Parrot CK3100 LCD Araç kiti hakkında izlenimlerim

CK3100 Parrot Araçkiti Eski aracımızı sattıktan yaklaşık iki ay sonra yeni bir araç aldık. Alırken içine de servis tarafından bir de araç kiti taktırdık. Bu kadar farklı bir şey olduğunu bilmiyordum, uyduruk bir şey takarlar derken beni şaşırttılar ciddi anlamda. Gelelim ürüne.

En basit anlamıyla Parrot CK3100 ile aracınızda kablosuz bir şekilde görüşme yapabilirsiniz. Son zamanlarda araç içinde telefon ile yapılan görüşmelerde cezalar gittikçe artıyor, ki başıma da geldi böyle bir olay. O yüzden son zamanlarda bu gibi ürünler artmış bulunmakta. Parrot ise madem kablosuz olacak o zaman iyi bir şekilde olsun diyerek bunu bir adım daha ileriye taşıyor. Özellikler gelince kısaca şu şekilde:

  1. Ekranı olduğu için gelen aramaları veya giden aramaların numaralarını kolayca görebiliyorsunuz. Benim en çok hoşuma giden özellik bu. Bundan önce ekranı olmayan bir araç kiti kullandığımdan bunun faydasını görebiliyorum. Menülerin kullanımı çok kolay. Zaten topu topuna 3 düğme + bir de döndürme özelliği var. Dilleri arasında Türkçe seçeneği de var.
  2. Dahili olarak 150'ye yakın numarayı içindeki hafızaya kayıt edebiliyorsunuz. Ayrıca ses tanıma özelliği ile çok havalı ve kullanışlı bir şekilde kullanabiliyorsunuz. Nasıl mı ? Örneğin aracınızın içinde sürerken, "Telefon" diye sesleniyorsunuz, "Ahmet" diye sesleniyorsunuz ve araç kiti otomatik olarak Ahmet'i arıyor. Hiç bir düğme'ye basmanıza gerek kalmıyor. Görüşmeniz bittiğinde "Kapat" diye sesleniyorsunuz ve Parrot görüşmeyi sonlandırıyor. Kullanınca sanki Kara Şimşek(Knight Rider) içinde oturuyorsunuz gibi geliyor. Çünkü aramalarda Türkçe olarak seslendirmesi de var. Ahmet aranıyor diyor mesela. Görüşme kapanıyor deniliyor mesela. Gerçekten sandığımdan başaralı çıktı bu araç kiti.
  3. Diyelim ki arabayı sizden başka birileri daha kullanıyor? Her kişinin sesi farklı haliyle, her kişinin kullandığı numaralar da farklı, Parrot bunu da düşünmüş ki CK3100 için 5 kişiye kadar ayrı profil tutuyor. Her profilin kendine has 150 numara kaydetme özelliği var, ses tanıma için kullanılan anahtar sözcükler de bu profiler için ayrı ayrı tutuluyor. O yüzden arabayı kullanan kişiler arasında kesinlikle bir uyumsuzluk olmuyor.
  4. Telefonunuzla bağlantı kurduğunuzda telefonun şebeke adını, pil tüketim gücünü ve çekim gücünü de ekranda gösteriyor, tabi telefonun bluetooth adı ile beraber. Mesela sırf araç için bir telefon kullanmak istiyorsanız, bluetooth destekli basit bir telefon alıp, içine sim kartı takabilir ve bu telefonu da sadece arabanızda kullanabilirsiniz.
  5. Bunların dışında araç içinde müzik dinlerken anında arama geldiğinde otomatik olarak müziği sessize alıyor, ayrıca otomatik olarak yaptığı başka bir şey ise eğer cep telefonunuzun bluetooth'u açık ise, arabaya yaklaştığınızda kendisi otomatik olarak bağlantı oluşturuyor. Onun dışında telefonunuzdaki mp3'leri de arabada dinleyebiliyorsunuz. Sesi doğrudan arabadaki hoparlörlere yönlendiriyor.

Genel olarak gördüğünüz gibi gayet başaralı bir ürün. Hem tasarım açısından hem de kullana birlik açısından sizi hüsrana uğratmayacaktır. İçinden çıkan mikrofonu bizde sürücünün güneşlik kısmının sağ kısmına yerleştirmişler. CK3100 ekran ünitesini ise ön konsolda yerini alıyor. Fakat bunu dilediğince istediğiniz yerle yerleştirebiliyorsunuz. Fiyat konusuna gelirsek, biz arabayı aldığımızda kendileri taktıkları için bilmiyorum, fakat küçük bir araştırma yaptım ve Gittigidiyor'da 400Ytl gibi, Hepisburada.com'da ise 360 ytl gibi bir fiyata alınabiliniyor. Ayrıca Renkli veya dahili GPS'i olan ürünleri de var. Bunların fiyatı biraz daha fazla.

Parrot ve ürünleri hakkında daha fazla bilgiyi parrot.com.tr adresinde bulabilirsiniz. Fakat şimdiden diyeyim, siteyi her kim çevirdiyse yüzlerce hata bulunuyor. Türkçe seçtiğiniz halde çoğu kelimeler İngilizce. Bu yönden eksiklikleri var.

Mart 2007 Blog İstatistikleri

Bir ay daha arkamızda bıraktık ve bu bir ay içinde bir çok yazı yazıp, hakkında konuşup tartıştık. Bu da beni sevindiriyor, en azından birileri tarafından okunmasını bilmek hoşuma gidiyor. Çünkü buradaki bir çok kaynağı kendim için değil, başkaları faydalansın diye yazıyorum. Kendime saklasam ne işe yarar değil mi ?

Bu ay Şubat'a göre çok daha fazla ziyaretci çekti. Mart ayındaki istatistikler şu şekilde:

Toplam Sayfa görüntülemesi: 5,437
Toplam Ziyaretci sayısı : 2,874

Sayfa Görüntülemesi(1) - Ziyaretci sayısı(2)
Reinvigorate Arslanlar Şehri

En hararetli günler ise 21, 24 ve 26 Mart yaşandı. 21 Mart'da toplam 311 tane sayfa görünümü yapıldı ve 213 tane ziyaretci geldi. Ziyaretcilerin yüzde 94'ü Türkiye'den geliyor. Geri kalanları ise sırayla Amerika, Almanya, Hollanda, Belçika'dan geliyor. En çok kullanılan tarayıcı ise %51,19 ile İnternet Explorer, ardından ise % 42,38 ile Firefox geliyor. Burada kullanıcıların çoğunluğu Türkiye'den gelmesine rağmen, Firefox kullanma payının yüksek olduğunu görüyoruz.

Mart ayı içinde en çok okunan yazılar sırayla şu şekilde:

  1. Kde uygulamaları kullanmak için 7 neden
  2. Cem Adrian - Yağmur
  3. Linux altında Windows uygulamalarını çalıştırmak
  4. Google Reader’i verimli kullanmak (kısayollar)
  5. Twitter furyası, maksat Web 2.0 havasına uymak
  6. Her Moleskine’nin anlatacak bir hikayesi vardır
  7. Reinvigorate’de dünya haritasi özelliği
  8. Google Code Prettifier - Kodlarınızı sitenize daha güzel yansıtın
  9. Arslanlar Şehrinde Blog Temizlemesi
  10. Yasal Torrent siteleri , Açık kaynak dünyasının bizlere armağanı

Bildiğiniz gibi Simple Tag eklentisini kullanıyorum. Bu sayede tüm yazılarımı etiketlendirebiliyorum. Sağ tarafda etiket bulutu da mevcut. Arama motorlarından gelen ya da tıklanılan en çok etiketler

  1. Sagopa Kajmer
  2. İpucu
  3. Yazı
  4. Hayat
  5. Google
  6. Sanat
  7. İzlenim
  8. Archlinux
  9. Heroes
  10. Yağmur

Mart ayında bu yazı ile beraber toplam 18 tane yazı yazmışsım. En çok yorum alan yazı ise Kde yazısıydı.

En çok ziyarteci gönderen siteler ise :

İlk 10 arama motorlarından gelen kelimeler ise şu şekilde:

  • cem adrian yağmur
  • arslanlar şehri
  • torrent siteleri
  • hereos
  • dünya haritası
  • iphone özellikler
  • linux da c kodu derleme
  • linux de windows programlarını çalıştırmak
  • alias komut
  • oyyla

Bildiğiniz gibi blogumu kolayca Rss beslemesi ile takip edebilirsiniz. Feedburner'de en çok okunan yazılar ise şunlar

Son 30 günde rss beslemesine üye olan kişi sayısı 20-24'den 48-52'e yükseldi. Yani tam iki katına çıktı. Şubat ayındaki istatistiklere bakınca, ziyaretci sayısı ile doğru oğrantılı şekilde büyüyor.

Feedburner Arslanlar Şehri

Genel olarak güzel bir ay geçtiğini diyebilirim. En çok aranan kelimenin Cem Adrian Yağmur olması, Halil arkadaşımın iyi olabilir, fakat benim pek hoşuma gitmedi. Ziyaretci sayısı bu anlamda yükselmiş, fakat benim ve yazılarımın genellikle Web, Açık Kaynak, Linux üzerine olduğu için ziyaretcilerin bu yazılara gelmesini yeğlerim. Buna rağmen Kde hakkında yazığım yazı ay içinde en çok okunan ve ziyaret edilen yazı olması da beni sevindirdi. Özellikle Gezegen'den gelen ziyaretciler çok oldu. Bundan sonra her 3 ay'da bir böyle bir istatistikler kesiti yapacağım. Okul ve iş-güç olmazsa her ay yapmak isterdim fakat böyle daha iyi.

Kullandığım ve yararlandığım servisler ise Google Analytics, Feedburner ve Reinvigorate. Özellikle Google Analytics uzun vadeli veriler için kullandım. Grafikler ve kısa vadeli istatistikler için de Reinvigorate. Reinvigorate'i okumayı daha çok severim açıkcası. Birde 103bees var, onda da kısa vadeli ve anlık arama motoru kelimelerini görebiliyorum.

(Not1: 5-6 gündür bir şey yazamadım, yazmak istediğim o kadar konu vardı fakat vize'ler başladı. 1 hafta böyle devam edebilir)
(Not2: İstatistiğe karşı büyük bir ilgim varmış da benim haberim yok)

Odtü’de Google yazılım mühendisinden bir seminer

Bugün Ieee Odtü Öğrenci Kolunun düzenlediği, Kampüs gelişim günleri adlı etkinliğinin bir seminerine katılmıştım. Katılmamım sebebi de şüphesiz Google’in ilk defa Türkiye’de seminer vermesi idi. Google’de çalışan ve bir şeyler geliştiren bir kişiden bir şeyler dinlemem benim için önemliydi. Sunumu gerçekleştiren Stig S. Bakken isimli bir mühendis. Sonradan öğrendiğim kadarıyla kendisi Php alanında bir çok şeye imza atmış. Kendisine ayrıca The father of Pear diyorlarmış. Pear 1999′da kurulmuş ve 2003 yılında ise bir grup açarak devam etmiş.

Sunumdan önce bunu maalesef bilmiyordum, velakin KGG sitesinde ise sadece Google’den bir geliştirici yazıyordu. Kimin geleceğini, ne yaptığını,vs … hiç bir bilgi yer almıyordu. Google ilk defa Türkiye’de bir seminere geliyır, fakat onun hakkında hiç bir detay ya da bilgi verilmiyor sitede. Olacak iş değil. İnanıyorum ki biraz daha farklı bir tanıtım yapılsaydı, çok daha fazla insanın bundan haberi olurdu.

Seminer’den kısa kısa notlar almak istemiştim, fakat hava yağmurluydu, ve ben acele acele arabadan çıkıp kongre salonuna doğru koştum. İçeriye girince de, arabadaki kalemi ve defterimi unuttuğumu farkettim. Geriye dönüş de olmadığı için, öylece hiç bir not almadan seminerden çıkmıştım. En çok buna yanıyorum zaten :)

Genel olarak çok güzel geçti diyebilirim. Stig Google hakkında bilgiler, algoritmanın işlevini gibi kısımları anlattı.Shard teknolojisi nedir ne işe yarar onu ve Google neden bunu kullandığını da açıkladı. Ayrıca salonda bir kişi Google’nin kaç tane bilgisayarı var sorusuna ise, bu konuda izni olmadığını söyledi. Neden saklıyorlar anlamış değilim, söyleyiver gitsin işte. Ayrıca her soru sorana da Google tişörtleri dağıttı :) Benim de bir kaç sorum vardı, özellikle GoogleOs ve NoFollow hakkında. Kismet değilmiş, artık başka bir zamana. Seminerde tabi çok daha fazla konuşuldu ama not tutamadığım için pek hatırlamıyorum.

Odtü Ieee Öğrenci Kolunu bu etkinliği düzenlediği için çok teşşekür ediyorum. Odtü’de okumuyorum fakat, Odtü’deki IEEE gerçekleştirdiği ve yaptıkları gerçekten çok güzel. Oradaki insanlar bir şeyler yapıyorlar. Bunu da desteklemek lazım. Ayrıca Kampüs Gelişim Günleri hala devam etmektedir. İlgilinenler etkinlik programına bakabilir.

Bu haftanın yazıları - 1

Bundan sonra ara sıra okuduğum haberleri, dökümanlar, ilginç şeylerin bir listesini yayımlayacağım. Yazıların çoğunlu Google Reader'de okuduğum ve beğendim yazılar. Beğendim yazıları da her zaman işaretlerim. Bu haftanın yazılar aşağıdaki gibi:

  1. Lifehacker.com - Alpha Geek: CDs vs. Downloads
    Cd mi yoksa İnternet mi ? Müzik dinlerken dinlediğiniz parçaları hangi yoldan alırsınız? Gidip market'den Cd'yi mi almak daha avantajlı, yoksa Albümü İnternet'den para karşılığında indirmek mi ? Sorunun cevabı Lifehacker'de
  2. İzlenimler - Bayrak
    Fethi Bey, yine her zamanki gibi basını güzel bir üslupla anlatmış
  3. Hafif.org - Nikola Tesla, gerçek büyük mucit, büyük bilim adamı
    Öncelerden bir makale okurken Tesla'yı keşfetmiştim. Şimdilerde ise, geçen Prestij adlı Sinema filmine giderken yine gündeme geldi kendisi. Hafif.org'da yayımlanan bu yazıyı kesinlikle okumanızı tavsiye ederim. Tesla'nın ne kadar büyük bir dahi olduğunu görünüz.
  4. Pro-Linux.de - Nokia aktualisiert Internet Tablet(Nokia N800)
    Nokia yeni bir tane tablet çıkartmış. Telefon ve tablet karışımı bir şey. En önemli yanı da Linux üzerine kurulmuş olması.
  5. Digg.Com - Japan's oldest person, Yone Minagawa, turns 114+
    Japonya'nın en yaşlı insanı, 114 yaşına başmış duruma. Oradaki insanlar nasıl olur da bu kadar uzun süre yaşarlar ? Acaba Japonya'daki çalışmanın getirdiğin yoğun iş temposu bunun sebebi mi ?
  6. Yigg.de - Auswandern nach Thailand nicht wie im Fernsehen
    Almanyadayken, birçok arkadaşımdan almanların artık Asya ülkelerine gittiğini duymuştum. Ucuz ve daha stressiz bir yaşam için. Bu yazıda, asya ülkesine gitmenin buna rağmen, neden konuşulduğu gibi olmadığını anlatıyor.
  7. Techcrunch.com Second Life Goes Open Source - Should It Be Non Profit, Too?
    Second Life adlı proje'nin kaynak kodları açılmış. Büyük bir gelişme, çünkü second life, gelecek nesilin, nasıl bir sanal aleme doğru gittiğini gösteren en büyük kanıt.
  8. Cemaat.com - Mevlana Yılını Noel Baba'yla Kutlamak
    Her zaman dile getirdiğim bu yılbaşı sorununu ve neden bizimle alakası olmadığını güzelce anlatan bir yazı. Okumanızı tavsiye ederim
  9. Biyolokum.com - Doktoraya yeterli olmaya çalışırken Saddam’ı düşünmek
    Duygu hanımın yazısı. Özellikle Saddam ile ilgili kesimi okuyunuz.
  10. Cemaat.com - İçindeki Ses Ateşe Çağırıyor
    "İçindeki Sesi Dinle!"; "Ateş Seni Çağırıyor"; "Ben Özgürüm!" gibi son yıllarda sıkca karşımıza çıkan cağırımlar bize neyi anlatmaya çalışıyor ?

Ubuntu hakkında 3 tane yazı

1.) The Perfect Setup - Ubuntu 6.10 Server (Edgy Eft)

Yeni Edgy Eft'e mükemmel kurulum nasıl yapılır teker teker anlatılıyor.

2.) Ubuntu 6.10 Edgy Eft Review

Ubuntu 6.10 hakkında izlenim. Yeni tanışanlar ve daha önce kullananlar için güzel bilgiler içeriyor. Bol bol resim de kullanılmış. Bakmakda fayda var.

3.) Ubuntu Edgy Upgrades a Disaster for many

Burada da Dapper'den Edgy'e geçiş yaparken yaşanan aksilikler, hataları anlatılıyor. Ne gibi sorun çıkabileceğini, nelere dikkat edilmesi gerektiğini. Yazının sonunda da ise Dapper'den Edgy'ye değil de, silip temiz bir kurulum yapmanızı tavsiye ediyor. Okuyup karar vermek size kalmış artık.

Hereos’a dair izlenimler (1×03, 1×04, 1×05)

Bugün itibariyle 5 bölümü de izlemiş bulunuyorum. Gittikce heyecanlaşmaya başladı dizi.Gelelim edindiğim izlenimlere.(Dikkat izlemeyenler için Spoiler içerir)

  1. Peter Petrelli hakkında öğrendik ki, uçmak değil de yanında bulunduğu kişilerin özelliklerini kopyalayabiliyor. Bir önceki yazımda yanılmışım demek ki. Yani yanındaki kişi uçabiliyorsa, kendisi de uçabiliyor. Bir sahnede abisini çağırıp, ben atlayacam demesinden sonra, uçamadığını gördük. Abisi Nathan uçabiliyordu ama. Abisi onu kurtarmaya çalıştı,ve o an Peter'de de uçma kabiliyet oluştu. Bir başka sahne de, Isaac'in geleceği resimler ile çizmesinde.Onun yanında bulunduktan sonra, geleceği o da çizdi (iki tane çizgili adam). Ama burada Isaac yanında bulunmuyordu. Herhalde diğerlerinin ki aynısını yapabiliyor. Hata belki daha da öteye gidebilir. Buradan anlıyoruz ki kilit adam o olacak. 4. bölümde Hiro'nun onun yanına gelmesi de bu yüzden olabilir. Amigo kız'ın güçlerine sahip olunması gerektiğini söylüyor. Yani amigo kız kurtarılmalı. Ama amigo kızın dünyayı kurtaracağını söylemiyor. Sadece kurtarılmalı diyor. Tahminimce o an geldiğinde, Peter Amigo kızın güçlerine sahip olması gerektiğindendir. Bir olay olacak, ve peter de bu yüzden amigo kızın güçlerine sahip olması gerekecek. Belki bu yüzden de Amigo kız gerçekten kurtarılmalı. Peki peter bu güçleri kullanırken yan etkileri de oluyor mu ? Birde mantiken bir hata olması gerekiyor. Peter her işi yapabiliyorsa, diğerlerin işi ne o zaman ? Çok karışacak daha çok...
  2. Amigo Kız

  3. Semboleri yine bir kaç yerde gördük. Claire'nin geometri kitabında bu sembol vardı. Görünüşe göre kendisi çizdi bunu. Geometri kıtabına çizdiyse, kendisi bunu nerden öğrendi de çizdi, ya da nerden gördü. Belki de geometri derslerini yaparken , birşey mi keşfeti, ve keşfetiği şeyi oraya çizdi. Belki Mohinderin babasını bıraktığı verileri çözmek için, Claire'nin bilgilerini ihtiyacı olacak. Hiro 4. bölüm'de Amigo kızı kurtartın derken acaba bu yüzden mi dedi ? Belki de gelecekte Claire'nin bu bilgilerine lazım olacak. Öte yandan, sıradan bir Amigo kızı'nın , bir professorün bile çözemediği bir gizemi çözmesi mantıklı mı ? Diğer bir sembol'ü de Niki'de gördük. Bu sefer niki'nin diğer karakterin'de de gördük. Sırtının sağ bölümünde gözüküyordu bu sembol. Herhalde bu sembol bir çok daha yerde vardır, gözümden kaçmıştır. Belki hiç bir anlamı da yoktur, kim bilir.
  4. Gözlüklü adamın (Claire'nin üvey babası) henüz ne iş yaptığını çözemedim. Ama yanında başka birini daha tanımış olduk. Bu başka biri tahminimce insanların düşüncelerini, hafızalarını manupile edebiliyor. Bunu Polis'e ve Brondy'e yaparken gördük. Her ikisinde de hafızılarını silmişti.
  5. Niki'nin zeki bir oğlu olduğunu gözlemledik. En azından annesi bunu hep çağrıştırıyor. Ve ayrıldığı bir kocası olduğunu gözlemledik. Nick'in özel güçleri olduğu gibi, oğlununda güçleri olduğu kesin. Zeki çünkü. Ve babası da Niki'nin dediğine göre bir katil. Ama oğlu bunu her seferinde inkar ediyor. O hiç bir şey yapmadı diyor. Babası yapmadıysa kim yaptı diye bir soru sorunca, tabi ilk aklımıza gelen Niki geliyor. Niki ne yaptığını bilmiyor. Onun diğer karakteri bir şeyler yaparken, kendisinin haberi olmuyor. Ve Niki'ye gelen iki kişinin de bu diğer karakter tarafından öldürüldüğünü biliyoruz. Öldürüldükten sonra da, onları gittip bir yere kazmasını istendi. İsteyen kişi de onun diğer yüzü, diğer karakteri. Gittiği yerde ise bir tuhaflık var ama.Ölü bir kişinin olduğunu görüyor orada. Daha önce oraya biri gömülmüş. Bu diğer kişi acaba daha önceden Niki'nin hatırlamadığı diğer yüzünden kalan bir iz mi ? Eğer oğlu çok zekiyce, ve onun dediklerini doğru olarak kabul ediyorsak, o zaman babalarının hiç bir suçu yok. Çünkü herşeyi yapan Niki'dir. Babası'nın da bu arada özel güçü var. Onun güçü de ışınlanma tahminimce. 5 bölümün sonunda o eve de o sayede girdi, tıpkı hapishane'den çıktığı gibi.

Next Page »