Pardus’ta BackupPc kurulumu – 1
Portakal Teknoloji staj başvuru aşamasında bana verilen projelerden biri BackupPc idi. Pardus’ta bu uygulamanın paketini bulamadığım için elden kurmam gerekiyordu. Peki BackupPc nedir ? BackupPc bu kadar güzel ve önemli yapan nelerdir?
Birincisi BackupPc yüksek performanslı, kurumsal derecede çalışabilen, çoklu platform destekleyen ağ üzerinden çalışan yedekleme uygulamasıdır. Kendisi gerekli ayarlamaları yaptıktan sonra arka planda çalışıyor ve bu sayede belirli aralıklarda ağ üzerinden diğer bilgisayarların(Masaüstü ve Dizüstü) yedeğini alıyor. Yani bir sunucu uygulamasıdır kendisi.
Kendisi birleştirme özeliği ile veri yedeklerken belirli seviye’ye kadar veriyi azaltabiliyor ve sunucu’da daha az yer kaplamasını sağlıyor. Örneğin vermek gerekirse var sayalım şirketinizde 95 adet çalışan diz üstü bilgisayarı var. Bu bilgisayarların ortalama yedeklenecek veri büyüklüğü 3.6gb olsun. BackupPc ile normalde 1200Gb olması gereken veri, birleştirme ve sıkıştırma özelliği ile sadece 150Gb yer kaplıyor. (Eğer bir dosyanın aynısı başka bir bilgisayar’da varsa onu yedeğini almıyor mesela). Ayrıca sunucu tarafında BackupPc kurulması yeterli, istemci tarafında hiç bir şey kurulmasına gerek yok, Windows makinelerinde samba protokolü, linux makinelerinde ise ssh/rsh/nfs üzerinden tar ile yedek alabiliyor.
Şimdi sırayla nasıl kurulacağını anlatacağım.
Okumaya devam edin »
Gnuplot ile verilerden grafik oluşturmak
Benim gibi milimetrik kağıtlardan nefret ediyorsanız, eldeki verilerinizi o küçük noktalara yerleştirmek, onlardan bir eğri çıkartmak ve o eğrinin açısını hesaplamaktan sıkıldıysanız bu yazı tam size göre. Birazdan anlatacaklarım çok işinize yarayabilir.
Gnuplot açık kaynak kodlu grafik oluşturma uygulamasıdır. Grafik’ten kastım her türlü veri’yi görsel olarak sunmaktan bahsediyorum. Bu iki boyutlu kartesian koordinatları olabilir, üç boyutlu kök eğrileri olabilir ya da borsa’daki herhangi bir indeksin işlemleri de olabilir. Gnuplot’un kendine has bir kabuğu var, konsoldan gnuplot yazdığınızda doğrudan giriş yaparsanız. Kullanması da inanın çok kolay. Çok basit tasarlamışlar, ama çok zor işlerin üstünden de gelebiliyor(hastasıyım böyle yazılımların). Bir örnekle başlayalım. Örneğin:
gnuplot> plot sin(x)
yazdığınızda size bir tane sinus dalgası çıkartacak. Bu kadar basit. Şimdi gelelim bizim yapmak istediğimiz şeye.
Elimde bir çok veri var, şimdiki kullanacağım veri geçen hafta kontrol laboratuvarında ısı sensöründe aldığım verileriyle ilgili olacak. Veriler şu şekilde:
# X Y
0 297
30 299
60 303
90 310
120 310
150 312
180 316
210 318
Bu verileri “test.dat” olarak kayıt ediyoruz. Şimdi ilk kolon boş anlamına geliyor, ikinci kolon x ile başlıyor sonraki kolonları da tab ile ayrıştırıyoruz. Burada iki tane eksen için verilerimiz var şimdi bizim için. X ekseni bizim örneğimizde saniye’yi gösteriyor. Y ekseni de kelvin’deki sıcaklık değerini gösteriyor. Görüldüğü gibi zamanla sıcaklık artıyor. Gnuplot ile sonra şunları yazıyoruz
gnuplot> set xlabel “t (sec)”
gnuplot> set ylabel “temperature (kelvin”
Bu iki satır eksenleri adlandırmamızı sağlıyor. Ardından şu komutu yazdıyoruz:
gnuplot> plot “test.dat” using 1:2
Bu komut test.dat dosyasındaki birinci ve ikinci kolonların grafiğini bize çıkartıyor, kendisi şöyle bir şey:
Gördüğünüz gibi güzelce basit bir şekilde verileri yerlerine çıkartı. Şimdi genellikle bu noktaların ortasından geçen bir eğri’yi bulup, o eğrinin eğimini bulmamız bizim işimize yarayabiliyor. Birim zamandaki değişimi görmemizi sağlıyor, daha da önemlisi bu denklem bizim bulduğumuz verilerin denklemini oluşturacağından kolayca istediğimiz andaki veriyi elde edebileceğiz. Noktalardan geçen doğru’nun neye benzediğiniz Gnuplot’a söylemimiz lazım. Bu bir logaritmik fonksiyon olabileceği gibi trigonometrik fonksiyon da olabilir. Bunu biraz araştırdıktan sonra bir blog sayfasında buldum. Bizim örneğimizde basit bir eğri olduğundan fonksiyonumuz şu şekilde olacak:
gnuplot> f(x) = a*x + b
Kısaca y = ax +b olacak. Peki bizim a ve b değerlerimiz nelerdir ? Burada gnuplot devreye giriyor. Kendisi bizim test.dat’daki dosya’dan verileri alıyor ve hesaplama, yanılma yöntemiyle doğru sonucu buluyor(hata payı da var elbette). Onu da şu şekilde yapıyoruz:
gnuplot> fit f(x) “test.dat” via a,b
Bunu yazdığımızda uzun bir çıktı geliyor, altıncı denemeden sonra bize nihai sonuçları veriyor, ben sadece bizim işe yarar kısmı gösteriyorum size:
Final set of parameters Asymptotic Standard Error
======================= ==========================a = 0.102778 +/- 0.008289 (8.065%)
b = 297.333 +/- 1.04 (0.3499%)
Gördüldüğü gibi a ve b değerli bulundu. Şimdi sadece şu satırı yazıyorum ve sonuçu elde ediyorum:
gnuplot> replot f(x)
Sonuç ise şu şekilde:
a ve b değerlerinden oluşan denklemimiz ise y = 0.102x + 297.333 şeklide olacak. Denklemi de elde ettiğimize göre bu denklemden kolayca eğimi bulabiliyoruz. Hepsi bu kadar. Böyle uzun uzun yazıldığına bakmayın, topu topu 6-7 satırdan oluşuyor. Cetvele ve milimetrik kağıt ile uğraşmaktan hem daha zevkli hem daha güvenirli. Umarım yukarıda anlattıklarım işinize yaramıştır. Aşağıdaki bağlantılardan çok daha fazlasını bulabilirsiniz.
http://t16web.lanl.gov/Kawano/gnuplot/index-e.html
http://www.gnuplot.info/docs/gnuplot.html
Pandora’yı tek tıkla dinlemek
Başlık bulma konusunda pek iyi değilim, artık bu şekilde idare edin. Demek istediğim aslında şu, Pandora Türkiye’de dinlenemiyor, bir aralar oluyordu fakat kapattılar. Sonraları globalpandora diye bir şey çıktı fakat onun da sonu çabuk geldi. Proxy üzerinden dinleyebiliyoruz artık sadece. Bunun için de tarayıcımızdaki proxy ayarları değiştirmek lazım.
Bunun da dezavantajları var, tüm şifreleriniz ve özel bilgileriniz proxy üzerinden iletileceği için pek güvenli sayılmayabilir. Ne yapabilirdik peki, site’ye özel proxy yapabilirdik, yani www.pandora.com sitesine girdiğimizde bizim proxy devre’ye girecekti. Bunu FoxyProxy ile yapabildiğini öğrendim. Sonra da bu şekilde kullandım, ama müzik dinlemek için Firefox’u açmak pek hoşuma gitmedi. Last.Fm gibi istemci olsa tadından yenmezdi.
Burada yapabileceğim bir şey var, oda Mozilla Prism kullanmaktı. Sayesinde web sitelerine uygulama gibi çalıştırabilecektik. Her ne kadar uygulama olmasa bile güzel bir şey bence. Benim yaptığım ise, Mozilla Prism’de proxy’ı devreye sokmaktı. Şimdi aşağıda gördüğünüz gibi simge’ye tıkladığım an Pandora’yı dinleyebiliyorum
Tüm bunları şu şekilde yaptım:
- Mozilla Prism sayfasından, Prism’in standalone uygulamasını indiriyoruz
- Bu uygulamayı /opt dizinine açıyoruz. Orada /opt/prism diye bir klasör oluşacak
- En son flash sürümünü indiriyoruz , içinden çıkan libflashplayer.so dosyasını /opt/prism/plugins klasörüne atıyoruz(eğer plugins klasörü yoksa oluşturuyoruz onu)
- İstediğiniz bir metin editörü ile /opt/prism/xulrunner/greprefs/all.js dosyasını açıyoruz ve aşağıdaki satırları
pref(“network.proxy.type”, 0);
pref(“network.proxy.autoconfig_url”, “”);şu şekile çeviriyoruz
pref(“network.proxy.type”, 2);
pref(“network.proxy.autoconfig_url”, “http://pac.byterelay.com/”);Bu satırlar 750′ini satırda ve birbirinden ayrı yerdeler, biraz aramanız gerekecek
- İşimiz bitti sayılır, şimdi konsoldan /opt/prism/prism açıyoruz ve www.pandora.com ve Desktop seçeneğini tıklıyoruz
- Başka adım yok
Sükunet ve sonrası
Yazmayalı baya bir zaman olmuş. Arkadaş çevremden bir çok kişi neden yazmadığımı sorup duruyorlar. Vallahi ben bile bilmiyorum. Sanırım insanların ara sıra nefes almaya ihtiyaçı var. Benim ki de bunun gibi birşey. Önceden böyle olmadığını biliyorum en azından, önceleri çok farklıydı. Ne bölümün zorluğu ne de can sıkıntısı vardı. Okuduğum okul malesef sınırlarımı zorluyor, bu başka şeyler zaman ayıramam anlamına geliyor. Hal böyle olunca hayatımda benim için önemli olan değerleri yeniden değerlendirmek zorunda kaldım. İyisiyle kötüsüyle bu şekilde en azından yürüyor benim için.
Bildiğiniz gibi Mürekkep.org muhteşemen bir geri dönüş yaptı. Alper abi 1 ay gibi kısa bir süre’de baştan aşağı yeniledi siteyi. Zaten ben yazamaz olmuştum kendisi son anda kurtardı diyebilirim. Ziyaret etmemişseniz kesinlikle tavsiye ederim.
Bunların dışında Staj başvuruları başladı. Bunlardan biri de Portakal Teknoloji. Bora Güngören’i gezegen’den takip ediyordum ve kendisin kurduğu şirketi çok merak ediyorum açıkcası. Açık kaynak dünyasında bir şeyler yapmak kadar güzel bir şey olmadığını da biliyorum. Bu sene Portakal Teknoloji farklı bir yol izleyecek staj alımları için. Kısaca şu şekilde işleyecek staj alımı:
- Blog yazmayan varsa, blog yazmaya başlayacak ve bu staj alım süreci hakkında bahsedecek
- Oluşturdukları bloglarda açık kaynak hakkında bir proje ayrıntılı bir şekilde tanıtılacak
- Tüm bunlar olmuşken, bireyin en azından açık kaynak dünyası için bir şeyler yapması da bekleniyor
Ayrıntılı bilgi için blog girdisini okuyabilirsiniz.
Ne demeli bilmiyorum ama güzel bir yol izlemişler. En azından bu konu hakkında bilgisi olmayanlara araştırmaya teşvik ediyor. Açık kaynak ekosistemini tanımasına fırsat veriyor ve güzel bir eleme yöntemi de oluyor. Staj denen hadise’yi malesef bazı kişiler farklı biçimde algılıyor, bu üç madde en azından bu kişileri de farklı bir bakış açısı kazandıracağına inanıyorum.
Şimdilik bu kadar, bu aralar yine yazmaya merak saldım. Sınavlar da tabi başladı bu yüzden cok yazabileceğimi sanmıyorum ama en azından denemeye değer
Samsung Nc 10′da Ubuntu
Samsung Nc 10 inclemesini yaptığımda, işletim sistemi ile ilgili kısmına sonra değineceğimi söylemiştim. Bilgisayar ön yüklü olarak Windows Xp Home Sp 3 ile geliyor. Cihazdaki tüm tuşlar ve özellikler kusursuz bir şekilde çalışıyor, fakat ben bu ortama pek alışık olmadığımdan ve kullanmadığımdan alternatiflere baktım. Eeepcnews.de sitesinde birinin Ubuntu yüklediğini ve bir çok özelliğin de beraberinde çalıştığını belirtmişti. Ben de merakımdan bir inceleyim diye Ubuntu’yu indirdim ve yükledim. Buradaki amacım sadece neyin tam olarak çalışıp çalışmadığını görmek, çünkü genellikle Ubuntu’nun “out-of-the-box” çözümleri iyi oluyor.
Yükleme işini Usb bellek ile yaptım. Yükleme işlemi ise zaten bildiğimiz yoldan yapılıyor. Bu cihaz piyasada yeni olduğundan Asus Eee‘deki gibi her özellik çalışmıyor. Ayrıca Asus eee’deki camia zaten inanılmaz boyuta olduğundan çok daha fazla insanın ilgisini çekiyor, bu da çözülmeyen bir çok sorunu ortadan kaldırıyor.
Şu an itibariyle, Wiki’deki talimatlara göre her türlü ayarları yaptıktan sonra cihaz’da yapabildiğim ve yapamadığım işler şunlar:
- Wireless çalışıyor, fakat bir iki düzenleme gerekiyor. Bunun dışında Wireless’i cihazdan kapatamıyoruz çünkü Fn tuşları çalışmıyor. Yazılımsal olarak kapatabiliyoruz ama cihazın kendisinden kapatamıyoruz. Bu da şarjın daha çabuk bitmesini sağlıyor
- Hoparlörler çalışıyor, fakat kulaklık takıldığından dışarıya ses vermeye devam ediyor. Bunu da son Alsa sürücülerini kurarak halledebiliyoruz
- Fn tuşları ile ses kapatma, ses seviyesini yükseltme ve alçaltma çalışıyor. Fakat bunlar sadece çalışanlar, yaklaşık 10-15 Fn kombinasyonu çalışmıyor. Bunlar arasında Wi-Fi kapatma ve parlaklık ayarlarının çalışmaması çok kötü. Parlaklık ayarlarını “xbacklight” programı ile hallediliyor, fakat bu yine Windows’taki parlaklığı vermiyor ve bir yerden sonra kesiyor
- Cihaz’da Compiz beklediğimden daha hızlı ve akıcı bir şekilde çalışıyor. Compiz’i kullanmak sizin için avantaj olabilir çünkü pencere listesi yerine Compiz’deki “tüm pencereleri göster” özelliğini kullanmak kesinlikle çok daha mantıklı.
- Firefox çok yavaş ve İnternet’te gezmek resmen bir işkence. Bunun yerine Midori denemek lazım. Genel olarak Gnome çok hantal geldi bana. Yıllardır Xfce kullanmam belki bunu düşünmeme sebep olabilir, fakat pek kullanışlı değil. Ubuntu’nun iki panel stili bu tarz cihazlara pek gitmiyor. Zaten 600 piksel olan genliği bir hayli azalıyor.
Sonuç:
Samsung Nc 10′da Ubuntu kullanılabilinir bir halde, fakat hantal olmasından dolayı ve Fn tuşlarının çalışmamasından dolayı maalesef akıcı bir şekilde kullanılmıyor. Windows bu konuda biraz daha başarılı. Tabi bu sadece bir denemeydi ve şu an web’de bulabildiğim çözümler doğrultusunda oluşan son halidir. Herhangi bir kişisel girişim yoktur, yani “şunun loglarına bir bakayım belki bir şeyler çıkar” olayına henüz hiç girmedim.
Sırada Pardus ve Pardus ile gelen Kde var. Ayrıca Xfce de kurup deniyeceğim. Onunla ilgili deneyimlerimi de sizlere aktaracağım.
Samsung Nc 10 incelemesi
Salı günü babamın Almanya’dan gelişi ile beraber bir tane Samsung Nc 10 getirtirdim ve kullanmaya başladım. Zamanımın çoğunu okulumuzun kütüphanezinde geçiriyorum. Bu yüzden bu tarz bir cihaz istemiştim. Öğrenciler içine tam biçilmiş kaftan.

Beyaz renkli Samsung Nc 10
Bildiğiniz gibi bundan yaklaşık 1 yıl önce Asus Eee hakkındaki düşüncelerimi dile getirmiştim. O zamanlar söylediğim gibi bu tarz aletlerin önü açıktır. Özellikle benim gibi öğrenciler için bulunmaz nimettir diyebilirim. Gelelim Samsung Nc 10′a.
Kutusundan Samsung Nc 10, bir tane sistemi geri yüklemek için gerekli olan Windows Xp cd’si, bir tane Samsung Nc 10 ile gelen yazılım cd’si, kullanım kılavuzları, siyah ince bir kılıf ve elektrik kablosu. Küçük bir kutunun içinden çıkıyor bunların hepsi. Cd-rom sürücüsü olmadığı halde cd vermeleri herhalde mecbur kaldıklarından. Bu yüzden herhangi bir bilgisayarınız yoksa Samsung Nc 10 dışında, arkadaşınız vasıtasıyla halletmeniz gerekecek.

Kutu içeriği - Samsung Nc 10
Kendisi diğer Netbooklardan bildiğimiz Intel Atom N270 işlemcisi yani 1.6 GHz hız ile geliyor. Bu işlemcisi ofis, müzik, filmler(hd denemedi muhtemelen çalışmaz ama) ve internet uygulamaları için tam kafadan biçilmiştir. Hiç bir takılma olmadan tüm bu işlemlerini yapabilirsiniz. Bunun dışında 1gb bellek ile geliyor Samsung Nc 10. Bu bellek yine normal kullanıcılar için yeterlidir. Fakat bildiğiniz gibi genellikle kullanıcılar 1gb belleği çıkartıp yerine 2gb bellek takıyorlar. Burada yabancı forumlarda okuduğum kadarıyla ram değiştirmek Asus Eee 1000H’daki gibi kolay olmamasıdır. Ama çok ta zor değil, yani alt kapağı tamamen çıkartmanız gerekiyor o kadar. Daha önce ince işler ile uğraştıysan bu tarz işleri zaten kolay gelecektir.
10.2″ ekranının çözünürlüğü 1024×600′dür. Bu çözünürlük uzunluk olarak yeterli fakat bazı web siteleri için sorun çıkabiliyor çünkü 600 piksel genişliği ile pek rahat olmuyor sitelerin gezilmesi. Fakat bu gibi sorunlar biraz da kullanıcıya bağlı olup, beli bir kullanım sonunda ortadan kalkıyor. Yani muhtemelen 1-2 hafta sonra bunu bir eksiklik olarak hissetmeyebilirsiniz.

Google Chrome - Samsung Nc 10
İçinde sabit disk çıkmakta, yani bildiğimiz ssd(katı hal diski) yoktur. Cihazın içindekinin büyüklüğü 160 Gb’dir. Bu alan bence gayet yeterli ve büyük bir alandır. Zaten normal bir kullanıcı için çok bile(torrent, arşiv kullanıcılarını saymazsak). Açılışta bu sabitdisk iki tane ayrı partition’a ayrılmış vaziyete geliyor. Birinde Windows Xp Home sürümü yüklü, diğeri ise tamamen boş(işletim sistemi ile ilgili konuya sonra değineceğim).
Fotoğrafta görebildiğiniz gibi Samsung Nc 10′un bir çok girişi vardır. Sol tarafında 2 tane usb, güç girişi ve bir tane ethernet girişi var. Sağ tarafında ise bir tane analog vga çıkışı, bir tane usb, bir tane kulaklık ve bir tane de mikrofon girişi. Bu mikrofonun girişi dışında, klavyenin üstünde de bir tane dahili mikrofon var. Ayrıca cihazın ön tarafında bir tane kart sd kart oyucusu var. 3 tane usb günümüz cihazlar için yeterli olmayabilir belki, fakat bu netbook’larda bence gayet yeterlidir.

Sol tarafan - Samsung Nc 10

Sağ taraftan - Samsung Nc 10
Klavyesinde herhangi bir sorun yaşamadım, güzel bir şekilde yazabiliyor ve kullanabiliyorum. Enter tuşu büyük olması bir avantaj. Klavye konumlandırmasını güzel bir şekilde halletmiş Samsung. Bunu çok beğendim açıkcası. Diğer netbooklardaki gibi küçük tuşlar kesinlikle yok. Tuşa basmalar da gayet yerinde. Fakat beğenmedim bir nokta var o da küçük bir touchpad’e sahip olmasıdır. Zaten bu tarz cihazlarda hepsininki küçük, fakat Samsung’unki daha da küçük. Benim gibi touchpad’lerden nefret edenler kesinlikle bir tane dizüstü faresi almasını tavsiye ederim(bu konudaki alternatiflerine de sonra değineceğim). Ayırca SilverNano™ teknolojisi ile geliyor bu klavye’ler. Bu özellik ile klavyenizde kalan artık bakteriler 24 saat içinde kendiliğinden yok oluyormuş. Yani klavyenin kendisi temiz olmasını sağlıyormuş. Pazarlama yalanı mı yoksa gerçekten böyle bir şey var mı bilemeyeceğim.

%93 büyüklüğündeki klavye- Samsung Nc 10
Kablosuz bağlantı 802.11 b/g Wireless ile mümkün. Asus Eee Pc 1000h’dan farkı n-draft’ın olmamısıdır. Ayrıca yine Asus’a göre eksikliği dahili bluetooth’un olmaması. Benim elimdeki cihaz almanya’dan geldiğinden kendisinde bluetooth yok. Fakat bir iki yerde okuduğum kadarıyla A.B.D ve İngiltere’de çıkan Samsung Nc 10 cihazlarında dahili bluetooth’un olmasıdır. Alman bir forumda bir elektronist, Samsung Nc 10′unun içini açarak neler olup olmadığına baktığında bir tane boş Bluetooth girişinin olduğunu gördü. Kendsi bu tarz işlerden anladığından bir tane taktırmış. Ben ise doğum gününümde hediye aldığım dahili usb bluetooth dongle’i kullanacağım. Bunun dışında ekranın üst kısmında bir tane webcam var. Daha önce de bahsettiğim gibi üzerinde bir tane de dahili mikrofon var. Bu iki özellik ile video konferansı yapmanız için her şey elinizin altında. Kalitesi o kadar iyi değil ama yine de yeter de artar.

Dahili Kamere ve Mikrofon - Samsung Nc 10
Cihazın dış görünümü ve malzeme kaplaması çok kaliteli duruyor. Tasarım gerçekten çok şık. Yanlarındaki metal şerit ayrı bir hava katmış alete o yüzden zarif duruyor kendisi. Genel olarak çevremden gördüğüm kadarıyla beğenilen bir cihaz Samsung. Alman bir forumda cihazın içini açıp iyice bir araştırdılar. Görülen şu ki Samsung’un gerçekten çok iyi bir mühendislik tasarımı göstermesidir. İçindeki bağlantılar, devreler çok ama çok iyi tasarım edilmiş. Pil ömrünün çok uzun olması da bu iyi tasarıma bağlıdır. Kutunun içinden Samsung Nc 10 için bir kılıf çıkıyor ayrıca. Bu kılıf ama çok iyi bir kılıf değil ve kalitesiz bir malzemeden yapılmış. Kesinlikle korumak için yeterli değildir, fakat her gün bir çanta ile geziniyorsanız içine koyabileceğin ve çizilmesini engellemesini sağlayabilirsiniz.

Samsung Nc 10 kılıfı
Taşınabilirliğine gelirsek. Cihazın boyutları 18.5 cm klavyenin eni, 26.1cm klavyenin ve ekranın genişliği ve 3 cm da cihazın kendi genişliği var. Küçük ve taşınabilinir bir cihaz denilebilinir aslında. 1.3 kg ağırlındaymış(resmi sitesindeki veri). Ama ben 1.3kg’lık bir ağırlık hisetmedim daha hafif gibi. Büyüklüğünün daha iyi anlaşılması için biri iki karşılaştırmalı fotoğraf çektim:

Samsung Nc 10 ve Sinyal kitabı

Samsung 2232 Bw ekranın yanında Samsung Nc 10
Pil ömrü demişken. Geçenlerde okulun kütüphanesinde ders çalışırken yanımdaydı Samsung. Işık %50 seviyesinde, wifi açıktı ve yaklaşık 4.30-5.00 saat gibi. Fakat Samsung Nc 10 pil konusunda çok iddali. 7.00 saat çalıştıranlar bile var. Bunu yapmak için ışık seviyesini %20 seviyesine getirmeniz yeterli. Zaten windows’taki pil ömrü bilgilendirmesi de 7.00-7.30 saat gösteriyor. Bu tarz cihazlarda bence çok önemli bir konu bu pil ömrü ve Samsung bu konuda çok başarılı.
Bir de son olarak cihazın vga çıkışını ekranıma bağladım. Gayet sorunsuz bir şekilde 1680×1050 gösterdi. Bunu bu şekilde göstermesi için Samsung’un ekranını ayarlardan kapatıp sadece dış bağlantıyı kullanmanız gerekiyor.

Vga çıkışı Samsung 2232 Bw ekranına bağlı
Nisan 4, 2009 


Son Yorumlar
Etiketler (r:30)
Tavsiyeler (r:5)