Kitaplar üzerine
Uzun zamandır yazmadığımın farkındayım. Yaşadğım hayatın içinde ortaya çıkan bir çok etken var, herkes gibi bende bazı şeylerden etkileniyorum ve bu yüzden kendimce önemli saydığım konulara ağırlık veriyorum. Bu son 1 yıldır kendi hayatıma daha çok önem verdiğim sayılabilir. Önceden İnternet ve Linux ekosisteminde çok zaman geçirirken şimdi o kadar zaman geçirmediğimi anlıyorum.
Tüm bunlar olurken, okuma alışkanlığımı hiç bir zaman kaybetmemişimdir. Ne okuduğum değişmiştir, ama hiç bir zaman okumamazlık yapmadım. Bana göre bir kitabı eline alıp okumak dünyanın en güzel ve en huzur verici olaylarından biridir. Bu hiç bir şekilde değişmeyecektir. Hal böyle olunca, kitap ve kitaba dair herşeyi seviyorum. Bu sevdiklerimin arasında en çok da kütüphane’ler ve kitaplıklar geliyor. Özellikle web’de gezinirken insanların paylaştığı kitaplıkları göz gezdirmeyi severim. Bir resim tabolsuna bakar gibi dakkikalarca gözümü almadan bakabiliyorum bu fotoğraflara. Bugün okuduğum bir yazı da bu yazımı yazmaya itti.
Kendisi kitaplıkların bir insan üzerinde hemen hemen her şeyi anlattığını ve bir eve girdiğinde bir kitaplık görmedikçe size güvenmeyeceğini söylüyor. Kitabı sadece içerik olarak değil bir bütün olarak değerlendirmek lazım. Nasil ki bir cd albümün kapağı o albümün bir parçası ise, kitabın kapağı ve duruşu da o kitabın bir önemli bir parçasıdır. On yıllar boyunca bizden önceki nesiller plak arşivleri yapardı. Bizim nesil, ben de dahil mp3 devri yüzünden bu zevkten mahrum kaldık. Şimdi ise başka bir zevkten mahrum birakılmak üzereyiz. O da Amazon’un çıkardığı Kindle ve kendi bütünleşik ekosistemi benzeleri sistemler yüzünden. Tabi türkiye’de bunların hiç biri yok, ne kadar tutulacağını da hiç bilmiyorum, ama kitablara yaklaşım hiç bir zaman bir kindle seviyesine inmemeli. Bu tutuculuk değil, sadece yüzyıllar boyunca var olan bir kültüre olan saygıdır.
Bu yüzdendir ki ben de evimdeki kitaplara biraz daha “saygılı” davranmaya başladim. Bir çok yerde dağınık bir şekilde olan kitaplarımı toparladım. Eski kitaplığım aslında tam bir kitaplık sayılmazdi. Dolaptan bozma kitaplık desek yeridir. Kendisini bir kenara koyup sade bir kitaplık almıştım. Kitaplığımı da odamdan içeri girerken göreceğim şekilde tam karşıma koydum. Odama her girişimde bu kitaplık bana hayatta güzel şeylerin olduğunu hatırlatıyor. Kendisini üste görebilirsiniz. İleride bu kitaplıklardan birden fazla olmasını istiyorum. Hatta en iyisi, tek bir oda ve içinde kitaplardan başka bir şey olmaması.
Sizde durum nasıl ? Kitaplıklarınız ve kitap odanız var mı ? Kitaplara bakış açınız nasil ? Bu konuda yorum yapmak isteyenler buyursun.
Ağustos 24, 2009
Yorumlar(8)
Son Yorumlar
Etiketler (r:30)
Tavsiyeler (r:5)
Fatih uzun zaman sonra Rss okuyucumda gönderini görmek hoşuma gitti. Hemen siteye geldim yazını okumak için…
Kitaplar konusunda hassas bir başka insan görmek hoşuma gitti doğrusu. Küçükte olsa bir kitaplığım var ve bunu takıntı haline getirdim. Okuduğum kitabın mutlaka kitaplığımda yerini alması ve ona arasıra da olsa bakmam gerekiyor. Bu bir huy, elden alınan ve okunup geri verilecek olan kitaplara karşı aynı sevgiyi besleyemediğimi farkettim
Şu Kindle konusunda endişelenmiyorum. Bizim ülkemizdeki okur yazarlık durumu zaten ortada. Bunu istediğimiz kadar teknolojik hale getirelim bizim için kitaplar ölmeyecektir. En azından benim görüşüm bu yönde.
Eskiden kişisel blogumda okuduğum kitapları yazardım, uzun süredir yazmıyorum. Gönderin sayesinde yeniden kitaplarımı yazma ve tanıtmaya geçebilirim sanırım.
@Volkan, Rss okuycusu kullanan varmis hala bu devirde ben de ona sasirdim
Sanki tüm bu FF furyasindan sonra kimse eskisi kadar yazmiyormus gibi geliyor bana. Gelip okuduguna sevindim acikcasi.
kitap;
görgüdür,
bilinçtir,
dinlemek ve dinlenmektir,
demokrasidir,
bilgidir,
öğrenmektir,
öğretmektir .
ve kitaba sahip olmak bir kitabı mp3çesine indirmekten daha oturaklı bir histir.
Kitap iyidir güzeldir fakat ben biraz farklı düşünüyorum şu kitaplık meselesiyle ilgili. Şöyle; şu ana kadar bir çok kitap okudum. Fakat şu an evimde, yanımda toplasanız 3 tane kitap yoktur okuduğum kitap harici. Benim mantığım şu şekilde işliyor. Kitabı oku alacaklarını al ve kitabı bir başkasına ver, hediye et. Böylelikle o da faydalansın. Sonra o da başkasına versin.
Şu ana kadar belkide resimdeki kitaplığı dolduracak kadar kitabım oldu ama hepsini birilerine verdim (mesleki teknik bilgiler içeren kitaplarım hariç).
Verirken de özellikle işi bittikten sonra başkasına vermesini tembihliyorum, geri istemiyorum.
Benim kitaplara bakış açımda işte böyle. Bilmem doğrudur yanlıştır. Saygılar.
Ben de kitap okumayı sevenlerdenim. Sadece esas içeriğini de değil, kapağını, önsözünü, içindekilerini, ilk sayfadan başlar satır satır okurum.
Yalnız kitap okuma alışkanlığım son yıllarda oldukça değişti.
Bir konu üzerine birçok kitap yazılıyor, elektronik ortam sayesinde bu kitaplar arasından seçim yapabilme imkanınız artıyor. Mesela C öğrenmek istiyorsam, C üzerine yazılmış on tane elektronik kitap indiriyorum, hepsini zaman ayırıp inceliyorum (bazen ilk bir iki chapter’ını okuyorum hepsinin). En sonunda güzel olduğuna karar verdiğim kitabı Türkiye’de bulabilirsem satın alıp okuyorum bulamazsam da satın alma işini ileri bir tarihe erteleyip elektronik ortamdan okuyorum. Şimdi bunu fiziksel bir kitap alarak yapmak olanaksız. Özellikle de Türkiye’de, çünkü bu yabancı kitapları kütüphanelerde bulmak çok zor, yani 10 tane kitap alayım, beğenmediklerimi geri vereyim yapamıyorsunuz. Elektronik ortamın böyle bir yararı var yani
Bir de Kindle konusunda biraz farklı düşünüyorum. Çoğu zaman aynı anda birden fazla kitap okuyor oluyorum. Bu gibi durumlarda da yanımda yüzlerce kitabımı taşımamı sağlayan Kindle gibi seçenekler oldukça kullanışlı olacaktır.
Yalnız Kindle’ı hiç kullanmadığım için okuma kalitesi nasıldır bilemiyorum. Kağıttan okumanın zevkini hiçbir zaman monitörden elde edemedim. Ne de olsa kitabın kokusu bile insana ayrı bir haz veriyor. O yüzden elektronik kitap okuyacağımda bile çoğu zaman yazıcıdan çıktı alıp okuyorum
Yazınızı okudum ve çok beğendim.Yazınız bana çok içten geldi.Keşke bu konuda herkes sizin gibi olsa, çünkü artık kitap okuyan kişiler o kadar az ki!Anladığım kadarıyla sayısalcısınız ve bu yazınızı daha değerli kılıyor.Artık kitaplarla sacede bizim gibi edebiyatçılar ilgileniyor zannediyordum. Ayrıca kitap okumayı bile internet üzerinden yapmaya başldığımız şu zamanlarda daha sıkı sıkıya elimizdeki kitalarımıza sarılmalıyız. Çünkü Nurullah Ataç’ın da dediği gibi kitap okumayan insanlar hayatta pek çok şey başarabilirler fakat insani yönleri hep biraz eksik kalır…
abi selam nasilin kapattin mi siteyi ben hala senin sayfayi girdigim int cafelerde ana sayfa yapiyom:))
@Selim baktım geçen arabistan’dan ziyaretçiler geliyor, dedim selim yine işler karıştırıyor
Eskisi gibi yazamıyoruz selim, bakalım nasil gidecek bu şekilde