Bir türkiye klasiği
Şimdi aşağıdaki bir tane fotoğraf var. Burası bizim evin önü. Bir caddenin ve sokağın birleştiği yer. Sol taraf cadde, onun devamı sağ yukarı ise sokak. Cadde ve sokak arasındaki fark ise, Cadde’nin asfaltı düzgün bir şekilde yapılmış, sokağın ise kırık dökük olması. Ayrıca caddenin asfaltı daha yeni yapıldı, yeni döküldü yani. Gelelim neden bu yazının başlığını bir Türkiye klasiği koydum diye. Asfaltı döken kişiler Ankara Büyükşehir Belediyesinin çalışanları. Buraya bu asfalt dökülürken, gittik söyledik bakın 3-4 metre sağda da bozuk bir yol var, orayı da düzeltin diye.
Çalışanların verdiği cevap ise şu : “Haklısınız da, biz Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak, sadece caddelere hizmet verebiliyoruz, sokaklara Çankaya Belediyesi bakıyor, bu yüzden karışmamız mümkün değildir“, sonra oradaki bir yetkiliyi çağırdık ve ikna etmeye çalıştık, o da, buraya dökebileceğini söyledi, ama Çankaya Belediyesi ile araları olmadığından(Yıllardır Ankara Büyükşehir Belediyesi ile Çankaya Belediyesi arasında anlamadığım, anlam veremediğim bir tartışma var, birbirilerini çekemiyorlar) sokağa asfalt atarsam başım derde girer dedi. Şimdi diğer açıdan bakarsak, Ankara Büyükşehir Belediyesi gıcıklık olsun diye Çankaya Belediyesinin sokaklarını karışmıyordur bilerek. Ya da tam tersi işte.

Her iki tarafa da hak veremiyorum, bu türkiye’nin bir hastalığı ne olsa. İnsanları karşı karşıya getirmek, insanları bir tarafı tutmaya zorlamak, ister istemez bu kavganın içine sürükleniyor. Aynı türban meselesi gibi. Yazacak daha çok şey var da, neyse …
January 12, 2007
Takip Et - Rss
Fotoğraflarım
Son Yorumlar
Okuduklarım
Desteklediklerim







Etiketler (r:30)
Tavsiyeler (r:5)