Archlinux64′de flash desteğini etkinleştirmek

Yeni bilgisayarım gelmesiyle berabar yıllardır kullandığım dağıtımının 64bit olanını yükledim. Duyduğum ve okuduğum kadarıyla 64bit dağıtımları eskisi kadar “kötü” değiller. Artık hemen hemen tüm programlar mevcut. Flash desteğini de bir şekilde halletmek mümkün. Gözünüz korkmasın yani.

Gelelim Arch64‘de flash desteğinin yapılandırmasına. Arch wikisinde bu konuda bir belge var, ben kısaca 3 adımda ne yapmanız gerekeni yazacağım o kadar.

  1. Community desteğinin /etc/pacman.conf‘da açık olduğunu varsayarak aşağıdaki komut ile gereken tüm paketleri yüklüyoruz

    pacman -Sy –asdeps gtk2 lib32-atk lib32-cairo lib32-expat lib32-fontconfig lib32-freetype2 lib32-gcc-libs lib32-glib2 lib32-glibc lib32-gtk2 lib32-libice lib32-libpng lib32-libsm lib32-libx11 lib32-libxau lib32-libxcb lib32-libxcursor lib32-libxext lib32-libxfixes lib32-libxft lib32-libxi lib32-libxinerama lib32-libxmu lib32-libxrandr lib32-libxrender lib32-libxt lib32-pango lib32-pcre lib32-zlib libxt util-linux-ng lib32-alsa-lib

  2. Ardından nspluginwrapper ve nspluginwrapper-flash paketlerini aur‘dan alıp paketliyoruz. Paketlemek aslında kolay bir iş, fakat ben onunla şimdi uğraşamam diyenler için paketler arsln.org/dosya‘ya yükledim. İndirip, pacman -A paket.tar.gz şeklinide kursunlar.
  3. Sonra kullanıcı olarak ~/.mozilla/plugins klasörünü oluşturup, konsoldan nspluginwrapper -v -a -i komutunu yazıyoruz. Dikkat edin bu komutu kullanıcı olarak yazın, root ile değil!.

Evet hepsi bu kadar, Firefox’u yeniden başlatıktan sonra her türlü flash içerikli düzgün bir şekilde çalışacaktır(Youtube gibi). Evet biliyorum hepimiz Arch’ı seviyoruz :)

Etiketler: , , , ,

Benzer Yazılar


13 tane Yorum yapılmış

  1. anonim @ February 8, 2008

    Samimi olarak merak ettiğim bir şey var. Son dönemde Archlinux ile ilgili “Arch şöyle mükemmel, böyle mükemmel, ailece hastasıyız, 47 senedir kullanırım” tadında girişlere sahip olup da bildiğim hemen her dağıtımın sorunsuzca yapabildiği (bazılarının direkt kurulum sonrası hiç bir müdahaleye gerek kalmadan yapabildiği) işler için (flash plugini, hardware destekli video resizing, 3d desteği gibi) bu özellikleri Archlinux’ta çalışır hale getirebilmek için yapılan sayfalar dolusu iş, kırk bin hacky müdahale vs içeren işlemlerin anlatıldığı blog girdilerine rastlıyorum. Allahaşkına sizi bu kadar basit işler için bile kırk library kurup, paket derleyip üstüne bir de elle folder yaratmak zorunda bırakan bir dağıtımın neresini “mükemmel” bulduğunuzu söyleyebilir misiniz? Gerçekten cehaletimden ve merakımdan soruyorum.

  2. Fatih Arslan @ February 8, 2008
    Sayın anonim, samimi olarak merak ettiğiniz için kendi fikirlerimi söyleyeyim. Archlinux bir yana Ubuntu,Pardus gibi dağıtımlar bir yana. Her ikisi de farklı grubları hedef alıyor. Arch kurup da seven herkes bilir ki kurulumu Ubuntu gibi kolay değil(adamına göre değişir de bu), ama çok daha basit araçlar ve çok daha işlere müdahele etme şansınız vardır. Çünkü herşeyi siz kuruyorsunuz, her şeyi siz belirliyorsunuz.

    Benim gibi Arch’ı seven çok kişi var, önüme Ubuntu da koysanız ben kendimi rahat hissetmem, muhtemelen Arch’ı kurup da kullanan, rc.conf’uyla, abs’si ile, aur’ı, pacman’ı seven bir çok kişi de rahat hissetmez.

    Bakınız Arch geliştiricisi olan Jeff Mickey bir yazısında neler demiş: http://codemac.net/blog/17/ İçinden küçük bir alıntı:

    “I know this sounds like one more love piece to Ubuntu on how easy it was to use… because it is one. As an archlinux developer, I understand how hard it is to have things usable. Obviously ArchLinux and Ubuntu have completely separate goals, but I gotta give props to Ubuntu.”

    Kendisi de biliyor, bizde biliyoruz Ubuntu’nun bu gibi şeyler yapacağını, yazısında da yazmış, ama yazısında da dediği gibi Archlinux ve Ubuntu tamamen ayrı kişilere hitap eden bir dağıtım.

    Benim yazımın sonundaki “Evet biliyorum hepimiz Arch’ı seviyoruz ” cümlesi de benim gibi Arch’ı seven, sayan ve diğer dağıtımları pek kullanamyan kişiler içindir. Yoksa renkler ve zevkler elbette tartışılmaz.

  3. Samed Beyribey @ February 8, 2008

    Ben de cevap vereyim:
    Son kullanıcıya hitap etmek için her şeyi otomatik getirmeyi yadırgamıyorum ama benim linuxtan anladığım, onu keşfetmek, ne yazık ki major dağıtımlar buna izin vermiyor :)
    En azından kurup kullandığım servisin/betiğin ne işe yaradığını görüp, hmm diğer dağıtımlarda demek ki böyle oluyormuş diyebiliyorum.

    Arch Linux’un KISS felsefesine hastayım :), insana linux kullandığını hatırlatıyor, 1 dvd dolusu ne idüğü belirsiz saçma sapan programları kurmama gerek kalmıyor. Kısaca linuxu windowslaştırmayan az dağıtım kaldı, arch da onlardan biri :)
    Öte yandan kişisel seçimdir, benim ubuntuda veya başka bir dağıtımda göremediğim şeyi archlinuxda görmem onu mükemmel olarak nitelendirmeme yeter de artar bile.

    Troll moduna girmeyelim, girenleri uyaralım ;)

  4. Heartsmagic @ February 8, 2008

    Fatih’in yorumuna sözüm yok da, diğer 2 yorumda pekkatılmıyorum. İlkinden başlayayım.

    Söylenecek çok şey yok: Slackware, Gentoo, Arch ve benzerleri. Hala kullananı var mı? Var. Buna bağlı olarak sevenleri var mı? Var. O zaman bu şekilde bir eleştiri hakkımız yok. Olduğu gibi kabul etmek lazım. Fatih’in dediği gibi farklı gruplara hitap eden farklı amaçlardaki dağıtımlar bunlar. Eğer bunun sebebini cidden kavrayamıyorsanız, Linux felsefesini bir daha gözden geçirmeniz gerekli diye düşünmekteyim.

    İkinci yorumda ise kritik iki hata mevcut zannımca. Birincisi major diye tabir edilmeye çalışılmış büyük dağıtımlarda neyin ne işe yaradığını göremeyeceğimiz yargısı. Linux Linux’tur. Evet her dağıtımın bazı yanları değişebilir ancak neyin nerede olduğu genelde bellidir. Örneğin /usr ne içerir, /etc ne içerir gibi temel meseleler hepsinde hemen hemen aynıdır. Örnekler çoğaltılabilir. Kısacası öğrenmek isteyen adam Ubuntu ile de öğrenir, Suse ile de, Gentoo ile de Arch ile de. Öğrenmek istemeyen ne kurarsa kursun öğrenemez. İkinci hata ise büyük dağıtımların Windowslaştırılaması tabiri. Bu dağıtımlar ne yaparlarsa yapsınlar Windowslaşamazlar. Kolaylaşırlar, bizi tembelliğe sürüklerler ama Windowslaşamazlar.

  5. Samed Beyribey @ February 8, 2008

    İşi yokuşa sürmek istemiyorum, tartışmanın da yeri burası değil :) Ancak, /usr ve /etc nin içi ne olduğunu bilmediğiniz şeylerle dolu geldiği zaman insan irkilir, ben şahsen irkiliyorum, asla kullanmayacağım bir conf un /etc içinde yer alması, üstüne üstlük paketin bağımlılığını görememem benim o dağıtımdan uzaklaşmama neden olur. Ha demiyorum ki arch ile gelen dosyaların şeceresini tutuyorum, her şeyi takip ediyorum, ama en azından kur dediğim şeyi kuruyor ve neyi kurduğumun farkında oluyorum. Demek istediğim bu.

    Windowslaşma konusuna gelince, fsckmicrosoft tarzı muğlak bir yorum getirmişsiniz yazdıklarıma :). Ben ortadaki mutlak deneyimlerden yola çıkıyorum, bugün gnome ve kde de bariz bir windows benzeri görünüm, kolaylık uğruna kullanıcıyı aptal yerine koyma, özelleştirme uğruna programı ucube etme haline getirmeye yönelik özellikler barındırıyor. Ha demiyorum ki kde, gnome kötü; ama kabul etmek gerekir ki, yaygın ve en çok bilinen masaüstü ortamlarında özgünlük ne yazık ki yok.

    Windowslaşma size ne ifade ediyor bilemediğim için böyle bir cevap verdim. Ancak kırıldığım bir husus var, “major” kısmına sanırım bir dokundurma yapılmış. Umarım yanlış düşünüyorumdur.

  6. Heartsmagic @ February 8, 2008

    E, fikir teatisi (tartışma denilebilir) başlamış bile. Başlamasın falan demeye gerek yok. Tartışmak kötü değildir, medeni insanlar da tartışabilir.

    Şimdi, son yorumunda biraz farklı ifade ettin ama kendini. İlk yorumuna bakacak olursan:

    “ama benim linuxtan anladığım, onu keşfetmek, ne yazık ki major dağıtımlar buna izin vermiyor”

    Benim yanlış dediğim kısım buydu ve belirttiğim gibi /usr , /etc meselesi sadece örnek. Senden ricam yukarıdaki cümleyi bir daha okuyup ona göre yorumlaman. Büyük dağıtımlar da izin verir elbet, neden vermesin. Birçok şeyin hazır geliyor olması demek ne olduğunu anlamamıza izin vermiyorlar demek değildir. Ben senin Arch ile mutlu mesut beraberliğini anlıyorum ancak bu yorumunu anlayamıyorum.

    Windowsa gelirsek. Yok öyle fsck Windows falan gibi bir düşüncem yok. Ancak bir Linux dağıtımını sadece görünümü veya kullanıcıya sağladığı “dummy” özellikler ile Windowslaşıyor diye yargılamak biraz acımasız geldi bana. Sonuçta elma-armut gibi iki farklı meyvedir bu işletim sistemleri. İlaveten Gnome ve KDE’den bahsediyorsak dağıtım olgusunu sınırlamış oluruz. Misal Arch’da KDE de vardır Gnome’da. Şimdi Arch’ın üstüne bunlardan birini kuran onu Windowslaştırmış mı oldu?

    Büyük/küçük, zor/kolay dağıtım kullanmak tercih meselesidir. Ancak tanımlama yaparken dikkat etmek lazım.

  7. Heartsmagic @ February 8, 2008

    Major kısmını yazmayı unutmuşum. Kırdıysam özür dilerim ancak major kısmını büyük olarak düzeltmeden edemezdim.

  8. Samed Beyribey @ February 9, 2008

    Teşekkür ederim yorumunuz için tekrar, ancak hala demek istediğimi anlamış değilsiniz.

    KISS hakkında dediklerim gayet açık ve net. Ne demek istediğim anlaşılıyor. Tekrar okumanızı tavsiye ederim. Tekrar açıklamaya lüzum duymuyorum, abesle iştigal :) “Misal Arch’da KDE de vardır Gnome’da. Şimdi Arch’ın üstüne bunlardan birini kuran onu Windowslaştırmış mı oldu?”
    Özellikle siz bunu söyledikten sonra, ben daha fazla bir şey demenin manasını göremiyorum. Ancak yine de cevap verme gereği duyuyorum. Tartışmanın medeni insanlara husus bir kavram olduğunu emin olun ki sizin kadar iyi biliyorum. Ancak, takdir edersiniz ki, tartışma hususunda karşı tarafın sözlerini yanlış algılamanızdan kaynaklanan hususlar dahilinde karşı tarafın düşüncesini bertaraf etmek pek hoş değil.
    Benim windowslaştırmaktan kastım, pencere yöneticileri ve masaüstü ortamlarının görselliği ve windowsa benzeyişinden yola çıkan hususa ilişkindi. Elma ile armutun farklı nesneler olmasına rağmen, aynı grupta yani meyve grubunda olduğunu unutmamanızı da tavsiye ederim. Mesela be n elma güzel derim, siz armut güzel dersiniz. Ya da tam tersi. Bunu nerden bağladığıma gelince, windows pencere yönetimi, görselliği ile öntanımlı kde ve gnome görsellerinin arasında fark olmaması. Ayrıca arayüze ilişkin hususlarda da benzerliğin söz konusu olduğunu inkar etmek, meseleye at gözlüğü ile bakmaktan farksız olacaktır.
    Bu nedenle elma ile armutu bu bağlamda burada karşılaştırmak da pek ala mümkün olacaktır, takdir edersiniz ki.

    “Birçok şeyin hazır geliyor olması demek ne olduğunu anlamamıza izin vermiyorlar demek değildir.”

    Tüm yorumunuz dahilinde en çok cevap vermek istediğim konu ise bu aslında.
    Herşeyin hazır geldiği bir sistemden, herşeyin hazır gelmediği bir sisteme geçiş yapmış bir kullanıcı olarak düşünün kendinizi. Örnek vereyim HAL(hardware abstraction layer) servisi. Bu servisi daha önce hazır olarak kullanmış bir insanın, daha sonra bunun hazır olarak gelmediği bir sisteme geçtiğinde çekeceği sıkıntı ne olacak peki?
    Özetle, her şey hazır, tak çalıştır ama ne olduğunu bilme.
    Kusura bakmayın ama MAJÖR dağıtımlar kullanıcının sisteme müdahalesine olanak sağlamaktan uzaklaşıyor. (Etmesine tabi ediyor müdahale, yanlış anlamanızı istemem).
    Ve şu dikkatten kaçmasın ki, windowslaşıyor diyorum, windows olmuş demiyorum. Buna da ayrıca dikkat etmenizi temenni ederim.
    Öte yandan, major kelimesini işgüzarlığımdan majör olarak yazmamışım (ve kelimenin özgün hali majeur Fransızca kökenli olup Türkçeye majör olarak girmiştir). Dolayısıyla büyük olarak nitelediğiniz kelimenin esası da Arapça olup, Türkçe’nin özgün yapısına dahil bir kelime değildir. Yine de dil konusunda düzeltme için teşekkürler; ancak tavsiyem, başkalarının hatalarını düzeltmeden önce kendi dil ve imla hatalarınızı düzeltmenizdir. Ben de fazla sayıda Arapça ve Fransızca kelime kullandım, ayrıca özür dilerim.

    Yorumunuzu bekliyor olacağım, ancak saygı kuralları çerçevesinde tanımadığınız bir insana “sen” diye hitap etmeniz hoş değil. Onu da belirteyim :)

  9. Heartsmagic @ February 9, 2008

    Siz ve sen konusunda kusura bakmayın, hak veriyorum.

    Meseleyi basitçe bir daha anlatayım.

    “ne yazık ki major dağıtımlar buna izin vermiyor”

    Tekrar edeyim ve yine anlaşılmazsa o zaman asıl buna abesle iştigal denilebilir. Buna izin vermeyen büyük dağıtımlar değildir, neden olan araştırmayı istemeyen kullanıcıdır. Bana şöyle bir yaklaşımla gelseniz sizi anlardım.

    “Büyük dağıtımlarda bazen kullanıcı tembelleşiyor ve araştırma tarafı zayıflıyor”.

    Ancak sizin şu malum cümlenizdeki acımasızlık ve bu büyük dağıtımları böylece yargılamanız çok itici ve yanlış. İnsan Ubuntuyla da başlayıp eğer niyeti öğrenmekse HAL’ı öğrenemez mi? Ubuntu buna imkan vermiyor mu?

    KDE ve Gnome meselesini yanlış hatırlamıyorsam siz açtınız, haliyle Arch’da veya başka bir dağıtımda olması durumu da sizin o cümlenizden dolayı girdi benim yorumuma. Eğer siz Windowslaşmayı sadece görünüm olarak ele alıyorsanız bu da bir hata oluyor. Kişisel olarak KDE, Gnome gibi massa üstü ortamlarını sevmiyorum diyebilirsiniz. Tercih meselesidir. Fakat büyük dağıtımlarda sadece bu 2 seçenek varmış gibi eleştirmek makul değil. Eğer kast ettiğiniz bu değilse ben nereye varmak istediğinizi anlayamadım, kusuruma bakmayın. Arch Fluxbox olabilir mi mesela? Ya da sadece Arch X olmayan bir ortam? Hani anlamadığım Arch’ın neden Windowslaşmadığı?

    Majör kelimesinin nereden geldiğini biliyorum teşekkürler. Kullandığım kelimelerin de genelde nereden geldiğini biliyorum. Ancak siz majör kelimesini kullanmanızı yadırgamayıp, benim büyük kelimesini kullanmamı eleştiriyorsanız “el insaf” diyorum. Lütfen söylediğinizi biraz tartın. Türkçe dilini bu dar satırlarda tartışmak biraz garip olur ancak hangi kelimelerin dilimize ne zaman, nasıl yerleştiğini iyi biliyorsunuzdur. Dışarıdan zorlama bir “majör” kelimesini sokma gayreti bırakın da garibime gitsin.

    Meseleyi uzatma ihtiyacı hissetmiyorum. Hangi dağıtımı kullandığınız bizi çok bağlamaz, hatta gidip LFS bile yapabilirsiniz. Ancak karşınızdaki insanları sanki hiç KISS felsefesine sahip dağıtım kullanmamış gibi düşünüyormuşsunuz hissi uyandı bende. Anlatmak istediklerinizde haklılık payı vardır bunu kabul ettiğimi daha önce de belirttim ancak sanırım sizin anlatış biçiminizde sıkıntı var. Büyük dağıtımları bir kalemde silme tutumu bana af edersiniz ancak çok saçma geliyor. Lütfen ilk yorumunuzu okuyun, aradaki kullandığınız cümleleri tekrar inceleyin. Bir de son cümlenize bakın. Söylediklerinizin nereye varacağını kendiniz de biliyorsunuz. Peki bile bile neden söylüyorsunuz?

  10. eribol @ February 9, 2008

    Samed arkadaş senden rica etsem windows ve linuxun(daha doğrusu özgür yazılımın) tanımını yapabilir misin? Yok hani pencere sistemi benzedi diye eleştiri alacaklarsa kernelden fare desteği, hatta az ileri gidip super tuşu kaldıralım. Hatta yeni bir komite oluştursunlar linux üzerinde windows benzeri ne kadar araç varsa hepsinin tespitinin yapılıp yavaş yavaş ortadan kaldırılmasına başlansın.
    Yukarı tükürülse bıyık, aşağı tükürülse Samet

  11. Samed Beyribey @ February 9, 2008

    Yılmaz Türkçe savunuculuğu yapacak değilim ancak kullandığım dilden dolayı da eleştirilmeye sarktığı zaman, kusura bakmayın acımasızca eleştirmeyi kendime görev bilirim.

    Evet kabul ediyorum, görselleşme açısından KDE ve GNOME mevzuuna girdim, kullanılabilirlik açısından linux ile windows’u karşılaştırmadığımı, karşılaştırmayacağımı anlamış olmalıydınız, demek ki ben yanlış ifade ettim, bu konuda özür dilerim.

    KISS mevzuuna gelince, tabii ki herkes kullanmak istediği sistemin, kendisine, zamandan tasarruf sağlayacak nitelikte olmasını ister vs. Ben böyle yapıda bir linux dağıtımını seviyorum ve kullanıyorum, insanların ubuntu vs. kullanmasını yadırgamıyorum. Ayrıca özgür yazılım ürünlerinin daha fazla masaüstünde yer alması benim daha çok hoşuma gider.
    Ancak yine de büyük dağıtımların, ki bu büyük dağıtımlara bir isim vermek gerekiyor, SUSE, Fedora ve Ubuntu olarak temel alayım, kullanıcıyı belli bir daire içinde sınırladığına hala inanıyorum ve bunu da bir SUSE örneği ile vereyim. Uzun zaman önce satın aldığımız bir laptopla birlikte SUSE enterprise edition geliyordu, sistemi tanımak amacıyla, en azından bir terminal kullanmak istediğim anda (bu arada belirteyim KDE ile geliyordu) konsole yazılımını çalıştırmak istediğim zaman bana izinlerle ilgili bir uyarı verdi ve açılmadı. Bunu şimdi bana nasıl izah edeceksiniz Allah aşkına?
    Bu konuda böyle bir tartışma yaşadığımız için sayın Heartsmagic’e teşekkür ediyorum ve böyle bir tartışmaya her zaman seve seve gireceğimi tekrar söylemek istiyorum. Herhangi bir şekilde kırıcı bir söz ettiysem affola.
    @eribol
    Öncelikle sizi de uyarmak isterim, sizi tanımıyorum ve arkadaşınız olduğumu da sanmıyorum bu yüzden sizi de saygı kuralları çerçevesinde “sen” tarzı yaklaşımınızdan dolayı uyarma gereği duyuyorum. Amacım linux’a çamur atmak değil, dağıtımları eleştirmek.. Bu yüzden ne demek istediğinizi anlamadım, özellikle yukarı “tükürülse bıyık, aşağı tükürülse samet” sözünüzün ne anlama geldiğini bizzat kendinizden öğrenmek istiyorum.

    Windowsun tanımını isteğiniz üzere çok kolay yaparım, microsoft tarafından geliştirilen bir işletim sistemi. Bu kadar basit bir tanımı neden merak ettiğinizi anlayamadım :).

    Özgür yazılımdan anladığım sanırım sizin anladığınızdan farklı. Ben özgür yazılımı microsoft karşıtlığı ile bir tutmuyorum. Özgür yazılım, bana kendi olanaklarımı uygulamamı sunan, ifade özgürlüğünün bilgisayar ortamındaki tasavvurudur. Bu yüzden linux kurduktan hemen sonra çocukça bir eda ile, yaşasın linux kullanıyorum kahrolsun microsoft tarzı bir yaklaşıma girecek değilim.

    Ayrıca bir bilgi yanlışınızı da açığa sunayım, fare kullanımı bildiğinizin aksine windows ile ortaya çıkmış bir mevzu değil. Araştırmanızı tavsiye ederim.

    Komite önerinize gelince (her ne kadar dalga geçiyor olsanız da ben sizi ciddiye almakla mükellefim), araçlar konusunda özgünlük yoksa özgün tasarımlar konusunda bir çalışma yapılmasına karşı değilim.
    Yine tekrarlamak isteme gereği duydum, “Yukarı tükürülse bıyık, aşağı tükürülse Samet” sözünden kastınız nedir acaba :)

    @Fatih
    Sanırım yazı ile yorumlar arasında derin bir uçurum söz konusu oldu, rahatsızlık için özür dilerim.

    Saygılarımla,

  12. Heartsmagic @ February 9, 2008

    Türkçe ile başlayayım meseleye. Eğer büyük gibi bir kelime dururken majör’ü kullanırsam beni doyasıya acımasızca eleştirebilirsiniz.

    Tamam şimdi biraz daha ortak noktaya yaklaştık gibi. Sizin düşüncelerinizin bir kısmını kabul ettiğimi ben en başından beri söylemeye çalışıyorum, fakat siz birazcık daha yakınlaşmanıza rağmen o kesin olan cümleleri söylemek istemiyorsunuz.

    - Bunu izin vermeyen büyük dağıtımlar değildir.
    - Masaüstlerinde pencere vs. benzerliği ile dağıtımlar Windowslaşmaz.

    Ha, görünüm itibariyle benzeyebilirler, orası tartışılır. Kaldı ki bunu da dağıtımlar üstünden götürmek çok doğru olmaz, daha çok masaüstleri ile ilgilidir. Dağıtımların buradaki rolü (eğer ön tanım kavramı varsa) ön tanımlı olarak bunlardan biri ile gelip, kendisini belli bir kalıba sokmasıdır.

    Son söylediklerinizle beraber konuyu farklı bir noktaya çektiniz. Biraz yanlış olmuş. Bir dağıtımdaki bir problemden bahsederek ben hala İLK yorumunuzdaki o iki cümleyi nasıl açıklamaya çalıştığınızı anlamadım. Konu tamamen Suse ile alakalı olabilir, özel bir problem olabilir, o an olmuş olabilir vs. Suse kullananlar şu an terminali açamıyorlar mı? Ben pek kavrayamadım olayı ancak dediğim gibi kavramam da gerekmiyor zira mesele bir dağıtım meselesi değil.

    Tartışmaktan, fikir paylaşımından ben de memnunum ancak siz bu dediklerimi kabul etmedikten sonra bir yere varamayız. O nedenle bu başlığın sizin de söylediğinizi gibi Fatih’i rahatsız etmemesi açısından fazla uzamaması taraftarıyım. Büyük dağıtımlar Linux olgusuna çok şey katmışlardır, destekleri de çok büyüktür ve öyle olmaya da devam edecektir. Bazı noktalar açısından eleştiri yapılabilir ancak bir kalemde silmek çok doğru değildir der sözlerimi bağlarım.

  13. Mustafa @ May 8, 2008

    Selam
    pure64 adına swfdec 0.6.6′yı denediniz mi.Bence çok başarılı…
    Java yerinede mesela gnu classpath
    Not:Tomboyda rss’den takip ettiğim bloglara yarum yapmak için aldığım not bayağı kabarmış şimdi şuan vakit bulmuşken hemen cevaplamak istedim kusura bakmayın.Hiç yoktan 6 ay olmamış :) ondan eski yorum bekleyen yazılarda var.Dersler bu sıralar yoğun…
    iyi günler

Buradan yorum bırakabilirsiniz