Pardus’ta BackupPc kurulumu – 2

Dün birinci kısımda BackupPc’yi nasıl kuracağımız anlattım. Bu kısımda ise client(istemci) ve sunucu kısmında neler yapmamız gerektiğini söyleyeceğim. Mail listesinden aldığım cevaplar pek işe yaramadı çünkü hata başka yerdeymiş. Nmblookup komutunun çalışması için istemci’de samba kurulu olması gerekiyormuş. O yüzden istemci tarafında samba’yı kurmayı unutmayın.

BackupPc veri aktarımı için SSH kullanıyor. Bunu kullanabilmesi için sunucu’daki anahtarlarımızı istemci’ye aktarmamız lazım. Yani sunucu’ya bağlanmak isteyen her kişi’ye sunucu’da oluşturduğumuz anahtarları yollamamız lazım. Bu biraz zahmetli iş ama İnternet’te yaptığım araştırmalar sonucunda basit bir belge buldum. Şimdi sırayla şu işlemleri yapalım:

Okumaya devam edin »

Pardus’ta BackupPc kurulumu – 1

Portakal Teknoloji staj başvuru aşamasında bana verilen projelerden biri BackupPc idi. Pardus’ta bu uygulamanın paketini bulamadığım için elden kurmam gerekiyordu. Peki BackupPc nedir ? BackupPc bu kadar güzel ve önemli yapan nelerdir?

Birincisi BackupPc yüksek performanslı, kurumsal derecede çalışabilen, çoklu platform destekleyen ağ üzerinden çalışan yedekleme uygulamasıdır. Kendisi gerekli ayarlamaları yaptıktan sonra arka planda çalışıyor ve bu sayede belirli aralıklarda ağ üzerinden diğer bilgisayarların(Masaüstü ve Dizüstü) yedeğini alıyor. Yani bir sunucu uygulamasıdır kendisi.

Kendisi birleştirme özeliği ile veri yedeklerken belirli seviye’ye kadar veriyi azaltabiliyor ve sunucu’da daha az yer kaplamasını sağlıyor. Örneğin vermek gerekirse var sayalım şirketinizde 95 adet çalışan diz üstü bilgisayarı var. Bu bilgisayarların ortalama yedeklenecek veri büyüklüğü 3.6gb olsun. BackupPc ile normalde 1200Gb olması gereken veri, birleştirme ve sıkıştırma özelliği ile sadece 150Gb yer kaplıyor. (Eğer bir dosyanın aynısı başka bir bilgisayar’da varsa onu yedeğini almıyor mesela). Ayrıca sunucu tarafında BackupPc kurulması yeterli, istemci tarafında hiç bir şey kurulmasına gerek yok, Windows makinelerinde samba protokolü, linux makinelerinde ise ssh/rsh/nfs üzerinden tar ile yedek alabiliyor.

Şimdi sırayla nasıl kurulacağını anlatacağım.
Okumaya devam edin »

Gnuplot ile verilerden grafik oluşturmak

Benim gibi milimetrik kağıtlardan nefret ediyorsanız, eldeki verilerinizi o küçük noktalara yerleştirmek, onlardan bir eğri çıkartmak ve o eğrinin açısını hesaplamaktan sıkıldıysanız bu yazı tam size göre. Birazdan anlatacaklarım çok işinize yarayabilir.

Gnuplot açık kaynak kodlu grafik oluşturma uygulamasıdır. Grafik’ten kastım her türlü veri’yi görsel olarak sunmaktan bahsediyorum. Bu iki boyutlu kartesian koordinatları olabilir, üç boyutlu kök eğrileri olabilir ya da borsa’daki herhangi bir indeksin işlemleri de olabilir. Gnuplot’un kendine has bir kabuğu var, konsoldan gnuplot yazdığınızda doğrudan giriş yaparsanız. Kullanması da inanın çok kolay. Çok basit tasarlamışlar, ama çok zor işlerin üstünden de gelebiliyor(hastasıyım böyle yazılımların). Bir örnekle başlayalım. Örneğin:

gnuplot> plot sin(x)

yazdığınızda size bir tane sinus dalgası çıkartacak. Bu kadar basit. Şimdi gelelim bizim yapmak istediğimiz şeye.

Elimde bir çok veri var, şimdiki kullanacağım veri geçen hafta kontrol laboratuvarında ısı sensöründe aldığım verileriyle ilgili olacak. Veriler şu şekilde:

# X Y
0 297
30 299
60 303
90 310
120 310
150 312
180 316
210 318

Bu verileri “test.dat” olarak kayıt ediyoruz. Şimdi ilk kolon boş anlamına geliyor, ikinci kolon x ile başlıyor sonraki kolonları da tab ile ayrıştırıyoruz. Burada iki tane eksen için verilerimiz var şimdi bizim için. X ekseni bizim örneğimizde saniye’yi gösteriyor. Y ekseni de kelvin’deki sıcaklık değerini gösteriyor. Görüldüğü gibi zamanla sıcaklık artıyor. Gnuplot ile sonra şunları yazıyoruz

gnuplot> set xlabel “t (sec)”
gnuplot> set ylabel “temperature (kelvin”

Bu iki satır eksenleri adlandırmamızı sağlıyor. Ardından şu komutu yazdıyoruz:

gnuplot> plot “test.dat” using 1:2

Bu komut test.dat dosyasındaki birinci ve ikinci kolonların grafiğini bize çıkartıyor, kendisi şöyle bir şey:

gnuplot

Gördüğünüz gibi güzelce basit bir şekilde verileri yerlerine çıkartı. Şimdi genellikle bu noktaların ortasından geçen bir eğri’yi bulup, o eğrinin eğimini bulmamız bizim işimize yarayabiliyor. Birim zamandaki değişimi görmemizi sağlıyor, daha da önemlisi bu denklem bizim bulduğumuz verilerin denklemini oluşturacağından kolayca istediğimiz andaki veriyi elde edebileceğiz. Noktalardan geçen doğru’nun neye benzediğiniz Gnuplot’a söylemimiz lazım. Bu bir logaritmik fonksiyon olabileceği gibi trigonometrik fonksiyon da olabilir. Bunu biraz araştırdıktan sonra bir blog sayfasında buldum. Bizim örneğimizde basit bir eğri olduğundan fonksiyonumuz şu şekilde olacak:

gnuplot> f(x) = a*x + b

Kısaca y = ax +b olacak. Peki bizim a ve b değerlerimiz nelerdir ? Burada gnuplot devreye giriyor. Kendisi bizim test.dat’daki dosya’dan verileri alıyor ve hesaplama, yanılma yöntemiyle doğru sonucu buluyor(hata payı da var elbette). Onu da şu şekilde yapıyoruz:

gnuplot> fit f(x) “test.dat” via a,b

Bunu yazdığımızda uzun bir çıktı geliyor, altıncı denemeden sonra bize nihai sonuçları veriyor, ben sadece bizim işe yarar kısmı gösteriyorum size:

Final set of parameters Asymptotic Standard Error
======================= ==========================

a = 0.102778 +/- 0.008289 (8.065%)
b = 297.333 +/- 1.04 (0.3499%)

Gördüldüğü gibi a ve b değerli bulundu. Şimdi sadece şu satırı yazıyorum ve sonuçu elde ediyorum:

gnuplot> replot f(x)

Sonuç ise şu şekilde:

gnuplot1

a ve b değerlerinden oluşan denklemimiz ise y = 0.102x + 297.333 şeklide olacak. Denklemi de elde ettiğimize göre bu denklemden kolayca eğimi bulabiliyoruz. Hepsi bu kadar. Böyle uzun uzun yazıldığına bakmayın, topu topu 6-7 satırdan oluşuyor. Cetvele ve milimetrik kağıt ile uğraşmaktan hem daha zevkli hem daha güvenirli. Umarım yukarıda anlattıklarım işinize yaramıştır. Aşağıdaki bağlantılardan çok daha fazlasını bulabilirsiniz.

http://t16web.lanl.gov/Kawano/gnuplot/index-e.html
http://www.gnuplot.info/docs/gnuplot.html

Pandora’yı tek tıkla dinlemek

Başlık bulma konusunda pek iyi değilim, artık bu şekilde idare edin. Demek istediğim aslında şu, Pandora Türkiye’de dinlenemiyor, bir aralar oluyordu fakat kapattılar. Sonraları globalpandora diye bir şey çıktı fakat onun da sonu çabuk geldi. Proxy üzerinden dinleyebiliyoruz artık sadece. Bunun için de tarayıcımızdaki proxy ayarları değiştirmek lazım.

Bunun da  dezavantajları var, tüm şifreleriniz ve özel bilgileriniz proxy üzerinden iletileceği için pek güvenli sayılmayabilir. Ne yapabilirdik peki, site’ye özel proxy yapabilirdik, yani www.pandora.com sitesine girdiğimizde bizim proxy devre’ye girecekti. Bunu FoxyProxy ile yapabildiğini öğrendim. Sonra da bu şekilde kullandım, ama müzik dinlemek için Firefox’u açmak pek hoşuma gitmedi. Last.Fm gibi istemci olsa tadından yenmezdi.

Burada yapabileceğim bir şey var, oda Mozilla Prism kullanmaktı. Sayesinde web sitelerine uygulama gibi çalıştırabilecektik. Her ne kadar uygulama olmasa bile güzel bir şey bence. Benim yaptığım ise, Mozilla Prism’de proxy’ı devreye sokmaktı.  Şimdi aşağıda gördüğünüz gibi simge’ye tıkladığım an Pandora’yı dinleyebiliyorum

pandora

Tüm bunları şu şekilde yaptım:

  1. Mozilla Prism sayfasından, Prism’in standalone uygulamasını indiriyoruz
  2. Bu uygulamayı  /opt dizinine açıyoruz. Orada /opt/prism diye bir klasör oluşacak
  3. En son flash sürümünü indiriyoruz , içinden çıkan libflashplayer.so dosyasını /opt/prism/plugins klasörüne atıyoruz(eğer plugins klasörü yoksa oluşturuyoruz onu)
  4. İstediğiniz bir metin editörü ile /opt/prism/xulrunner/greprefs/all.js dosyasını açıyoruz ve aşağıdaki satırları

    pref(“network.proxy.type”, 0);
    pref(“network.proxy.autoconfig_url”, “”);

    şu şekile çeviriyoruz

    pref(“network.proxy.type”, 2);
    pref(“network.proxy.autoconfig_url”, “http://pac.byterelay.com/”);

    Bu satırlar 750′ini satırda ve birbirinden ayrı yerdeler, biraz aramanız gerekecek

  5. İşimiz bitti sayılır, şimdi konsoldan /opt/prism/prism açıyoruz ve www.pandora.com ve Desktop seçeneğini tıklıyoruz
  6. Başka adım yok :)

Dropbox ile kişisel Web 2.0 Svn hesabı

Uzun zaman önce duyurulan bu web servisini hepiniz duymuşunuzdur tahminen. Geçenlerde Openbox kullanan birinin yazısını okurken karşıma tekrar çıkmıştı Dropbox. Ben de kurup deniyeyim dedim. Dropbox Amazon’un Web Servislerini altyapısını kullanarak size 2 gb ücretsiz çevrimiçi alan sunuyor. Bu alanı istediğiniz gibi kullanabiliyorsunuz, Box.net‘deki gibi 25 mb dosya sınırı yok yani (aslında bakarsanız Box.net’in ücretli paketleri çok daha kapsamlı fakat ücretli olduğu için Dropbox ile karşılaştırma yapmam doğru olmaz).

Bu web servisini diğerlerinden ayıran en belirgin özellik sürüm kontrol sistemi olması ve 3 ayrı platformda (Linux,Mac,Windows) bu sayede kolayca eş zamanlı güncelleme imkanı bulunmasıdır. Dropbox sistemini kurduktan sonra “home” dizinininde Dropbox adında bir klasör oluşturuyor. Bu klasör, kurulan dropbox daemonu ile daime göz altında ve yapılan değiştermeler kayıt altına tutuluyor. Örneğin içerinize bir tane txt dosyası attınız, adı “.bashrc” olsun. Atar atmaz bu dosya hesabınıza da yükleniyor. 2gb yeri istediğiniz gibi bu kolay yöntem ile doldurabilirsiniz.

Şimdi örneğin tüm ayarlama dosyalarınızı bu dizine attınız. vimrc, bashrc, conkyrc tarzı, sizin için gerekli ve kullandığınız tüm dosyaları atıyorsunuz buraya. Hatta klasörün içinde “dotfiles” adında bir klasör oluşturup onun içine atıp daha derli toplu yapabilirsiniz.

Ardından bu dosyalara birer symbolic link atayabilirsiniz, örneğin vim için:

$ ln -s Dropbox/dotfiles/.vimrc .vimrc

Şimdi bu ne demek bizim için, bundan sonra .vimrc’de yaptığınız tüm değişiklikler otomatik olarak Dropbox hesabınıza iletilecek. Bunun en güzel yanı ise farklı bir bilgisayara ya da platforma geçtiğinizde olacak. Başka bir dağıtıma geçtiğinize tek yapmanız gereken dropboxu kurmak, ve gereken bağlantıları oluşturmak. Vimrc her zaman sunucuda kalacak ve kaybolma gibi durumlarda yaşanmayacak(bana çok olmuştu). Bunun dışında sürüm kontrol sistemi olduğundan yaptığınız değişikleri her zaman geri getirebilirsiniz.

Dropbox

Svn, git tarzı sistemleri kullanan kullanıcılar zaten bu tarz sistemleri çok iyi biliyorlardır. Dropbox’un yaptığı ise bu sistemleri Web 2.0 havası katarak son kullanıcıya sunmaktır. Gayet güzel de işliyor bence. Eksik yanları ise, kurulan dropbox daemon’un kapalı kaynak olması ve bilgilerinizin yabancı bir sunucuda saklanıyor olmasıdır. Bunları benim için sorun değil diyorsanız gayet keyifle kullanabileceğinzi bir servistir kendisi. Son olarak Dropbux’u kurmak için forumlarındaki dropbox daemon paketini home dizinine açıp, oradan ./dropbox-dist/dropboxd dosyasını çalıştırmak yeterlidir. İlla nautilus kullanmak gerekmiyor yani.

Daha fazla bilgi için hazırladıkları video’yu izleyebilirsiniz.

Sinerji’de son durum

Baya bir gelişme katedildi diyebilirim. Kullanabilinirlik açısından biraz düşündük ve arayüzünü hafif değiştirdik. Daha doğrusu küçültük diyebiliriz. Daha önce gördüğünüz ekran görüntüsünde üste iki tane radio-button vardı. Onları tamamen kaldırdık. Artık arayüz sadece başka bilgisayarı kullanmak isteyenler için hazırlandı. Ya peki başka birisi sizin bilgisayarı kullanmak istiyorsa ne olacak ? O zaman tray’de bir uyarı çıkıp size izin verip vermeyeceğinizi soracak. Ekran görüntüleri şu şekilde(Uygulama PyQt4 ile yazılmıştı hatırlarsanız, o yüzden KDE4 altında arayüzü biraz daha güzel duruyor):

Daha ufak tefek hataları var. Onları düzeltmeye çalışacağım. Proje bittikten sonra da yazdığım kodlar ile ilgili de ayrıntılı bir yazı yazacağım, nerde neyi nasıl kullandım, neler öğrendiğim gibi şeyler.

Sonraki Sayfa »