Moleskine20′inci yüzyılda Paris’deki edebiyat ve sanat ortamlarında kullanılan bir defterdi. Bu defter Tours’da küçük bir kırtasiyede üretiliyordu. Dış kapağı Moleskin adında bir kumaş’la kaplı olduğu için Moleskine adı verilmiştir deftere. Bu kumaş çok sağlam ve dayanıklıdır, örneğin Alman Askeri birimlerin bir kaçında bu kumaş kullanılır. Başka belirgin özelliği ise, siyah bir lastik ile defteri kapatması, ayırca birde defterin içinde küçük bir çanta olmasıdır.
Moleskine’nin ünlülüğü Bruce Chatwin‘in kitabında (ing. The Songlines) detaylı bir şekilde anlatılıyor. Zaten defterlerin adını da „les carnets moleskines“ olarak ifade ediyordu. Sık sık şunu ifade ederdi „Losing my passport was the least of my worries, losing a notebook was a catastrophe.“ ( Pasaportumu kaybetmek, benim için kaygılanacak en son şeylerden biriydi, ama defterimi kaybetmek bir felâketdi.) Bu korkusu yüzünden Chatwin’e jest olsun diye, Modo&Modo tarafından üretilen Moleskine’lerin ilk sayfasında, sahibinin adresi ve bulan kişi’ye de, bulduğu takdir’de verilecek para miktarı yazmak için bir yer ayrılmıştır. 1986′da Paris’deki bir kırtasiye’de artık üretilmediğini öğrenmişti.
Sonra italyan Modo&Modo Moleskine isminin patentini alarak, güzel bir pazarlama yöntemi ile satmaya başladı. Pazarlam yöntemi ise, zamanındaki ünlü yazarların da bu defteri kullandığını göstermekti. Aralarında Bruce Chatwin, Ernest Hemingway, Oscar Wilde, Louis-Ferdinand Céline, Pablo Picasso, Vincent van Gogh, Luis Sepúlveda ve Henri Matisse gibi ünlü kişiler vardı. Tabi burda şimdi eleştirilecek bir nokta var ki, o da şu. Bu kişileri Moleskine’nin kendisini kullanmamışlardı. Zamanında Moleskine‘yi üreten sadece bir kişi yoktu, bir çok kişi bu defterleri yapıyordu, ve defterin ismine de Moleskine deniliyordu. Yani bildiğimiz defterler. Ama bu defteri ellinize aldığınızda, bilmediğiniz bir şey sizi kaplıyor. Defterin sadeliğinden mi kaynaklanıyor, ya da bu kişilerin zamanından kullandığından mı, artık size kalmış.
Bugünlerde ise bir çok seçit de türedi, normal düz çizgili olanlardan, müzik notalarını yazmak için olanlara kadar. Genelikle iki tip boyutu vardır, küçük olan 9×14 cm, büyük olan da 13×21 cm büyüklüğünde. Birde şimdilerde eskisi gibi Moleskin derisini kullanmıyorlar.Onun yerine ucuz çin malı kullanılıyor. Gerçi Modo&Modo her moleskine’nin el yapımı olduğunu vurguluyor. Hata ufak bir deforme’de bile yollayabilirsiniz, size yenisini yollayacaklarmış. Kaliteli defterdir buna rağmen. Moleskine’yi Türkiye’de büyük şehirlerde bir kaç yerde bulursunuz. Yavaş yavaş ama, bir kaç yıl içinde bir çok yerde göreceğimden eminim. Tek eksiği ise fiyat. Geçenler’de Ankara’da Armada’daki Remzi kitapevi‘nde görmüştüm. Fiyatlarını sorduğumda ise, küçükleri için(9×14xm) 20-30 ytl arasında demişlerdi. Büyükleri de biraz daha pahalıdır. Ama İnternet’den alma imkanınız varsa, daha ucuza da bulabilirsiniz.
Ve Moleskineler dünyada adeta bir fenomen şekline gelmiştir. Çoğu kişi kitabların I-Pod’u diyor hatta. Yazmayı sevmeyen kişiler bile bu defter sayesinde yazmaya başlıyor. Mesela bu site‘de Moleskine hakkında her türlü bilgiyi bulabilirsiniz. Bu site de buna benzer şekilde yürüyor. Moleskine sevenler öyle bir hale geldi ki, fotoğraflarını bile paylaşıyorlar.Flickr‘de Moleskinerie adında bir grup var. Burada binlerce kişi Moleskine’lerin fotoğraflarını yayınlıyorlar. Google Groups‘da moleskine hakkında konuşan bir topluluk var. Düşüncelerinizi onlarla paylaşabilirisiniz. Ayrıca Moleskine Hack‘leri vardır. Bunlar nedir ? Örneğin şurda biri, Moleskine için kalem tutacağı yapmış. Burada ise Moleskinenizi nasıl daha verimli kullanabileceğini anlatmış. Şurada, şurada ve şurada da değişik şeyler var. Google’de Moleskine Hacks diye aratırırsanız, bir sürü site bulabilirsiniz. Moleskine’nin kendi orijinal sitesinde de, bir çok yazarın hikayelerini okuyabilirsiniz. Ayrıca ne gibi Moleskine’ler olduğunu merak ediyorsanız bakmaya değer. Bu site’de Moleskine’yi seven bir blog topluluğu var. Bir çok güzel yazı bulabilirsiniz. Buna benzer türkçe bir de Moleschino.org var.
Her Moleskine’nin anlatacak bir hikayesi var, ya sizin ? Bildikleriniz varsa yorumunuzu esirgemeyin, yazarsanız sevinirim ![]()
selamlar,
ek bilgi olarak şunu da söylemek istedim: moleskine’nin bir özelliği de, göz yormayan, okunabilirliği kolaylaştıran bir kağıda sahip olması (imiş).
Evet hafif sarımsı bir renge sahip. Siyah bir gel kalemle(Pilot g2) ile yazılırsa, hem yazması güzel oluyor, hem de okunuşu.
hayır hayır, pilot kalemlerle olmaz, dolmakalemdir moleskine’ye yakışacak olan
Yakışabilir evet, ama dolmakalem ile yazmak için güzel bir kalem, ve iyi bir mürekkep lazım. Onlar da bende yok
Moleskine Camiasında bir çok kişi de denemiş, kurcalamış ve en güzel yazı yazmak için(ucuz maliyete) Pilot G2 kalemini önermişler, ya da Uniball Stilo 207. 0.5 mm olanları tavsiye ederim.
Fakat dolmakalem ile yazmak herhalde en keyif verici halidir.
merhaba ben de bir moleskine kullanıcısıyım,daha yazmaya başlamadım.Çok sevdiğim bi hocamın hediye etmesiyle tanıdım bu güzel defteri,ama kıyamıyorum da yazmaya;yani günlüğe yazarmış gibi de yazamıyorum.Pilot g2 yi almaya karar verdim fatih arkadaşımızın yorumundan sonra ..bişi sorucam siz ne yazıosunuz bu deftere??_ tamam özel olucak ama tam kafamda bişi belirmiyo?? yorumlarımı,hayatı ne ölçüde yorumladığımı yazmak istiyorum o zaman da strese kapılıyorum kompoisyon sınavına gircek biri gibi…ne yapabilirim
Fatih arkadaş ben oluyorum
Yazının yazarı aynı anda. Pilot G2 ile memnun olursun kesin. Onun küçükleri de var, Pilot G2 X5 gibi onlar da güzeldir.
Ne yazdığıma gelirse, aslında her türlü şey yazıyorum. Fakat çoğunlukla benim hayatımla, yaşadığım bir kaç olayı yazıyorum. Çoğu kez sevdiklerimin fotoğrafları yer alır, ara sıra çizdiğim çizimleri içine koyarım, beni yansıtan bir ayna gibi olmasına bakıyorum.
Bir yerde yazım hatası yapıyorsam da, eğer sonradan farkediyorsam düzelmtiyorum bile. Çünkü onu yazan benim, onun için de pek umursamıyorum yani. Yazarken de kendimi belirli kalıplara sokmamaya çalışıyorum. Bir süre sonra zaten kendiliğinen her şey olur. Sonra bir bakmışsın onlarca sayfa dolmuş
valla ben aldım,kullanıyorum uzun zamandır..ve cidden ilham veriyor bana bu defter enteresan bir şekilde..hangi kalemle yazdığımı bile farketmiyorum birsüre sonra..Günlük gibi değil;belki Kafka’nın,belki Oğuz Atay’ın,belki Brecht’in günlükleri gibi..Aklınıza gelen herşeyi yazabileceginiz bir defter.günü gününe değil de..Kendilerini dinleyecek “Sevin”‘i bile olmayanlar için belki bu defter.
beyaz perde de cok kullanılan bir objedir ayrıca..Amelie,Oğul Odası,.daha var bir cok film de aklıma gelenler bunlar.Saatler de dekullanılıyor muydu?sanki öyle kalmıs aklımda..
gerçekten çok hoş ve faydalı bi yazı olmuş
Moleskine’i daha önce görmüş olmama rağmen bu kadar özel bir değere sahip olduğunu bilmiyordum. Yani paylaştıklarınızla ve yorum yazan arkadaşlarla bu özel defteri gerçekten tanımış oldum. Teşekkürler.