Basın dedikleri bu olsa gerek

Yine aynı taş yine aynı hamam. Türkiye’de basın şöyle diyorum, böyle diyorum, ama bir süre sonra hep aynı şeyleri demekten bıkmaya başlıyorum. Çünkü o kadar rahatsız eden unsurlar var ki, say say bitmez. Hangisinden başlasam ki, onu da bilmiyorum. Bir sürü şey işte. Bunlardan biri mesela şu film Neşeli Gençlik. İlk önce bağlantı ismine dikkat, movie yazıyor. Yani anlamadığım şimdi, burası İngiltere mi, yoksa A.B.D, ya da resmi dili İngilizce olan herhangi bir ülke? Ne demek movie, koca koca 1.000.000 kelimelik Türkçe’mizde kelime mi bulamadınız? Gelelim şimdi filmin konusuna. Şayet buna konu diyebiliyorsak. Özenti kelimesi cuk diye oturuyor tabiri caizse. Ahlaksızlık diz boyu. Birde böyle bir ülkede, bizim ülkemizde gösterime girecek. Zaten Türk sinemasından bir şey bekleyemez hale geldim(Mehmet Ali Erbil,vs… sağolsunlar). Ama bu kadarını da beklemezdim. Siteye girin, göz gezdirin bir. Bunu izleyen, izleyecek olanlara yazık gerçekten.

Gençlik yok diye geçinen kesim, köşe yazarları, bu film’de de eleştiri yapabilecekler mi acaba. Gerçi o da zor. Film Doğan grubuna ait Dproductions yapımı(isme bakın yine…). Hani şu Milliyet, Hürriyet, Radikal, Posta vs. gibi gazeteleri bandıran kuruluş. Ben bunların iyi niyetlerinden şüphe duyuyorum artık. Zaten olamaz da. Ülkemizi iyice Amerika’ya benzetmekle meşguller kendileri zaten. Ahlak, seviye, kültür gibi şeyler kalmaması için ellinde geleni yapıyor Türk basını. Ama iddia ediyorum, bu film gişe rekoru kıracaktır. Ne olsa bunların sayesinde, Türk gençliği de böyle şeyleri normal sanmaya başladı. Gazete alırken, arka sayfadaki kadın var mı yok mu ona bakıyor. Eğer yoksa, kesin bu irtica ile ilgili bir gazetedir, bunu ben almayayım diyor. Gerçi hiç bir gazete almasın, zaten hepsi aynı. Gerçek anlamda bağımsız bir gazete yok Türkiye’de. Henüz göremedim. Beklemiyorum da, çok şey istemiş olurum yoksa. Ama böyle seviyelerini düşüreceklerine biraz da saygın olsalar çok mu kötü olur. Yazımın başında da dediğim gibi yazacak konuşacak o kadar şey var ki, hangi birini yazacaksın. Basın dedikleri bu olsa gerek. O kadar tükenmez malzeme(ahlaksız, seviyesiz,…) var ki yazacak, yaz yaz bitmez.

Etiketler: , , ,

Benzer Yazılar


5 tane Yorum yapılmış

  1. ylmz @ December 18, 2006

    Haldun Boysan a yakıştıramadım pek, oyunculuğunu sewerdim o adamın :)
    ama şu olay war ki kendimi sanki Amerika filimlerinde hissettim. Haklısın, bu kadarıda pes..

  2. Alper Orus @ December 22, 2006

    Offf of. O kadar güzel yazmışsın ki Fatih. Bu özenmenin sonu nereye gidiyor anlayabilmek mümkün değil. Film hakkında konuşmak bile istemiyorum. Tek kelimeyle iğrenç. Bu tarz bir yozlaşmanın peşinde koşan bu yayın organları, işlerine gelince çok güzel savunabiliyorlar bazı şeyleri. Sakınmak, korunmak gerek bu dünyadan.

  3. onu2 @ June 17, 2007

    1982 yılında gösterime girmiş kanada-amerika ortak yapımı Porky’s adlı filmin bire bir Türkçe çevirisi :) Bu nasıl cesaret anlayamadım doğrusu; gayet güzel çalmışlar diyemiyorum çünkü çalıntı değil aynen kopyalamışlar, replikler bile aynı…

    http://www.imdb.com/title/tt0084522/

  4. Fatih Arslan @ June 17, 2007

    Bak bunu bilmiyordum ben. Doğan Holding işte ne yaparsın.

  5. Heartsmagic @ June 20, 2007

    http://www.sonofnights.com/anti-hurriyet.htm isimli yazıdan alıntı:

    “Kapatmadan önce Hürriyet Gazetesi ile ilgili ilginç bir nokta bugün dikkatimi çekti. SmartFilter, güvenlik piyasasından satılan URL filtreleme ürünlerinden birisi. Büyük şirketlerin, kullanıcılarının iş saatlerinde uygunsuz sitelere, gereksiz mevzulara takılmasını önlemek için kullandığı bir yazılım türü diyebiliriz. Hürriyet Gazetesi bu programda ‘Nudity;General News’ (çıplaklık, genel haberler) kategorisine alınmış.”

    Heh, söze gerek var mı?

    Bu arada Fatih yazıyı yeni gördüm, kalemine sağlık.

Buradan yorum bırakabilirsiniz