 10 bash komutları hangileridir ?
Pimpmyshell‘de okuyunca merak edip aynısını bende uygulamadım. En çok kullanılan komutların ilk 10’u şu şekilde bende: ** 245 ./a.out 40 su 18 man 18 df 14 ./prog 13 killall 13 iwconfig 12 ls 11 wget 11 scrot**
Linux manpage sayfalarındaki C fonksiyon bilgileri
2007-05-13Blogger hesabı nacıl açılır, alınır ? (Görüntülü)
Bu soruyu sıkca duyuyorum. Bir çok arkadaşım da bana, “Blog nasıl alırım”, “Blog nasıl açarım”, ya da “Blog nerden açılır” gibi sorularla geliyorlar. Bedava ve türkçe destekli Blog olarak herkese Blogger tavsiye ediyorum. Google ile entegreli olması, kolay kullanımı olması büyük artı. Peki Blogger’den nasıl blog alınır. Aslında kolay olsa bile, bazı kişiler için, özellikle yeni başlayanlar zorluk çekebiliyor. Bunun için Google resmi Blogger çalışanı bir tane video hazırlamış. Bu görüntüde 2 dk içinde nasıl kolayca blog alabileceğiniz anlatılıyor. Yeni başlayanlar için çok güzel bir video olmuş bence. İzlemenizi tavsiye ederim:
Google Şehri'ne elvada- Kapatılıyor
2007-05-08Python öğrenmek için engel kalmadı artık
Daha önce yazdığım gibi Python’a başlayacağım için güzel ve anlayışlı bir iki kitap tavsiyesi lazımdı. Gezegen ahalisine sordum, ve güzel yanıtlar aldım. Ayrıca internet’de de bir çok yeri araştırdım, hangi kitapların hangi yönden iyi olduğunu gibi etkenlere baktım. Sonunda iki tane kitap üzerinde durdum. Bunlardan biri Learning Python, diğeri de Dive Into Python. Her ikisini de okumayı düşünüyorum.
Slim kullananlara tavsiye
Başlangıç yöneticisi olarak Slim kullanıyorum. Çok hafif ve basit bir uygulama. Arch’da rc.conf’a “slim” yazmak yeterli gerisini kendisi hallediyor. Geçenlerde filelight ile sabit diskimi temizlemek için açmıştım. Büyük dosyaları anında görebiliyorum filelight sayesinde. root dizininde /var/log altında 800 mb’lık bir dosya gördüm.
Linux şenliğindeki Python semineri
2007-05-01Söylesem tesiri yok, sussam gönül razı değil
2007-04-29Windows altında Amarok 2
Windows’da Amarok’u çalıştırmaya başarmışlar. Ayrıca sadece 2 günde! Ne desem yalan olur, sevindim :) Fakat sadece çalıştırıldı, henüz uygun bir decoder bulunamadı. Ayrıca programlama kısmında da bir sürü yapılması gerekenler varmış.
C'de gets yerine fgets kullanın
2007-04-25Feedburner öntanımlı sayfası artık Türkçe
Eren kendi blogunda bahsetmiş, bende buradan haber vereyim. Bildiğiniz gibi herhangi bir Feedburner rss beslemesine tıklarsanız, rss beslemesinin yerine, güzel bir sayfa sizi karşılıyordu. Bu sayfa’da abone olabiliyor ve son içeriği görebiliyorsunuz. Fakat ingilizceydi. Eren’de bunu türkçeleştirmeye karar vermişti, ve sonunda bittiğini belirti.
Google Blogsearch nasıl işliyor, ne işe yarıyor ?
Darren Rowse‘nin sitesinde Alister Cameron adlı konuk yazar bir girdi hazırlarmış. Girdi’de Google’un blog arama motor patentini incelemiş ve Google’un hangi etkenlere dikkat ettiğini yazmış. Araştırılmış ve incelenmiş bir yazı olmuş. Çok çarpıcı maddeler de mevcut, örneğin Gmail’deki maillerimizin bir blog’un popülerliğini nasıl etkilediğini. Google Blogsearch hakkındaki bu güzel ve bilgilendirici yazıyı okumanızı tavsiye ederim .
Yeni Blog: Google Şehri
Osman Börütecene benden önce davranmış. Aslında 2-3 gün sonra duyuru yapacaktım, bugüne nasipmiş. Uzun zamandır aklımda olan bir blogu hayatta geçirdim sonunda. Yaklaşık 2 aydır bir Google ilgisi sardı beni. Ürünlerini durmadan kullanıyorum, blogları takip ediyorum. Yurtdışında Google hakkında bir çok blog mevcut. “Watchblog” diye hitap edilen bu bloglar genel olarak Google hakkındaki son haberleri, izlenimleri, çeşitli ipucuları yayımlarlar. Çok da hoşuma gidiyor bu blogları takip etmek. Ben de dedim neden kendim böyle bir blog açıp, Google hakkında herşeyi oraya yazmıyorum diye. Arsln.org üzerinde, gs.arsln.org adında bir subdomain açıp, Google hakkında bir kaç girdi yazdım. Geneol olarak Google ve ürünleri hakkında haberler,izlenimler ve ipucuları içerecek. Tasarım çok basit ve her an değişebilir. Şu an itibariyle işimi görüyor, tek yapmam gereken türkçeleştirme ve bir kaç düzenleme. Rss beslemesine abone olup, kolayca takip edebilirsiniz.
Rss beslemesinin indexlemesini engelleyin (Feedburner)
Bugün SEO ile ilgili bir kaç yazı okurken, duplicate content, yani kopyalanmış, çift girdilerin Google için negatif bir etken olduğu yazılıyordu. Google bu tip siteleri Spam olarak algılıyor, ve arama sonuçlarına dahil etmeyebiliyor. Buna dikkat edilmeli, hatta sitenizi ona göre düzenlemeniz gerekiyordu. Burada başka büyük bir etken ise, Mürekkep.org‘da da yaşadığım bir olay. Google’da mürekkep içindeki herhangi bir girdiyi aratırsanız, çoğu girdide, girdinin kendisi yerine, Feedburner’deki Rss beslemesinin içeriğini verdiğini görürsünüz. Google rss beslemeleri de indexliyordu. Bu da zaten direkt duplicate content olayına girdiği için, Google Mürekkep’i spam site olarak işaretleyebiliyor(belki bu yüzden Mürekkep.org’a hiç ziyaretci gelmiyordur).
Pimlico - Taşınabilir aletler için açık kaynak uygulamaları
Pro-linux‘e bakarken yeni bir uygulama tanıtıldığını gördüm. Adı da pimlico. Pimlico, taşınabilir aletler üzerinde çalışan ve ajanda,takvim gibi gündelik işlerinizi halletmenize olanak sağlayan bir paket. Gtk+ üzerine kurulmuş olan bu program, Opened Hand tarafından geliştiriliyor.Opened Hand de daha önce, Nokia 770 ve üzerindeki Maemo uygulaması için çalışmalar yapmış bir şirket.
Picasa ve Flickr karşılaştırması
Bundan yaklaşık 1 hafta önce Flickr’den Picasa’ya geçtiğimi belirtmiştim. Neden diye soranlar çok oldu. Ben de bunu teker teker anlatmak yerine, Murekkep.org için bir yazı hazırladım. 5 alt başlıkta kısaca Flickr ve Picasa’nın birbirilerine göre eksi ve artılarını inceledim. Birinden birine geçmek ve ya kullanmak isteyen varsa bu yazıyı okumasını tavsiye ederim.
Linux'da zaman ayarlaması ve Google anasayfa teması
Bu aralar sınavlarıma çalışırken, Google Ana Sayfamdaki bilgilere durmadan bakar oldum. Rss’lere, yeni e-postalarıma. Bildiğiniz gibi bir de yeni temalar eklenmişti yakın zaman içinde.
Temaların en güzel özelliği ise bulunduğunuz ortama göre değişmesi. Yani öğlen ise, resim’de güneş oluyor. Gece ise, arka plan resminde yıldızlar ve ay oluveriyor. Benim en hoşuma giden Tea House. Çalışması için tek yapmanız gereken, temayı seçtikten sonra Zipcode ve ya Location yani bulunduğuz yerin yazmanız gerekiyor. Fakat gel görün ki Ankara için herhangi bir şey bulamadım. Çok aradım fakat, Türkiye için zipcode bulamadım. Google Homepage Location Turkey gibi aramalar da bana istediğimi vermedi. Ankara, Turkey de işe yaramadı. Bir yerlerde sorun vardı fakat bulamamıştım.
Sevdiğim ve kullandığım Linux programları
Alper abi beni mimlemiş, Linux altında en sevdiğin, kullandığın yazılımlar hangileri diye. Aslında Yengeç ile de bunu önceden konuştuk, bundan sonra mim’lere pek sıcak bakmıyordum, fakat bu konuda dayanamadım.
Fotoğraflarım artık Picasa'da
Bundan sonra çektiğim fotoğrafları Picasa‘ya yüklemeye düşünüyorum. Şu an itibariyle toplam 8 tane kategori (2’si özel 6’sı açık) yükledim. Fotoğraf çektikce de yüklemeye devam edeceğim. Flickr‘e göre bir çok eksikliği var, fakat tanıdıklarımın %90 Google hesabı kullanması benim için yeterliydi. Ayrıca Google ürünlerini severek kullanıyorum, Picasa da zamanla çok daha iyi yerlere gelecektir. Özellikle diğer Google ürünleri ile daha iyi şekilde çalışması(Gtalk Gadget gibi) ve uyum sağlaması yüzünden de kullanmaya değer(Google kullanıcısı için).
Adsense reklam biçimlerinde değişiklikler
Haberleri de takip etmek artık zor olmaya başladı benim için. Bunun da en büyük etkisi şüphesiz sınavlara ayırdığım zamana bağlı. Tabi buna rağmen, Google Reader‘deki yazılarımı okumayı ihmal etmiyorum. Bugün google etiketi altındaki yazıları okuyunca 2-3 sitedeki aynı haberi gördüm. Görünüşe göre Google, adsense’deki reklam biçimlerini değiştirmiş durumda. Eskisine göre yeni tasarım biraz daha modern duruyor. Çerçeve daha ince, çizgiler ortadan kalkmış.
C ile en büyük ve en küçük sayıları bulma
2007-04-03Gözde Teknolojiniz Hangisi?
Yeni bir mim dalgası daha başlatılmış. Sevdiğimiz ve kullandığımız teknolojilerin bir listesini yayınlıyormuşuz. Bana Volkan ve Alper abi pas atmış. Cevaplamazsak olmaz şimdi. Hakkımda sayfasında da yazdığım gibi pek teknoloji merakı değilim, fakat yine de çok severim. Benim sevdiklerim ise sırayla şu şekilde
Wordpress kod renklendirme eklentileri
1 hafta önce sizlere Google Code Prettify programını tanıtmıştım. Wordpress ile kullanmak isteyince sorunlar ortaya çıkmıştı. Biraz araştırdım, ve bir ispanyol blogunda eklentiyi gördüm. Fakat eklentiyi kurduktan sonra da bir takım düzeltmeler yapılması gerekiyordu. Bu yüzden başka arayışlara girdim.
Karşılaştığım iki tane güzel eklenti vardı. Biri Dean’s Code Highlighter diğeri de SyntaxHighlighter. İkisini de kurdum denedim, ve Dean’s Code Highlighter eklentisini kullanmaya karar verdim. Diğerinde satıları kısıtlamanın imkanın bulamadım. Bulabilseydim Syntaxhighlighter kullandım. Okulda C dersi alıyoruz bu sene, ve küçük küçük şeyler de yazıyorum. Bunlar da yayımlamak isterken biraz daha okunaklı olmasını istiyorum.
Google Not Defteri
Bugün yeni öğrendim. Google Notebook bundan sonra Türkçe kullanabileceğiz. Önceden adı Notebook idi, fakat şimdi beta aşamasından çıktıktan, ve arayüzü değiştirilerek yeni eklemeler yapıldıktan sonra bizim için yeni adı Not Deferi oldu. Yazı işlemini kolaylaştırmak için Firefox’dan yazabileceğimiz bir eklenti de hazılarmışlar. Eklenti sağ alt kösede yerini alıyor, ve tıklayarak küçük anlık pencere çıkıyor. Notunuzu ekleyebilirsiniz ya da notlarınızı okuyabilirsiniz.
Google Not Defterini şu ana kadar hiç kullanmadım. Bir kaç kez bir yerlerde duymuşluğum var, fakat daha fazlası yoktu. Geçen masaüstümü temizlerken farkettim o kadar not almışım ki, herşey hakkında, sağ’da solda bir sürü notlar. Bundan sonra Google’in not defterini kullanmaya başlayacağım. Özellikle yazılar yazarken, bağlantıları ve aklımdaklerini kısa kısa eklerim. Şimdi kendisi saniyeler içinde kullabileceğimi sanal bir not defteri oldu. Google Anasayfasına gadget sayesinde eklemek de mümkün. Ayrıca tıpkı Google Okuyucu’daki gibi yazılarınızı başkaları ile paylaşabilirsiniz.
Mart 2007 Blog İstatistikleri
2007-03-25Arslanlar Şehrinde Blog Temizlemesi
2007-03-24Google Code Prettifier - Kodlarınızı sitenize daha güzel yansıtın
2007-03-22Liquid Gold - Melbourne'da Günbatımı
2007-03-21Kde uygulamaları kullanmak için 7 neden
2007-03-16Twitter furyası, maksat Web 2.0 havasına uymak
Bu aralar sıkca Twitter’den her yerde duyar oldum. Şurada burada bir Twitter furyası var ama bir anlam veremedim. Twitter nedir sorarsanız ben de tam anlamış değilim tek bildiğim insanlar o an ne yapıyorlarsa onu yazıyorlar. Örneğin kahve içiyorsanız, ben şimdi kahve içiyorum diyorsunuz. Başkaları da bu yazdıklarınızı okuyabiliyor. Msn iletilerinde yazılanlar gibi desem daha iyi olur, msn iletindeki bu yazıları daha geniş bir platforma taşımışlar. Herkes kendi dilinde yazıyor, çoğunlukla tabi ingilizce. Türkçe Twitter çıkar mı bilmem, fakat Twitter kendi içinde gruplar ya da dillere ayrılırsa bu da mümkün olur. Peki bunun bize bir yararı ya da zarar var mı sizce ? İnsanlar neden kullanır Twitter’i ?
Tasarım değişikliği ve düzeltmeler
2007-03-13Açık kaynak dünyasından kısa kısa
2007-03-11Mim, Mimm, Mimmm ... Yeni mim dalgası - Beni Kritize Et
Yeni bir mim dalgası, birbirizimi kritize edip, 3 kişiye pas atıyoruz. Beni de Gürkan mimlemiş. Bu akımı ilk başlatan Nahnu idi, şimdi tüm blogosfere yayıldı.
Yasal Torrent siteleri , Açık kaynak dünyasının bizlere armağanı
Murekkep.org’da yazdığım “Kullanabileceğiniz 10 yasal Torrent sitesi” okumanızı tavsiye ederim. Linux dağıtımları, copyright’ları kalkmış filmler, destek amaçlı müzikler, cc lisanslı parçalar gibi bir çok dosya mevcut.
Google Reader'i verimli kullanmak (kısayollar)
En iyi web rss okuyucularından biri olan Google Reader‘i daha verimli kullanabilmek için bir çok yol var. Bu yazımda sunulan kısa yolları tanıtacağım. İlk başta bilmediğiniz için unutabilirsiniz fakat bu kısayolları sürekli kullanırsanız, hem unutmamış olursunuz hem de çok avantajlı olmuş olur.
Etiketlendirme bitti sonunda ...
2007-03-07Reinvigorate'de dünya haritasi özelliği
Ne zaman gelecek diye merak ediyordum, daha demin istatistiklere bakarken geolocation özelliğini eklemiş olduklarını gördüm. Hatta name-tags’ler ile uyumlu bir şekilde. Name-tags de ziyaretcileri takılan etiketleri gösteriyor. Bunu Acemiblogcu‘da da konuşmuştuk. Daha fazla bilgi için oraya bakabilirsiniz. Ayrıca artık son 700 saat’in ortalamasını da alıp, hangi saatlerde ne kadar yoğunlaşma olmuş onları da gösteriyor. Reinvigorate çok güzel olmaya başladı. Hemen hemen tüm özellikler var, fakat sanıyorum ki ileride bedava olmayacak. Belirli paketler olabilir, premium gibi. Elbette bedava da olacaktır, fakat premium paketi gibi özellikler barındırmaz. Bakalım, görelim gelecekte neler olacak.
Internal Server Error ve Wp 2.1.2 Türkçe
2007-03-03Simple Tagging'e geçiş ve Blog düzenlemeleri
Etiketleme için UTW kullanıyordum. Fakat son günler ve Wordpress 2.1‘e geçişte bir çok eklentinin kaybolduğunu görmüştüm. Ve nedense bir yerlerde hep sorun çıkıyordu. Son olaylarda sonra blog’u temizlemeye başladım. Veritabanında gereksiz tüm tabloları sildikten sonra, UTW eklentisinin de sildim. Zaten etiketlerin hiç bir kalmamıştı. Tüm etiketlerin silinmesiyle berbar arama sonuçlarında çıkan etiketler de artık geçersiz oldu. Önceden şu şekildeydi
Wordpress 2.1.2, Dreamhost sorunu
2007-02-28Odtü’de Google yazılım mühendisinden bir seminer
Bugün Ieee Odtü Öğrenci Kolunun düzenlediği, Kampüs gelişim günleri adlı etkinliğinin bir seminerine katılmıştım. Katılmamım sebebi de şüphesiz Google’in ilk defa Türkiye’de seminer vermesi idi. Google’de çalışan ve bir şeyler geliştiren bir kişiden bir şeyler dinlemem benim için önemliydi. Sunumu gerçekleştiren Stig S. Bakken isimli bir mühendis. Sonradan öğrendiğim kadarıyla kendisi Php alanında bir çok şeye imza atmış. Kendisine ayrıca The father of Pear diyorlarmış. Pear 1999′da kurulmuş ve 2003 yılında ise bir grup açarak devam etmiş.
Linux 2.6.20 çekirdeğini kimler yazdı, kimler destek sağladı
LWN’in haftalık haber bülteninde Linux 2.6.20 çekirdeği hakkında istatistiki bilgiler verilmiş. Haber göre en çok destek sağlayan Red Hat dağıtımı.
Web 2.0 - Are you blogging this ?
1,461,380 kez izlenmiş efsane Web 2.0 nedir videosunun yönetmeni David Lee King yeni bir Web 2.0 videosu çıkarmış. İzleyin:
Google Belgeler resmi olarak Google Apps bileşeni oldu artık!
Dünkü yazımda belirtiğim gibi Google Apps’e yakında Google Belgeler ve E-Tablolar eklenecekti. Ve 1 gün geçmedi ki, Google Belgeler ve E-Tablolar’ın resmi Blogunda bunun haberi çıksın. Bundan sonra Google Apps’de bu ürünü de kullanabileceksiniz. Daha fazla bilgi için tıklayın.
Google Apps'e Google Belgeler dahil olacak mı?
Google Apps’i kendi web alanınız için oluşturulmuş bir Google Paketi. Bu sayede Goggle ürünlerini kendi web alanınızda yani kendi sitenizde kulanabilirsiniz. Bunun için Google.com/a adresien girip kayıt olabilirsiniz. Şu an 4 tane hizmet ile karşınızda. Bunlar ise Gmail, Google Takvim, Google Talk ve Google Sayfa Oluşturucu. Bu tüm hizmetler ile web alanınızı başka kullanıcılara açabilirsiniz. Ayrıca en güzel yanı ise tüm bu uygulamalar google tarafından barındılıyor. Yazılım ve ya donanım yüklemeniz gerekmiyor yani.
Microsoft'un çaldığı ya da taklit ettiği yazılımlar ve oluşumlar
2007-02-20Gece vakti mv kullanmamak gerekirmiş...
2007-02-19Linus ve Gnome tartışması yine alevlendi
Yaklaşık 1 sene önce Linuxun kurucusu Linus Torvalds Gnome vs. Kde tartışmaşı başlatmıştı. Şuradaki mesajında Gnome’un aptallar için yapıldığını düşünüyorsanız, sadece aptallar kullanır şeklinde bir yorumu vardı. Tabi Gnome tayfası da bu söz üzerinde bir çok şey yazdı, Linus onlara cevap attı, vs.. derken tüm Linux camiasının bundan haberi oldu. Gnome ya da Kde karşılaştırmaları oldu. Çok konuşuldu o zaman bunlar.
Linux ortamında C programlama araçları
2007-02-16Bir kelimenin Türkçe olup olmadığına nasıl karar verilir ?
2007-02-14Ekran görüntülerinizi Gimp ile şekilendirin
Bir çoğumuz ekran görüntüleri çeker. Özellikle Linux camiasında kendi ekran görüntüsünü çekip, değişik siteler ya da arkadaşlarına gösteren çok oluyor. Mesela Masaüstüm sitesi bunlardan biri. Düz 2 boyutlu ekran görüntülerinden sıkıldıysanız, aşağıdaki gibi bir ekran görüntüsüne ne dersiniz ?

Z-Blog, Zz-Blog, Zzz-Blog, Zzzz....
Evet 3-4 gün önce başlayan bu akımı devam ettirelim. Ben de Alper abi sayesinde Z-lendim(ne biçim isim ise). Şimdi benim listem ve aldığım liste aşağıdaki gibi.
Apple iPhone'daki eksiklikler
2-3 Hafta önce Apple iPhone görücüye çıkmıştı. Özellikleri ve tasarımı herkes tarafından beğenildi. Herkesin ağızı açık kaldı başka bir deyişle. Çünkü cidden sunduğu özellikler şu anki hiç bir cep telefonunda yoktu. Hemen hemen hiç biri yoktu. Tam o gazla beraber öyle havalara girdi ki iPhone, sanki dünyada ondan başka mükemmel cep telefonu yok. Aslında iyice dikkat edilirse bir çok eksikliğinin olduğunu göreceksiniz. Alman Eniak blogu bu eksiklerin çoğunu listelemiş. Sırayla şu şekilde
Linux altında Windows uygulamalarını çalıştırmak
2007-02-08Google Docs artık Türkçe (Google Belgeler ve E-Tablolar)
2007-02-06Reinvigorate beta üyeliğim gelmiş
Bundan 1 hafta önce Wordpress-tr’de Eloy sayesinde reinvigorate’in beta kullanımına açıldığını duymuştum. Ben de üye olmuştum. Aklımda her zaman ikinci bir Measuremap olacağına dair bir şüphem vardı, çünkü Measuremap’a o kadar kişi üye oluyor, kimseye üyelik hakkı gelmiyor. Reinvigorate biraz hızlı davrandı. Benim için de çok iyi oldu.(Acayip bir ismi var, yazarken hep yanlış yazacağım hissine kapılıyorum)
Sibirya'da turuncu renginde Kar
Geçenlerde Rusya’nın Omsk bölgesinde çok ilginç bir olay olmuş. Geniş bir araziye sahip olan Omsk bölgesine görülmedik bir kar yağmıştı. Rengi de turuncuydu. Englishrussia sitesi bir kaç Rus Tv kanalından görüntüleri çekmişler. Kimse bu turuncu kar için bir açıklama yapamamış. Resimler aşağıdaki gibi:
Wordpress yazılarında kısayol bağlantıları
Alexking geçen yeni bir eklenti(Shortcut Macros) çıkarmış. Cümleleri, bağlantıları her defasında yazmaktan sıkıldıysanız bu eklenti çok işinize yarayacaktır. Yeni demek istediğim şudur ki, uzun uzun bir site yerine, örneğin http://blog.arsln.org yerine bir kısayol atıyorsunuz, ve kısayolun adı da arsln oluyor. Şimdi yazdığınız yazıda ##arsln yazdığınız her yer şu şekilde olacak:
Beytepe ve Eymir Gölünden Fotoğraflar
2007-01-30Windows altından tek tıklama ile Linux yükleyin
Windos’dan artık Linux kurmak çok kolay. Ubuntu’dan sonra artık Debian da direkt Windows’dan kurulum için bir program hazırlamış. Ayrıca Goodbye Microsoft adında bir site de yapmışlar. Windows’dan Linux’a geçiş yapmak isteyenler hâlâ sorun çekiyorlar. Kurulum süresi kolay olmasına rağmen bilgisayarlarına Linux kurmak istemek istemiyorlar. Tipik bir windows kullanıcısı da .exe dosyasına tıklayarak kurmaya alıştığı için Linux kurmak bile zor gelebilir. Bu yüzden artık Ubuntu’nun da yaptığı gibi Debian’da exe dosyası oluşturmuş. Bilgisayarınıza indirin ve kolayca Windows altında Linux’unuzu kurun.
Bir Kore Filmi - Keulraesik(The Classic)
Bugün izlediğim bu filmi size tanıtmak istiyorum. Filmin adı Keulraesik, ingilizce adı ise The Classic. Filmin bendeki etkisi büyük oldu, gerçekten uzun zamandır izlemediğim güzel filmlerden biriydi. Kore filmleri ile aşına olduğum halde, filmin adı gibi klasik bir şey beklerken çok farklı bir yapıt ortaya çıktı. Filmin özeti kısaca şu :
Google ürünlerindeki değişiklikler
Google’nin resim arama sayfası tamamen değişmiş. Daha kolay bir arama ve göze hitap etmesini istemişler. Bundan sonra resimlerin altında sadece isimleri yazacak o kadar. Üstüne gelince, resim büyüklüğü, resim ebatı, bulunduğu sunucu adresi ve resim türünün bilgileri yer alacak. Tabi biraz temizlenmiş gibi gözüküyor ilk başta. Faka şöyle bir şey var, ben mesela bir resim ararken resim ebatına çok dikkat ederim. Küçük mü büyük mü, yoksa ne işime yarasın ki. Şimdi hal böyle olunca tek tek tüm resimlerin üstünden fare ile geçmek lazım. Bu da çok yorucu. Umarım en kısa zamanda buna da bir çözüm bulurlar.
Bu köprüyü geçip bana gelir misin ?
2007-01-23Lelia Thomas - "Free"
2007-01-23Blue-ray kodları kırılmış
Engadget’deki gezinirken şu haber ilgimi çekti. Bundan bir kaç hafta önce de HD-DVD kodları kırılmıştı. HD-DVD kodlarını kıran şahıs “muslix64” , başka bir Drm karşıtı cracker “Janvitos” ile bir araya gelip, Blue-Ray’i kırdıklarını da söylemişler. HD-DVD için gerekli olan plaintext attacj işleminin aynısını buna da uygulamışlar. Kırmak için Blue-Ray diski bile gerek duymamışlar(diskin raw yani ham verileri ile çalışmışlar). Burada ilgimi çeken o ki, HD-DVD aynı yöntem ile kırıldığında göre, Blue-Ray ile bir ortak noktaları var gibi. Belki yakında hem HD-DVD hem de Blue-Ray okuyan okuyucular çıkar. Görülen o ki Hoolywood bundan hiç hoşlanmayacak. Bakalım ileriki zamanlardaki gelişmeler ne olacak. Artık Torrent sitelerinde HD-DVD Rip ya da Blue-Ray Rip gibi ibareler görürüz tahminimce.
Bu Haftanın yazıları - 2
2007-01-20Blog düzenlemesi ve sağ kısımdaki widget'ler
2007-01-18Bon Echo ismi(paketi) neden sorun çıkartıyor ?
Mürekkep‘deki Firefox splash eklentisini kurmak isteyince, kullandığın platform buna uygun değil diye bir hata mesajı çıkmıştı ekrana. Halbuki Firefox’un 2.0.0.1 sürümünü kullanıyordum, peki sorun nerede o zaman ? Evet Firefoxun 2.0.0.1 sürümünü kullanıyorum, ama Archlinux’da, pacman ile kurduğum Firefox paketini. Fakat Archlinux bundan 2-3 ay önce Firefox paketinin adını Bon Echo diye değiştirdi.
Nescafe çıktı, mertlik bozuldu
2007-01-16Sessizlik ile beraber oturmak isterdim şimdi, yanyana ...
2007-01-14Hangi Gmail uyarıcısını(notifier) kullanmalıyım ?
2007-01-12Bir türkiye klasiği
2007-01-12Sanal ve gerçek dünya arasındaki ince çizgi
Online üzerinden işlerimi yapabilmem benim için çok büyük bir kolaylık ve avantaj. Gmail‘in artık diğer e-posta adreslerimi de benim için toplamaya başlaması , yakın zaman içinde Sylpheed’den Gmail’e geçerek tüm işlerimi online hale getirmeme sebep oldu. Masaüstü uygululamalarından yavaşca web uygulamalarına geçiş yaptım. Final haftam bitsin, bunun hakkında kapsamlı bir yazı yazacam. Her neyse, demek istediğim böylelikle gittiğim her yerde, istediğim gibi beslemelerimi, e-postalarımı ve yazılarımı okuyabileceğim. Zaten gittikce bu yönde doğru gidiyor. Bilgisayardaki işlerinizi dünyanın her yerinden, kendi bilgisayarınız olmadan halletmek çok iyi bir fikir. Ve zaman’dan inanılmaz kazanç sağlıyor.
Ama bir yandan da düşünüyorum da, örneğin Google’i ele alırsak, her türlü bilgilerimi bir nevi ona vermiş oluyorum. Benim ne okuduğumu, başkalarına ne yazdığımı, şu an ne yazdığımı bile biliyor. Şimdilik aman ne olacak diyebiliyorum, ya peki ileride ? Daha çok herşeye karışmaya kalkarsa ne olacak. Apple’nin son atağı iPhone ile de görüyoruz ki, mobil hayat her yerde olmayaya başlayacak. Bizim bir parçamız olacak, buna kesin gözüyüle bakıyorum. Burada dikkat edilmesi gereken, bu ince çizgiyi aşmamak. Sanal ve gerçek dünya arasındaki o ince çizgiyi geçtiğimiz an işler karışacak.
Blog yazma araçları (Google Docs, Zoho, WriteToMyBLog, Performancing...)
Google Docs & Spreadsheets uygulamasından direkt kendi günlüğümüze yazı yollayabileceğimizi duydum. Bu doğru bu bilmem, birazdan deneyeceğim.Çok iyi bir avantaj. Yazıların renklerini ayarlama, büyüklüğünü, yüklenen resimlerini otomatik olarak istediğiniz ölçeklere getirmesi gibi bir sürü özellik sağlıyor. Ve bildiğimiz metin düzenleyicilerin aynısı. Normal bir metin düzenleyici ile ne yapabiliyorsanız Google Docs ile de bunu yapabiliriz %90 kadar. Sevdim Google Docs uygulamasını (yazınca şimdi). Tam kapsamlı şekilde kullanmadım, ama özellikleri itibariyle, yazmak için bire bire. Birden fazla Blog hesabı için herhangi seçenek bulamadım, sadece bir tane Blog hesabınız için izin veriyor. Ayrıca bir yerlerde okuduğum kadarıyla, Firefox 2.0 ile gelen denetleme mekanizması, Google Docs’da çalışmıyormuş. Türkçe denetleme kullananlar için bu bir eksiklik, fakat diğer diller için entegre denetleme sistemi var. Bir çok dil de mevcut, fakat neden Türkçe olmadığını henüz çözemedim. Umarım yakın zaman içinde onu da eklerler. En güzel yanı bence, tüm bunları geride bırakabilecek bir özellik var o da bir kişiden fazla insanın aynı dosya üzerinde çalışabilmesi. Bu kulağa çok hoş geliyor. Örneğin Almanya’daki bir arkadaşımla bir dosya üzerinde çalışabiliriz. Wikipedia’daki gibi “revision”lar da var. Yazının tüm değişikliklerini kaydediyor. Daha da fazlası, dosyalarını her türlü dosya formatını çevirebilirsiniz. Pdf,Doc,Odt,Html,… formatları olarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Ve Google gibi bir markanın sağladı kalite burada da hissedilebiliyor. Ayrıca diğer ürünleriyle entegreli bir biçimde çalışmanızı sağlıyor.
Bu haftanın yazıları - 1
2007-01-04ISS uzay istasyonun harika foğrafı
Dünya’dan çekilmiş, şu ana kadar gördüğüm en değişik ve güzel fotoğraflardan biri. Fotoğrafın güzelliği ise, tamamen ayrıntıda saklıdır. O kadar büyük bir fotoğraf ki, ben buraya küçüğünü ekliyorum, üstüne tıklayarak büyüğüne ulaşabilirsiniz. Sonra güneşin üstündeki leke gibi duran siyah yere tıklayın, ya da bakın.
Hadi hayırlı olsun
2006-12-16Basın dedikleri bu olsa gerek
Yine aynı taş yine aynı hamam. Türkiye’de basın şöyle diyorum, böyle diyorum, ama bir süre sonra hep aynı şeyleri demekten bıkmaya başlıyorum. Çünkü o kadar rahatsız eden unsurlar var ki, say say bitmez. Hangisinden başlasam ki, onu da bilmiyorum. Bir sürü şey işte. Bunlardan biri mesela şu film Neşeli Gençlik. İlk önce bağlantı ismine dikkat, movie yazıyor. Yani anlamadığım şimdi, burası İngiltere mi, yoksa A.B.D, ya da resmi dili İngilizce olan herhangi bir ülke? Ne demek movie, koca koca 1.000.000 kelimelik Türkçe’mizde kelime mi bulamadınız? Gelelim şimdi filmin konusuna. Şayet buna konu diyebiliyorsak. Özenti kelimesi cuk diye oturuyor tabiri caizse. Ahlaksızlık diz boyu. Birde böyle bir ülkede, bizim ülkemizde gösterime girecek. Zaten Türk sinemasından bir şey bekleyemez hale geldim(Mehmet Ali Erbil,vs… sağolsunlar). Ama bu kadarını da beklemezdim. Siteye girin, göz gezdirin bir. Bunu izleyen, izleyecek olanlara yazık gerçekten.
Flickr’deki fotoğraflarım
Neden artık çok yazamıyorum ? Evet bu sorunun bir sürü cevabı var. Ama en büyük etken Okul. Sınavlar, ve bölümün bizden istedikleri ağır olduğu için pek zamanım olmuyor esikisi gibi. Ayrıca artık yazmak isteyince bile, her zaman ellimin altında bulunan Moleskine‘me yazıyorum. 2007 yılı ile inşallah eskisi gibi olur belki. Bir de daha önce çektiğim fotoğraflarımı flickr’e koymaya karar verdim. Bundan sonra resimlerimi bu adres altından bakabilirsiniz:
Video Dosyalarını Sağ Tıklama Ile Tv’de Açmak
2006-11-26Moleskine: Her Moleskine’nin anlatacak bir hikayesi vardır
Moleskine20’inci yüzyılda Paris’deki edebiyat ve sanat ortamlarında kullanılan bir defterdi. Bu defter Tours’da küçük bir kırtasiyede üretiliyordu. Dış kapağı Moleskin adında bir kumaş’la kaplı olduğu için Moleskine adı verilmiştir deftere. Bu kumaş çok sağlam ve dayanıklıdır, örneğin Alman Askeri birimlerin bir kaçında bu kumaş kullanılır. Başka belirgin özelliği ise, siyah bir lastik ile defteri kapatması, ayırca birde defterin içinde küçük bir çanta olmasıdır.
Biraz ara…
2006-11-16Son 60 yılın kahramanlarından - Linus Torvalds
Linux’un kurucusu Linus Torvalds, Time Gazetesi’nin Avrupa sürümünde yayımlanan Son 60 Yılın kahramanlarından biri oldu.Kendisi “İsyancı ve Lider” kategorisine layik görüldü. İlk olarak 1991 bu fikri ortaya atmıştı. Zamanında hiç bir şey gibi gözüken bu proje, sonradan sonraya bambaşka bir hal aldı. Şimdilerde Süper bilgisayarlardan, küçük cep telefonlarına kadar her alanda Linux’ün etkisini görüyoruz. Hiç kimseyi aldırmadan yolundan giden, ve onun gibi düşünen gönüllüler ile büyük bir başarıyı hak etmiştir.
10 kasım’da gözyaşı…
2006-11-07Bilgi takibini kolaylaştırmak
Liferea’da her gün yaptığım gibi günlük haberleri, günlükleri, yenilikleri okurken Mehmet Doğan’ın bu yazısı hoşuma gitti. Okumanızı tavsiye ederim. Çok güzel bilgiler iceriyor, daha önce bilmediğim bir çok şey de var. Ayrıca yazı’da belirtilen, bilgi yumağı için bir çözüm de ben vereyim. Sevdiğiniz siteleri, okuduğunuz kaynaklar için Rss Aboneliği çok güzel bir yöntem. Mesela ben her beğendiğim günlüğünün rss’ine abone olurum. Böylelikle bilgiler kolayca benim bilgisayarima geliyor. Böyle yüzlerce sitenin içeriği de tek bir program’da toplanmış oluyor.
Yine, yeni, yeniden Arch
2006-11-04Archlinux depoları
2006-10-30Ekle-sil faciası (2)
Ekle-sil haftasında yaşadıklarımı okuyanlar hatırlar, bir sorun vardı okul ile ilgili. Bugün itibariyle tüm derslerim eskisi gibi yerine, kayıtlı olarak gözüküyorum. Bunu da ucuz atlattık. Tabi danışman hocanın yanına 2-3 kere gittip konuşmak, öğrenci işlerine uğrayarak bu sorunu izah etmek işe yaradı. Aman kimsenin başına gelmesin :)
Ubuntu hakkında 3 tane yazı
2006-10-29Cumhuriyet Bayramı vesilesiyle İstanbul resimleri
2006-10-27Hereos’a dair izlenimler (1×03, 1×04, 1×05)
2006-10-25Hereos 1×01 ve 1×02 bölümleri
2006-10-25Heroes ve Murekkep.org
İzleyeceğim dizilerden biri de Heroes olacak. Uzun zamandır bilim-kurgu türünde dizi izlememiştim. Daha fazla bilgi için murekkep.org için yazdığım yazıya bakabilirsiniz.
Ekle-sil faciası
2006-10-15Aşka ayıp oluyor
2006-10-15MIT Çizimleri Yorumlama Sistemi
MIT’de yapılan bir araştırmanın ürünü. Çizilen cisimleri bilgisayar yorumlayarak, olabilecek hareketleri gösteriyor. Ve yorumladığı cisimler de fizik kanunları ile uyumlu. Kullanımı oldukca kolaya benziyor. Daha fazla bilgi için şuraya bakılabilir. Ayrıca google’de “ASSIST sketch understanding system” diye aratırırsanız da bir şeyler bulabilirsiniz. Youtube’da da yorumlar kısmında bir çok bilgi bulunuyor.
En iyi 10 ubuntu yazılımı ve ayarları
2006-10-11Bilim bilim diyenler nerede ?
Shanghai Jiao Tong Üniversitesi her sene dünyadaki ilk 500 üniversiteyi açıklar. Bir takım araştırmalar, konuşmalar neticisinde bu liste oluşur. Yabancı uyruklu öğrenci sayısı, mezun sayısı, akademiysen kalitesi, nobel ödülü kazanan insanlar, bilimsel araştırma gibi bir çok kriter var. Daha çok ayrıntı için şuraya bakabilirsiniz.
Kuzey Kore atom bombası denemesi ve fotoğrafları
Bildiğiniz gibi bu aralar Kuzey Kore atom bombası denemesi yaptı. Uluslararası camiada da baya yankı oluşturdu. Bomba’nın yapıldığı yere ise Googe Earth vasıtasıyla bakabilirsiniz. Bu dosyayı Google Earth ile açabilirsiniz.(Edit: Dosya Bjog’un yazısından alınmıştır.) Açıkcası bence herkesin buna hakkı var. A.B.D , Rusya,vs … gibi ülkelerin olacak da diğerlerin neden olmayacak? Herkesin bir birine saygısı olması lazım. Malesef bunu bazı “büyük” devletlerinde göremiyoruz.
How To Look Like A UNIX Guru
2006-10-06İnsan tarlaları
2006-10-04Enfeksiyon uyarısı
2006-10-01Stardict Sözlüğü
Stardict farklı platformda çalışabilen, gtk ile yazılmış bir sözlük. Sözlüğün en güzel yanlarından biri de, 5-6 tane sözlüğü birden aramasıdır. İstediğiniz kadar sözlük ekleyebilirsiniz. Örneğin Türkçe-İngilizce, İngilizce kelime anlatımı, Almanca-İngilizce, Wikipedia,… gibi her türlü sözlük var. İlk önce Stardict’i kurmanız gerekiyor. Ubuntuda
Thunderbird bağlantıların Firefox ile açılması
2006-09-27Voyager uyduları ve Pioneer fenomeni
Faz.net‘deki okuduğum bir yazı ilgimi çekti, ona benzer bir yazı da Spon‘da da gördüm. Her ikisi de birbiri ile alakalı.
199 euro’ya Linux bilgisayarı almaya ne dersiniz ?
Almanya’daki real mağazası ikinci kez kullanıcıları için önceden yüklenmiş Linux satmaya başladı. Özellikleri ise şöyle:
* Linspire Linux
* Celeron 850 MHz
* 512 MB DDR-RAM PC3200
* 200 GB Sabitdisk 7200rpm
* DVD-Yazıcı: 4x DVD-R, 2x DVD-RW, 4x DVD+R, 2.4x DVD+RW, 16x CD-R, 10x CD-RW
* Dahili ekran kartı
* Dahili 2 channel Audio on board
* Dahili 10/100MBit LAN on board
* Dahili IEEE1394 Fire Wire on board
* PS/2 Fare
* PS/2 Klavye
Filelight
Linuxuser.de‘deki arama konusunda bir belge okurken, Filelight gözüme çarptı. Ubuntu’da kurmak için aptitude install filelight yazmanız yeterli.
Ubuntu’daki ShipIt(bedava cd gönderme) değişikliği
ShipIt‘i biraz açıklayım habere geçmeden önce. Ubuntu‘yu kullanmak isteyip de o imkanı ellinde olmayanlar için güzel bir kampanya, fırsat. Ubuntu şirketi ihtiyacı olanlara, dünyanın her yerine bedava olarak ubuntu cd’lerini yolluyor. İstediğiniz miktarı seçiyorsunuz, örneğin 10,25,50 gibi. Seçtiğiniz miktar’da evinize cd’ler geliyor. Herşey de ubuntu tarafından karşılanıyor.
6×6 m. içine yerleştirilmiş dönen ev
Zamazing.org da okuduğum girdi ilgi çekici. Luigi Colani adında alman bir tasarımcı tarafından oluşturulmuş. 36 metrekarelik bir alanda, yaşanack bir ev inşa etmiş. Evin içindeki odalar daire içinde birbirine yerleştirilmiş. Daire döndükce odalar da gün ışığına çıkıyor. Zekice tasarlanmış bir çizim.
Zimbabve Internet’den kopuk yaşıyor
Heise.de’nin Telepolis kısmında Zimbabve’nin durumunu anlatan bir yazı okudum. Bir kaç kısmı buraya aktayarım.
Ne diyeceğinizi bilemez olabilirsiniz
Bundan 2 hafta önce bir şeyler karalamıştım . Hayatımda durmadan var olan şeyler. Durmadan olur böyle beklenmedik olaylar. Daha demin yine buna benzer bir olayla karşılaştım.

Sıkça sorulan sorulardan biri. Neden Wine yok depoda ? Son aylarda gerek forumlarda, gerek bugzilla bununla ilgili yoğun bir şekilde şikayet geliyor. Bir geliştirici olarak ister istemez rahatsız oldum. Çünkü ben kendi adıma kullanıcılara hep en iyiyi sunmayı çalıştım ve hala da çalışıyorum. Ne zaman bir şikayet görsem “nerede hata yaptım” diye düşünmeden edemiyorum.
Eski aracımızı sattıktan yaklaşık iki ay sonra yeni bir araç aldık. Alırken içine de servis tarafından bir de araç kiti taktırdık. Bu kadar farklı bir şey olduğunu bilmiyordum, uyduruk bir şey takarlar derken beni şaşırttılar ciddi anlamda. Gelelim ürüne.
Okuyup beğendiğim ve herkese tavsiye ettiğim nadir kitaplardan biri. Okuduktan sonra, keşke daha önce okusaydım bunca sene neredeydim diye kendime sormadan edemedim. Buradan herkese söylüyorum tekrardan, bu şahısı tanıyın tanıttırın ve eserlerini de okuyun okutturun. Okurken not aldığım, Bu Ülke adlı kitabından bir kaç alıntı:
Yıllardır aynı tas aynı hamam. Bu konuda gücenenler olursa şimdiden kusura bakmasınlar. İçim dolu çünkü. Her yıl, özellikle son zamanlarda alışveriş merkezlerine uğradıkca daha da çok tiksinmeye başlıyorum. Insanlar nasıl oluyor da bu kadar çabuk kanabiliyor. Çok çok merak ediyorum, bundan 20-30 sene önce bunlar var mıydı? Varsa nasıl bir biçimde. Belki de araştırıp sizlere sunabilirim ileride. Konuya dalmadan önce sizlere iki tane konuyu bir hatırlatmam gerekiyor:
geçenlerde ani bir kararla Ankara-Oran’da yeni açılan Panora alışveriş merkezine gittim. Şu ana kadar gördüğüm en ferah ve en şık alışveriş merkezlerinden biriydi. Özellikle dışarıdaki yeşil mekan çok güzel. Yazın oralara oturulur ve güzelce kitap okunabilinir, ya da kafa dinlenilebilir. Fakat açılalı yeni olduğu için müşteri akınına uğradı resmen(Haftasonu). Turan Güneş yolu ve sonrası resmen kilitlenmişti. Özellikle Trt öncesi ve sonrası yollar. Ben biraz erken gittiğim için çok takılmadım trafiğe.Panora tam tamamlanmamış. Çoğu mağaza açık değil. Her yerden giriş olmasına rağmen sadece ana giriş açık. Birde doğa ile iç içe dediler aylardır. Bunun neresinde doğa var bende anlamadım. Dışarıya biraz çim ektirerek bana yutturamazlar en azından. Ben de öyle havalara girmişim ki, alışveriz merkezin içinde devasa ağaçlar, bahçeler olacak sandım. Nerede …
Eski yadigar Microsoft Office klaveyemi değiştirip onun yerine adam gibi tuşlarını basabileceğim bir klavye alacaktım(6 senelik klavye malum). Aynı zamanda da tıpkı şimdiki klavye’deki gibi bir kaç eksta tuşları da isteklerime göre ayarlamak istiyordum. Her neyse, yolum Ankamall‘a düştü, ve en aşağıdaki Bimeks mağazasına gittim(yanındaki EP-teiler kapanmış). Klavye’lere şöyle bir bakıyordum ki gözüme bir tane A4Tech F Klavye düştü. Bir an için heveslendim ve aldım bunu. Hiç PS/2 mi Usb mi bakmadım.
Cuma günlerim boş olduğundan ve vize haftasının da yaklaşmasıyla beraber kendimi Ankara göbeğinde buldum iki gün önce. Yapmam gereken işler vardı, kitap almak gibi. Kitap almadan önce dedim ki uzun zamandır kapatmak isteyip de bir türlü zaman bulamadığım şu kapatma işini de halledeyim. Python kitabı almak için Garanti Bankasından vadesiz bir hesap açtırıp içine de biraz para koymuştum. Açtırırken birde mecburi 30 ytl’lik bir sigorta yapmışlardı zamanında. Bunu neden anlatıyorsun diyenlere, sonra değineceğim bu noktaya.
Yaklaşık 1 sene önce Naruto izlemeye başlamıştım. Hikaye kısaca çu şekilde : Zamanında Naruto’nun kasabasına 7 kuyruklu devasa bir canavar saldırır. Kasabanın lideri ve en güçlü adamı olan Hokage‘leri bu canavarı öldüremeyince kendi canını da feda ederek bu canavarı küçük bir çoçuğun içine hapsetmeye başarır. Bu küçük çoçuk da Naruto idi. Ardından Naruto büyüme başlar ve yavaş yavaş içindeki o inanılmaz güçü keşfetmeye başlar. Kendimi bu nefis Anime’ye kaptırıp yaklaşık 170 tane bölümü teker teker indirip izlemiştim. İlk başlarda güzel gidiyordu, fakat sonlara doğru ana hikayeden uzaklaşarak, Filler olarak adlandırılan, hikaye ile alakası olmayan, çerez niyetine seriler koymaya başladılar. Bu yüzden de izlemeye bırakmıştım.
Sitenin bir kısmını tamamen değiştirdim. Özellikle uzun zamandır düşündüğüm Yanmenü(Sidebar) kısmını istediğim şekle soktum. Yapabilmek için css dosyasında iki tane ayrı tanım oluşturdum, ardından da sidebar.php dosyasında bunları belirtim. Blog’un eninin 900px’den 1000px’e çıkartım. Yazı kısmı biraz ufalsa da ikinci bir sidebar yer kaldı. Yan menü yapılışını da Mürekkep’deki dosyalar bakarak yaptım. Acemi şanşı olsa gerek hiç bir sorun çıkamdan cuk diye oturdu.
Dreamhost son 3-4 gündür beni çileden çıkartıyor. İlk önce ana sunucularda sorun var diye 7-8 saatlik bir kapatma olmuştu, dün de 1 gün boyunca hemen hemen tüm makinelerde sorun çıktı. Bu 3-4 günlük süreçte sitem de ulaşılmaz oldu. Soldaki grafikte de görüldüğü gibi. Şu an itibariyle hiç bir sorun yok. Fakat açılmadığı için bir çok eklentiyi sildim, veritabanında gereksiz tabloları sildim. Sorun olursa bildirebilirseniz sevinirim.
Microsft’un tekelci zihniyetini hiç sevmediğimi biliyorsunuzdur. Zaten 3 senedir de ellimi sürmüyorum, çok da mutluyum. İnsanları aptal yerine koymağı çok severler zaten. Ben de şöyle bir düşündüm, son zamanlarda Drm, Vista derken bu adamlar ne yaptı da buralara kadar geldiler diye. Kendime soramadan edemedim.
Okulda bu sene C ile programla dersini alacağız. Bundan 1 sene önce başlamıştım C ile uğraşmaya, sonra ama nedeni olmayan bir sebebden dolayı bıraktım. Şimdilerde yine bu fırsat ellime geçti, ve okul ile beraber kendimi bu alanda geliştirmeyi düşünüyorum. İleride ise kendi adıma Açık Kaynak camiası için bir program yazıp, bu vesiyle de teşekkür etmiş olacağım. Ayrıca bu sayede öğrendiklerimi pekiştirme ve uygulama fırsatım da doğacak.
Google Docs’un yeni Türkçe ismi bundan sonra Google Belgeler ve E-Tablolar olacak. Bugünden itibaren Google Docs ve Spreadsheets’e 11 tane yeni dil dahil edildi. Bunların arasında Korece, Almanca, Fransizca, Rusca, Çince,vs … gibi dillerin yanı sıra Türkçe de var. Google uygulamalarını Türkçe dilinde kullananlar için iyi bir gelişme.
Hepimiz bazen birileriyle o kadar yakınlaşırız ki dostluğumuzu ya da kardeşliğimizi hiçbir şey engellemiyormuş gibi görünür, bizi ayıran küçücük bir köprü vardır, hepsi o kadar. Ama tam sen bu köprüye adım atacakken sana şu soruyu sorsam :”bu köprüyü geçip bana gelir misin?” İşte o anda artık bunu istemeyiverirsin, sorumu tekrarlasam öylece suskun kalırsın.O andan itibaren aramıza dağlar ve azgın nehirler girer, bizi ayıran ve birbirimize yabancılaştıran duvarlar bitiverir önümüzde ve bir araya gelmek istesek de artık yapamayız.Ama o küçücük köprüyü düşündüğünde sözcüklere sığmayacak kadar büyüyüverir gözünde; yutkunur ve şaşar kalırsın…
Bu aralar yine kahveye hasret duyuyorum. Her ne kadar, nescafenin ürünlerini içmemeye gayret etsem de, ellimin altına geçiyorlar ister istemez. Fakat okuldaki bir işletmeci, yeni filtre kahveleri getirmeye başladı, ve benim de yüzüm gülmeye başladı. Çok kaliteli olmazsa bile, hazır kahvelere göre çok çok daha iyi. En azından benim için. Bugün içtim ve uzun zamandır gerçek kahve içmediğimin farkına vardım. Şimdi neden bunları yazma gereği duydum.
Apple’in Ipod başarısını gören Microsoft , onlar para kazanıyor da biz neden para kazanamayım deyip, bu işe atıldılar. Zune adlı bir müzik-film oynatıcısı tanıtıldı. Özellikleri ise : 30gb dahili sabit diski, Wifi, dahili Radyo(FM), 3 inç ekran(QVGA) ve h.264, Mp3, AAC ve WMA desteği(Ogg haliyle yok tabi her zamanki gibi), vs …
Çok güzel ve ilginç resimler bulabileceğiniz bir site. Etkileyici ve aynı anda da düşündürücü. Buyrun siz de bakın:
Eger bir cicegi seviyorsam onu seyrederim; varligi ve canliligi bana sevinc verir. Ama eger bir cicegi siddetle arzularsam, ona sahip olmak istersem, topragindan sokerim, keserim ve masamdaki bir vazoya koyarim. Cicek olecektir. Bense acgozlulugumu doyurmusumdur. Kisa bir sure icinde cicegi tuketirim. tuketim cabucak gelip gecen bir seydir. Acgozlulugumle cicegi oldurdum. Halbuki disarida doganin kucaginda daha uzun sure hayatta kalabilirdi. Bu mudur sevgi? Kisa bir sure bana sevinc verecek diye acgozlulugumle mahvettim onu. Bu mudur olumlu adanmislik, bu mudur karsisindakini incitmekten cekinerek kendini adamak? Cicegi kestigim ve masama koydugum zaman, onu sevdigimi iddia edebilir miyim gercekten? Susleme amacim icin mi kullanmam gerekirdi cicegi? Eger onu gercekten sevseydim, oldugu yerde begenir ve severdim. Ve bir baskasi onu kesmemi ve bir vazoya koymami tavsiye ettiginde saskinliktan ne yapacagimi bilemez olurdum.