Panora ve Tchibo Mağazası

300_panora.jpggeçenlerde ani bir kararla Ankara-Oran’da yeni açılan Panora alışveriş merkezine gittim. Şu ana kadar gördüğüm en ferah ve en şık alışveriş merkezlerinden biriydi. Özellikle dışarıdaki yeşil mekan çok güzel. Yazın oralara oturulur ve güzelce kitap okunabilinir, ya da kafa dinlenilebilir. Fakat açılalı yeni olduğu için müşteri akınına uğradı resmen(Haftasonu). Turan Güneş yolu ve sonrası resmen kilitlenmişti. Özellikle Trt öncesi ve sonrası yollar. Ben biraz erken gittiğim için çok takılmadım trafiğe.Panora tam tamamlanmamış. Çoğu mağaza açık değil. Her yerden giriş olmasına rağmen sadece ana giriş açık. Birde doğa ile iç içe dediler aylardır. Bunun neresinde doğa var bende anlamadım. Dışarıya biraz çim ektirerek bana yutturamazlar en azından. Ben de öyle havalara girmişim ki, alışveriz merkezin içinde devasa ağaçlar, bahçeler olacak sandım. Nerede …

Diğer Alışveriş merkezlerine göre tek eksiği Otopark diyebilirim. Fakat şöyle bir şey var, Panora biraz şehir dışı sayılabilir. Yani bir Cepa ya da Ankamall gibi büyük yolların üzerinde değiller. Bu yüzden buraya gelenler, yolumun üzerinde uğrarayayım demez. Böyle düşünerek herhalde park yerini az tuttular. Gerçi kapalı otoparkı da var ama kullanmış değilim.

300_panora2.jpgGelelim asıl konuya, şöyle bir gezinirken gözüme Almanya’dan tanıdığım Tchibo mağazası çarptı. Kahveleri çok güzeldir, bu yüzden filtre kahve alanlar Jacobs gibi başka bir marka dışında Tchibo da alırlar. Envai çeşitte kahve çekirdeği bulmanız mümkün. Ben kendime bir tane filtre kahve aldım ve gerçekten çok güzel bir tadı vardı. Özlemişim bu güzelim kahve tadını. Sonra öğrendim ki Cepa ve Ankamall’da da aynı mağazadan varmış. Hoş ben görmedim ama ne fark eder. Yani güzel bir Filtre kahve içmek isteyenler Tchibo mağazalarına uğrayabilirler. Bu arada mağaza dememin sebebi ise Tchibo’ların biraz farklı işlemesinden kaynaklanıyor. Kahve dışında, küçük ev aletleri ve her hafta yenilen bir ürünün serisini bulabilirsiniz. Bazen giyisi bile olabiliyor(garip değil mi?).

Nescafe çıktı, mertlik bozuldu

KahveBu aralar yine kahveye hasret duyuyorum. Her ne kadar, nescafenin ürünlerini içmemeye gayret etsem de, ellimin altına geçiyorlar ister istemez. Fakat okuldaki bir işletmeci, yeni filtre kahveleri getirmeye başladı, ve benim de yüzüm gülmeye başladı. Çok kaliteli olmazsa bile, hazır kahvelere göre çok çok daha iyi. En azından benim için. Bugün içtim ve uzun zamandır gerçek kahve içmediğimin farkına vardım. Şimdi neden bunları yazma gereği duydum.

Bunun birincsi sebebi, çok özlemişim keyifle kahve içmeyi, ikinci sebebi ise, hafif’deki bir yazı bunları yazmama vesile oldu. Hafif’deki o tartışmayı okumunazı tavsiye ederim. Siz de elinizden geldiğince, hazır kahve içmemeye gayret edin. Adı üstünde Kahve, keyif verecek, keyifle içilecek. Günümüzün dünyasına her şey hızlı olduğu için, her şeyi hızlı yapar hale geldik. Bunun en bariz örneği de yemek(fast food). Konumuza geri dönersek, böyle bir dünyada işte, kahve gibi, keyif vermesi gereken bir içeceğin, üçü bir arada, hemen yap, hemen iç denmesi çok abes kaçıyor. Ayrıca nasıl bir tadı var, insanlar nasıl tad alıyor anlamıyorum. Hani ben de içiyorum, ama sevdiğimden değil de, gerekli olduğundan (gece ders çalışmaları, sınav öncesi …).

Bir yabancı sitede Türk kahvesi nasıl yapıldığını anlatılıyor. Adamlar 11 sayfa boyunca türk kahvesini tüm ayrıntılarıyla konuşuyorlar, tartışıyorlar. Kahve keyifle içilir demiştim ya, işte bu Türk kahvesini nasıl daha keyifli içeriz diye tartışıyorlar. Ekşi’deki hazır kahve altında yazılanlara da bakmanızı tavsiye ederim. Nescafe altında yazılarn şu girdinin gerçeklik payı var mı bilmiyorum, ama gayet güzel anlatmış olayı biri:

Brazilyalı kahve üreticilerinin ellerinde kalan yeşil kahve çekirdeklerini ne yapacaklarını bilemeyip,isviçreli nestle firmasına,

- bu yeşil kahve çekirdeklerini ne yapalım? nasıl değerlendirebiliriz bu kahve çekirdeklerini?

diye başvurması sonucu,
isviçreli nestle çalışanlarının,

-”aman bu yeşil çekirdekler atılmasın, bunlardan da para kazanalım”

diye icad ettiği,

cafe ve nestle sözcüklerinin karışımından türetilmiş bir isme sahip ticari bir içecek adıdır nescafe.

-” dünyaca ünlü geleneksel bir türk tadı olan türk kahvesi varken,

“yeşil kahve çekirdekleri elimizde kalmasın diye” isviçrelilerce uydurulan bu içeceği içenlerse mutlaka türk kahvesi diye bir şey duymamış olan başka gezegenlerin insanlarıdır herhalde diye düşünüyorum.

Son olarak da yukarıdaki kahve resimin üzerindeki kalbin nasıl yapıldığını görmek istiyorsanız, Latte Art diye adlandırılan bu sanatı izleyin derim.