'Bilişim' Kategorisi için belgelik

Amazon.com’dan nasıl kitap alınır?

Bildiğiniz gibi ülkemizde bazı kitapları almak mümkün değildir. Özellikle yazılım ile uğraşan kişilerin aradığı ve almak istediği çoğu kitap İngilizce’dir. Türkiye’deki yayın evleri bu kitapları sağlayamadıklarından geriye tek seçenek kalıyor o da yurt dışından bu kitapları getirmektir. Bu kitapları alabileceğiz bir çok yer olsa da bunlardan en güveniliri Amazon.com sitesidir. Bu yüzden çoğu kişi kitaplarını oradan alıyor. Şimdi ekran görüntüleriyle bilmeyenlere nasıl kolayca kitap alınacağını göstereceğim. Belirtmekte fayda bu işlemleri Amazon.co.uk ya da Amazon.de gibi sitelerde de uygulayabilirsiniz (Avrupa’da bulundukları için kitap elinize daha çabuk ulaşıyor, ucuz da olabiliyor). Neden yazıyorum bunları peki? Zamanında Amazon.com’dan kitap almak istediğimde nasıl yapılacağını hiç bilmiyordum. Üstüne üstüne Internet’den alışveriş bile yapmamıştım bu zamana kadar. Kısaca nasıl yapılacağı hakkında zerre kadar fikrim yoktu. E-mail yoluyla soru soranlar da olunca ben de yazmaya karar verdim.

Okumaya devam edin »

Elektrik-Elektronik mühendislerinin yazılım ile uğraşmaları mantıksızdır

Geçenlerde biriyle konuşurken başlıktaki cümleyi söylemişti bana. Kendisi yazılım ile uğraşanların mantıksız bir iş yaptığını ve hiç bir işe yaramayacağını söylemişti. Ele-Elo mühendisliği okuyorsan, mesleğinle ilgili işler yapmam gerektiğini savunuyordu. Yazılım ile ilgili kısımı Bilgisayar Mühendisi öğrencilerin yapmasını savunuyordu.

Şimdi efendim, yıllardır bilgisayar ile uğraşan ben bunu duyduğumda bazı şeyleri düşünmeme yol açtı. Milletteki bu düşünceler acaba gerçekten doğru mudur ? Yani bizler 4 senelik eğitimimizin sonunda kesinlikle elektronik’le ilgili işler mi yapmak zorundaydık, ya da şu şekilde söyleyeyim asıl görevimizi elektronik ile ilgili işleri mi yapmaktır?

İleride kesinlikle yazılımla ilgili bir iş yapmak istemişimdir hep. Bu 7-8 yaşındayken, babamın 100 marka aldığı ikinci el Intel 80386 işlemcisi ile gelen bilgisayarın karşısına oturduğumda anlamıştım. Şöyle böyle derken alakasız da olmazsa bir bölüme girmiştim. Fakat sonuç ve hedef hiç bir zaman değişmemişti benim için. Yine de son zamanlarda bu gibi şeyler duyunca acaba yanlış mı yapıyorum(uz) diyorum kendi kendime. Ben yine yolumda devam edeceğim, fakat sizlerin de fikirlerinizi merak ediyorum.

Sizce Ele-Elo mühendisleri mezunları-öğrencileri gerçekten öğrendikleri bilgiler ile yetinip, onlar üzerinde yoğunlaşıp mesleklerini mi icra etmeli ? Yazılım(programlama kısmı özellikle) gibi şeyler ile uğraşmak gerçekten mantıksız mıdır ? Yoksa asıl mantıksız olan bu söylenen cümle midir ?

Adobe FLV ve SWF formatlarının kodlarını açtı

Sonunda Adobe bunca sene kapalı olan FLV ve SWF formatlarını açmış bulunmaktadır. Çok ilginç bir gelişme hakkaten. Okulda ise 3-4 haftadır bölüm’den mezun olmuş, şimdi farklı yerlerde çalışan insanlar gelip seminer veriyorlar. Dün Cisco Türkiye Genel Müdür Erkan Akdemir gelmişti ve yaklaşık 1 saat boyunca çeşitli alanlarda konuşmuştu. Bir arkadaşımız ise Cisco’nun özgür yazılıma nasıl baktığını sormuştu. Kendisi ise: “Ben açık mimari’yi seviyorum ve savunuyorum, çünkü Cisco olarak bunlardan çok faydalanıyoruz. Ayrıca şunu da belirtmek istiyorum ki artık öyle bir hale geldi ki, Mircosoft bile bu baskılara dayanamarak bazı yazılımlarının kodlarını açtı ve buna yönelik çalışmalar yapmıştır. Demek istediğim şudur ki, gelecek açık mimariye doğru yöneliyor ve gelecek açık mimari’dedir” demişti (buna benzer bir şey).

Şimdi bakıyoruz Adobe’nin bu son hamlesi de bunu gösteriyor. Ha bundan farklı çıkarımlar çıkartmak mümkündür tabi (silverlight’e rakip çıkartmak gibi). Her neyse güzel bir gelişme, önümüzdeki senelerde bu gibi şeyler çokça göreceğimizden eminim.

Vestel Kariyer yönetimine bir sözüm var

Bundan 2-3 hafta önce arkadaşlarım bana Vestel’de staj yapabileceğimi, bunun için vestelkariyer.com sitesine girip bir form doldurmam gerekmemi söylemişlerdi. Onlar başvurmuştu, ben ise pek emin değildim. Sonra bir akşam üstü Vestel’e başvurayım diye sitelerine girmiştim ve şu satırlarla karşılaşmıştım:

Sayın ziyaretçimiz,
Sitemiz Microsoft Internet Explorer Versiyon 5.5 veya daha üzeri ve 1024×768 çözünürlüklü ekranlar baz alınarak hazırlanmıştır,

Diğer browser (Gözatıcı) uyglamalar ile test edilmemiştir, dolayısıyla sitemizde bulunan bazı fonksiyonlar çalışmayabilir.

Vestelkariyer Yönetimi.

Başlarım bu işe deyip kapatmıştım sayfayı. Aklımdan Virtualbox’daki windows ile girip başvurmak vardı, fakat gerek duymamıştım(asıl yapmak istediğim başka bir yer var, o yüzden sıcak bakmadım).

Geçenlerde bizim okula Vestel gelmişti. İnsan kaynakları ekibi ve bir tane Ar-Ge mühendisi ile beraber bize Vestel’de işlerin nasıl yürüdüğünü anlatıyorlardı. Ayrıca 1 kişiyle bedava laptop, 5 kişiye de Vestel’de staj olanağı çekilişi vardı. Seminer bittikten sonra biz çıkışta in-ka’dan biriyle konuşmaya başlamıştık. Fakat benim bir kaç söyleyeceklerim var bu konuda.

Sayın Vestelkariyer Yönetimi.

Siteyi sizin yapmadığınız gayet iyi biliyorum, tek temenim acilen adam gibi bir tasarımcı bulup siteyi bu komik durumdan kurtarmanızdır. Seminer günü inovasyon inovasyon demek kolay tabi, halbuki basit bir web sitesinde sınıfta kalıyorsunuz. Ayrıca dünya’da saymayacağım yüzlerce şirket bu konuya hassas davranırken, sizler hala bu işi öğrenememişsiniz, o yüzden lütfen biz Türkiye’nin en şu bu şirketlerinden biriyiz, hatta dünyadaki bilmem kaçıncı şu şirketiyiz demeyin.

Size bu konuda başarılar dilerim.

Parrot CK3100 LCD Araç kiti hakkında izlenimlerim

CK3100 Parrot Araçkiti Eski aracımızı sattıktan yaklaşık iki ay sonra yeni bir araç aldık. Alırken içine de servis tarafından bir de araç kiti taktırdık. Bu kadar farklı bir şey olduğunu bilmiyordum, uyduruk bir şey takarlar derken beni şaşırttılar ciddi anlamda. Gelelim ürüne.

En basit anlamıyla Parrot CK3100 ile aracınızda kablosuz bir şekilde görüşme yapabilirsiniz. Son zamanlarda araç içinde telefon ile yapılan görüşmelerde cezalar gittikçe artıyor, ki başıma da geldi böyle bir olay. O yüzden son zamanlarda bu gibi ürünler artmış bulunmakta. Parrot ise madem kablosuz olacak o zaman iyi bir şekilde olsun diyerek bunu bir adım daha ileriye taşıyor. Özellikler gelince kısaca şu şekilde:

  1. Ekranı olduğu için gelen aramaları veya giden aramaların numaralarını kolayca görebiliyorsunuz. Benim en çok hoşuma giden özellik bu. Bundan önce ekranı olmayan bir araç kiti kullandığımdan bunun faydasını görebiliyorum. Menülerin kullanımı çok kolay. Zaten topu topuna 3 düğme + bir de döndürme özelliği var. Dilleri arasında Türkçe seçeneği de var.
  2. Dahili olarak 150′ye yakın numarayı içindeki hafızaya kayıt edebiliyorsunuz. Ayrıca ses tanıma özelliği ile çok havalı ve kullanışlı bir şekilde kullanabiliyorsunuz. Nasıl mı ? Örneğin aracınızın içinde sürerken, “Telefon” diye sesleniyorsunuz, “Ahmet” diye sesleniyorsunuz ve araç kiti otomatik olarak Ahmet’i arıyor. Hiç bir düğme’ye basmanıza gerek kalmıyor. Görüşmeniz bittiğinde “Kapat” diye sesleniyorsunuz ve Parrot görüşmeyi sonlandırıyor. Kullanınca sanki Kara Şimşek(Knight Rider) içinde oturuyorsunuz gibi geliyor. Çünkü aramalarda Türkçe olarak seslendirmesi de var. Ahmet aranıyor diyor mesela. Görüşme kapanıyor deniliyor mesela. Gerçekten sandığımdan başaralı çıktı bu araç kiti.
  3. Diyelim ki arabayı sizden başka birileri daha kullanıyor? Her kişinin sesi farklı haliyle, her kişinin kullandığı numaralar da farklı, Parrot bunu da düşünmüş ki CK3100 için 5 kişiye kadar ayrı profil tutuyor. Her profilin kendine has 150 numara kaydetme özelliği var, ses tanıma için kullanılan anahtar sözcükler de bu profiler için ayrı ayrı tutuluyor. O yüzden arabayı kullanan kişiler arasında kesinlikle bir uyumsuzluk olmuyor.
  4. Telefonunuzla bağlantı kurduğunuzda telefonun şebeke adını, pil tüketim gücünü ve çekim gücünü de ekranda gösteriyor, tabi telefonun bluetooth adı ile beraber. Mesela sırf araç için bir telefon kullanmak istiyorsanız, bluetooth destekli basit bir telefon alıp, içine sim kartı takabilir ve bu telefonu da sadece arabanızda kullanabilirsiniz.
  5. Bunların dışında araç içinde müzik dinlerken anında arama geldiğinde otomatik olarak müziği sessize alıyor, ayrıca otomatik olarak yaptığı başka bir şey ise eğer cep telefonunuzun bluetooth’u açık ise, arabaya yaklaştığınızda kendisi otomatik olarak bağlantı oluşturuyor. Onun dışında telefonunuzdaki mp3′leri de arabada dinleyebiliyorsunuz. Sesi doğrudan arabadaki hoparlörlere yönlendiriyor.

Genel olarak gördüğünüz gibi gayet başaralı bir ürün. Hem tasarım açısından hem de kullana birlik açısından sizi hüsrana uğratmayacaktır. İçinden çıkan mikrofonu bizde sürücünün güneşlik kısmının sağ kısmına yerleştirmişler. CK3100 ekran ünitesini ise ön konsolda yerini alıyor. Fakat bunu dilediğince istediğiniz yerle yerleştirebiliyorsunuz. Fiyat konusuna gelirsek, biz arabayı aldığımızda kendileri taktıkları için bilmiyorum, fakat küçük bir araştırma yaptım ve Gittigidiyor’da 400Ytl gibi, Hepisburada.com’da ise 360 ytl gibi bir fiyata alınabiliniyor. Ayrıca Renkli veya dahili GPS’i olan ürünleri de var. Bunların fiyatı biraz daha fazla.

Parrot ve ürünleri hakkında daha fazla bilgiyi parrot.com.tr adresinde bulabilirsiniz. Fakat şimdiden diyeyim, siteyi her kim çevirdiyse yüzlerce hata bulunuyor. Türkçe seçtiğiniz halde çoğu kelimeler İngilizce. Bu yönden eksiklikleri var.

Son zamanlarda yaşananlar

2-3 haftadır yazamıyorum, bunun bir kaç sebebi var kısaca anlatayım. Birincisi küçük bir ameliyat geçirdim, 8 güne yakın hastanedeydim o yüzden 14 gün boyunca internet’den uzak durdum. Bu 14 gün çok da iyi geldi. Biraz kafa dinledim ve daha önce yaşadığım bir çok şey üzerine kafa yorabilme imkanım da oldu. İkincisi ellimdeki Toshiba M40X-112 laptopumu sattım. Hal öyle olunca yine bir şeyler yazamadım onun yerine biraz da kendi biriktirdiğim parayı koyarak kendime bir tane masaüstü sistemi oluşturdum(Zaten uzun süredir planladığım bir şey). Çok da güzel oldu, özellikleri şu şekilde:

  • Islemci: INTEL Core2Quad Q6600 2.4GHz G0 Rev
  • Anakart: GIGABYTE P35 DS3L
  • Ekran Kartı: PALIT 8600GT SONIC+
  • Bellek: 2 x KINGSTON 2GB DDR2 800 PC6400
  • Sabit Disk: 2 x 250GB SEAGATE ST3250410AS 16MB Sata2 NCQ (3AAC)
  • DVD Yazıcı: ASUS 2014L1T 20X DVD-RW SATA
  • Kasa: LIAN LI PC007-FB
  • PSU: FSP 500W BLUESTORM II

Hepsini araştırarak, nedir ne değildir diye aldım. Bunları yaparken Hiteknoloji.com‘dan Serhat bey de çok yardımcı oldu. Hem Ankara’daki en ucuz sistemlerden birini aldım, hem de çok iyi bir destek aldım. Bundan sonra tüm arkadaşlarımı da burayı yönlendirmeyi düşünüyorum. Raid 0,1 gibi şeyleri de öğrenmiş oldum, yapmayı düşünüyordum fakat sonra vazgeçtim. Anakartı da ona göre aldım. Daha önce Centrino 1.6 kullanırdım, bu sefer biraz daha iyi olsun diye dört çekirdekli bir işlemci aldım. Aklımda biri ki proje var, özellikle video coding/encoding işlemleri açısından işime çok yarayacak. Ekran kartı Nvidia 8600gt’nin overclock yapılmış hali. Nvidia’nın Linux konusunda pek sorunu olmadığı için seçtim. İleriye yönelik olsun diye de 4 gb ram taktırdım. Kasa’yı da yine kendimce beğendim, biraz sade ve güzel bir tasarıma sahip olan Lian Li PC007-FB aldım. Aşağıdaki fotoğrafda görebilirsiniz. Mavi ışıklı bir şey. Bunların dışında bir tane de Cpu soğucutusu siparişi verdim, adı da ThermalTake BigTyphoon. Hem işlemcinin daha rahat çalışmasını sağlayacağım, hem de işlemciye de overclock yaptırabileceğim. Şu anki 2.4 Ghz‘i ileride soğutucu ile kolay bir şekilde 3.2-3.4ghz civarlarına getirebileceğim. Çünkü bu işlemciler G0 revision ile çok müsait bu işleme.

sistem_b.jpg

İşlemcim 64bit olduğu için ona uygun bir işletim sistemi de şart. Yoksa 4gb ramı da tam görmeyecek(3600mb’ini sadece). Ayrıca madem 64bit kullanıyorum o zaman ona göre bir şey olsun dedim. Bende uzun zamandır kullandığım Archlinux‘ün 64bit sürümünü yükledim. Çok hızlı bir şekilde kurup herşeyi tamamladım. Kullandığım tüm programlar çalışır vaziyette. Flash bile yüklü. Hiç bir sorunum yok yani. Bu konu hakkında daha fazla bilgiyi sonra anlatacağım.

« Previous PageNext Page »