Mim dalgaları ve Türk Blog Camiası

Değerli Teknodergi.org yazarı Fatih Günaydın'dan bir pas almışım. Bin kere de dinlesem sıkılmayacağım şarkıları sıralamam gerekiyor. Cevaplamazsam olmaz haliyle bunu. Fakat mim ile alakalı olan konu hakkındaki fikrimi yazmadan önce bu Mim hadisesi hakkında bir şeyler karalamak istiyorum.

Mim hadisesi ile 1 yıl öncesinden karşılaştım. Bir iki pas aldım, bir iki pas da attım. Açıkcası hoşuma gitti. Hoşuma da gidiyor halen. Blog camiasının birbiri ile olan muhabettini daha güçlendiriyor ve birbirimizi daha iyi tanıma fırsatı tanıyor. Fakat ne yazık ki istenildiği gibi olmuyor. Artık Mim'lerden soğar oldum. Mim görünce pek okuyasım gelmiyor. İlginç olmaması mı yoksa blog'a zaman ayıramayınca başka yerlerden "Mim gelince herkes atlıyor" gibi mesajlar okumam mı bilmiyorum. Okuyan bilir, okumayan da bilsin. Hit için yazmadığımızı az çok herkes bilir(beni tanıyanlar). Çünkü gerçekten Blog kavramını yaşatmaya çalışıyorum. Yaşatmaya çalıştığım gibi de son zamanlarda ne yazik ki okuyacak girdi bulamıyorum.

Google Reader'de 400'e yakın rss beslemesi var, bunlardan tahminen 130-160 tanesi türk blog yazarlarına ait. Mim'lerin çoğalması ve herkesin aynı şeylerin yazması sonucunda artık kişisel girdi bulamıyorum. Ha doğal olan bir kaç blog yazarı elbette var. Ama blog piyasasında yıllardır var olan bloglar malesef artık doğal gelmiyor. Bayram gelince bayram mesajları, başka bir şey olur kısa ve normal yazılar ile doğal olmaya çalışılır ama herkes bilir ki hit alsın diye yazılır bu yazılar. Onlar da güzel yazı yazmayı biliyor elbette. Ama ne zaman bu bayram mesajları gibi ucuz şeylerden vazgeçecekler? Öyle olunca da okuyasım gelmiyor artık o blogu.

Acaba ne yapmak lazım buna kaşrı. Örneğin Chatkapi gibi bir blog ortaya neden çıkmıyor ? Bir Barış Atasoy neden çıkmıyor ? Bir Tekmetokat neden çıkmıyor ? vs... Bu gidişle 160 tane blog'dan sadece 20 tanesini okur olayacağım.

Gelelim Mim'e tekrardan. Hiç sıkılmayacağım bir kaç şarkı şu şekilde:

Seal - Love's Divine
Sagopa Kajmer - Kopya Kalpler ve 24(Çok seviyorum Sagopa Kajmer'in şarkıları, aslında tüm albümü de yazabilirim bu kısma)
Dido - Hunter, White Flag, Sand In My Shoes ve Thank You

Pas'ımı da Yengeç'e atıyorum. Umarım kabul eder :)

Not: Kimseye karşı bir art niyetim yok ama durum bu malesef. Bu konuda düşünceleriniz varsa buyrun yazınız. Yazılar da yazılır, bir çok kişinin kalbi de kırılır bu konuda. Çünkü yazacak çok şey var.

Etiketler: Bu yazıda herhangi bir etiket yok

Benzer Yazılar


14 tane Yorum yapılmış

  1. Fatih Günaydın @ October 6, 2007

    Bu konuda aslında dediğin gibi çok söylenecek söz var.Zaten bende bana bu pas geldiğinde şöyle bir düşündüm yazsam mı yazmasam mı diye ama pas sevdiğim bir dostumdan gelince ve ilgi alanıma giren bir konu olunca yazmak istedim.Aslında blogküre’de bir mim kirliliği var.İnsanlar technoratide güncelleme görünsün diye,çok girdi yapmak için yazar oldular mimleri.Bloglar hakkında söylediklerine gelincede , sanırım benimde üzerime alınmam gereken paylar var.Gerçi ben bayramlarda seyranlarda yazmıyorum ama yinede blogu blog yapan değerleri kaybetmeye başladım sanırım.Biraz daha dikkatli olacağım bu konuda.

  2. Fatih Arslan @ October 7, 2007

    @Fatih

    Blogu blog gibi kullanan insanlar kendini belli ediyor zaten. Seni de sevrek takip ediyorum. Fakat şöyle bir şey var, blog’u blog gibi kullanmak lazım. Haber sitesi ve hit makinesi değildir.

  3. Heartsmagic @ October 7, 2007

    Ne zamandır günlüğüme yazmıyordum bir şey, aslında çok sıkıntı hissetmedim ancak çevre baskısı oluyor bir zaman sonra, öldün mü kaldın mı gibisinden. Arada bir yazmama taraftarıyım, sonuçta orası senin de dediğin gibi haber sitesi veya başka bir şey değil, kendi günlüğüm, can ister üst üste yazarım, yine aynı can bu sefer istemez sus pus kalırım.

  4. volkan karakuş @ October 7, 2007

    Haklısın Fatih, bu yazdıklarında yerden göğe kadar haklısın. Bende sana paralel bir şekilde mim dalgalarının biraz daha teknolojiyle alakalı olmasını istiyorum. Belki teknoloji ve tasarım konularında ağırlıklı olarak yazdığım için böyledir. Sözgelimi “En sevdiğiniz 5 Wordpress Eklentisi”, “Sürekli kullandığınız 3 makale sitesi”, “En sevdiğiniz kurumsal ve ticari web siteleri” gibi mim dalgaları olsa eminim hem çok daha zevkli olur hem de birçok insan bu konularda bilgi sahibi olur. Yorumumu “Ah be nerede o eski bloglar” diyerek bitiriyorum.

    Teşekkürler…

  5. yengeç @ October 7, 2007

    @fatih öncelikle çok doğru söylüyor her seferinde diyoruz özgün olması gerekir bir blog yazarının ama malesef=) sadece bayram mesajı bir diziçıkıyor hop 30 tane onla ilgili blog açılıyor içerik olsa gamyemiyecem sırf youtube videosu =) neyse
    mim pasını alıyorum ama daha önce bu mim bana uğramıştı fakat yine kabul ediyorum =)
    http://www.bilgisiz.org/2007/09/muzik-blogun-gidasi.html

  6. Fatih Arslan @ October 7, 2007

    @Heartsmagic

    Katılıyorum, bence baskı olmaması lazım. Ama ben blogu uzun süre boş görünce içim acıyor. Bir şeyler karalamasam olmuyor.

    @Volkan

    Haklısın aslında o açıdan hiç düşünmemiştim. Yorumun da güzel bu arad :)
    @Yengeç

    Af ola, görmemişim o girdini. Bir daha aynı hataya düşmem umarım :) Neyse zaten herkes birbirini buluyor, okuyacağı kişiyi de buluyor. Seçme şanşımız en büyük lüksümüz zaten.

  7. [...] mimlerin kalitesinden dem vururken , bilgisyarımız ve teknoloji ilişkili bir mim geldi Yalçın‘dan.Kendi masaüstümüzü [...]

  8. barış atasoy @ October 8, 2007

    Güzel bir konuya değinmişsiniz; ama cevabı başlı başına Internet’te aramayalım. Türkiye’de ne kadar kitap okunuyor, senede kaç “özgün” kitap basılıyor, entellektüel birikim ne kadar değerli gibi yıllardır sorulan sorulara verilen cevapları okursak, blogların da neden bu halde olduğunu anlarız.

  9. Feyzullah Ceylan @ October 8, 2007

    mimleri okumaktan bende zevk almıyorum

    fakat Volkanın dediği
    “En sevdiğiniz 5 Wordpress Eklentisi”,
    “Sürekli kullandığınız 3 makale sitesi”,
    “En sevdiğiniz kurumsal ve ticari web siteleri”
    gibi mimlerin faydalı olacağı taraftarıyım

  10. yakuter @ October 10, 2007

    Öncelikle Fatih cesaretinden dolayı seni tebrik ederim. Benim söylemek isteyip de belki ağır şeyler söylerim diye korktuklarımı çok güzel bir dille anlatmışsın. Sevdiklerimizden gelen mimleri kıramıyoruz fakat ben günlüğümde mimlerden çok kendi yazılarımı yazmak istiyorum.

    Daha dün üç adet e-posta aldım. Şu şu şu konulu bir mim atsam cevaplar mısınız diyordu bende kibarca geri çevirdim. Fakat bir şekilde birileri cevaplıyor ve yine gelip çatıyor. Tabi cevaplamadan da olmuyor. Sonuç ise tam bir hezimet, hep aynı içerik, aynı konu. Ben özgün olmak istiyorum ama insanın eli kolu bağlanıyor. Bence artık mim konusundaki bilincimizi biraz olsun değiştirmeliyiz.

  11. Fatih Arslan @ October 12, 2007

    @Feyzullah

    Dediğin gibi olursa içerik de sağlanmış olur.Fakat bunu yaparken bir şey kendinden katmalı. Yani kısa cümleler işte şunu beğeniyorum, bu kadar deyip konuyu kapatarak da bir şey edilmiyor.

    @Yakuter

    Aynen, katılıyorum. Değiştirme konusu da biz blog yazarlarına düşer diye düşünüyorum. Biz kaliteli içerik yaparak, çevremizdekilerini de etkilersek onlar da elbette bunun farkın varacaktır. Ve yapamadığımız şey de acımasız bir şekilde doğruyu söylemek. Yapamıyorsan yapamayacağım dememiz lazım. Ben dahil çoğumuz kimseyi kıramıyoruz.

  12. volkanalabaz @ October 13, 2007

    @Sevgili Fatih;
    ”blog’u blog gibi kullanmak lazım. Haber sitesi ve hit makinesi değildir.”Sözüne şiddetle katılıyorum ben artık doğdürüst okumuyorum takip ediyorsan 15 yada 20 kişi vardır nedeni belli nereyi açsam bir bakıyorum bir gazetede olan haber hopppp blogda ama ben zaten gazetede okuyorum zaten yada bir başka bir yerde yayınlanan yazı konusu fikri alınıpı başka bir kostümle gene karşımda bende çareyi okumamakta buldum en güzel keyif alarak blog adına yakışır işler yapan adamları belirleyip onları takip ediyorum artık. Mim dalgası bundan bir ay önce çok kötü bir vasiyet almıştı bir baktım tam 6 kişi aybı anda mimlemiş dedim ben ne yapacağım. Dedim kendi kendime gene Türk zekası aslında ”mim”kavramından uzak sadece ”link”gelsin düşüncesi olduğunu düşünerek yarısını geri çevirmek zorunda kalmıştım ama gene başladı ve artık o kadar içler acısı oldu ki mimi başlatan arkadaşı bile aynı mimle mimliyorlar çok komik bir durum. Gerçi ”mim” olayına karşı değilim akıllı olan her mim dalagasına karşılık vermeye çalışıyorum.Saygılar dilerim. Buradan da bir kere Ramazan Bayramını kutlarım. Sevgiyle kal.

  13. [...] arasında yayılan mimler konusundan Fatih gibi düşünsem de bazen ortaya çok kaliteli mimler çıkabiliyor. Fikir Atölyesi‘nden [...]

  14. Burak Doğan @ February 6, 2008

    Herkese selamlar.. Yazının üstünden zaman geçmiş ama, yinede bir düşünce ve bir soru benden size. Tamamdır, mutlaka mim ve benzeri link için kullanılıyordur. Ancak yeni blogcular bunun dışında kendilerini nasıl tanıtacaklar, nasıl ispat edecekler?

    Mesela 8 ay sonunda günlük tekil kişisi 400′ü geçmeyen kişi “hit getirecek yazı” dan başka bir şeye mi yönelmelidir? Bir şekilde bu bloglar için zaman ayırırken, amacımızın para kazanmak olmadığı belli ama, insan yazdıklarını daha çok kişi okusun, daha çok değer versin, yorum yazsın istiyor..

    Bunun başka bir yolu var mıdır? (Sosyal imlemedir, blograzzidir olaya katmıyorum..)

Buradan yorum bırakabilirsiniz