Vim bir yaşam tarzıdır
Pekala.
Vim delphiden üstündür.
Vim bir uygulama geliştirme platformudur.
Vim bir bilgisayardır.Bir sanal makinedir.
Vim bir oyundur. En güzel oyundan zevklidir.
Vim bir işletim sistemidir.
Vim kendinden de öte birşeydir.
Vim tanımlanamaz herhangi bir kefeye konamaz.
Vim ile notepad.exe karşılaştırılamaz.Notepadda şu bu özellik varmı ? yok ! dedik heralde kıyaslanamazlar !
Vim server’dır client’dir.
Vim bir yaşam tarzıdırr!!
Vim yogadan iyidir ey insanlar.
Şu uçan sey de ne?
Bu bir kuş?
Bir uçak?
Yoksa örümcek adam mı?
Hayır o süpermen!!
Hadi len dallama o olsa olsa vimdir !!
Yukarıdaki tamlamalar Hod tarafından önceki yazımda söylendi. Hoşuma gitti, sizlerle payalaşayım dedim. Ayrıca yazı istemediğim sebebten ötürü baya uzadı. Bir daha bu gibi konularda daha temkinli yaklaşacağım. Insanlar yanlış anlayabiliyor beni.
Yorumlar(2)
Hepimiz bazen birileriyle o kadar yakınlaşırız ki dostluğumuzu ya da kardeşliğimizi hiçbir şey engellemiyormuş gibi görünür, bizi ayıran küçücük bir köprü vardır, hepsi o kadar. Ama tam sen bu köprüye adım atacakken sana şu soruyu sorsam :”bu köprüyü geçip bana gelir misin?” İşte o anda artık bunu istemeyiverirsin, sorumu tekrarlasam öylece suskun kalırsın.O andan itibaren aramıza dağlar ve azgın nehirler girer, bizi ayıran ve birbirimize yabancılaştıran duvarlar bitiverir önümüzde ve bir araya gelmek istesek de artık yapamayız.Ama o küçücük köprüyü düşündüğünde sözcüklere sığmayacak kadar büyüyüverir gözünde; yutkunur ve şaşar kalırsın…
Ask biter… için hüzün doludur. bir yanin bittigini kabul etse de diger yanin, “belki daha yapilacak bir sey vardir” der. öylece durup gözlerinin içine bakarsin. sana yeniden, “gel” demesini beklersin. “ben de senden ayrilamam” demesini beklersin. ama o söz hiç çikmaz agzindan, duyamazsin. gururlusundur, istenmedigin yerde durmazsin.Agzindan, “evet, bence de bitmeliydi bu ask” sözcükleri çikar ama buna sen bile inanmazsin. gururun sana oyun oynamaya baslar. önce, “belki biraz zaman vermeliyiz birbirimize” diyerek gururunu ucundan kösesinden yemeye baslarsin. öyle bir an gelir ki, “ne olur ayrilmayalim” demeye kadar vardirirsin. bu sözleri nasil söyledigine inanamazsin. onun sicakligini hiç kimsede bulamayacagini bilirsin. kimse onun gibi gülemez, kimse onun gibi dokunamaz. kimseyi onun kadar sevemezsin. bunlar içini sikar. nefes alamaz hale gelirsin. ne geceler gecedir, ne uykular uyku. artik birkaç dakika huzurlu uykuya hasretsindir. uyuyamazsin. ondan gelecek bir tek haberi umutsuzca beklersin. telefonun yaninda kaç gece sabahladigini hatirlayamazsin. beklemek ölüm gibi gelir insana. hayat devam ediyordur ama bir sey hep yarim, hep eksiktir. yüregin asla eskisi gibi atmayacaktir. baska asklar seni kandiramayacaktir. kiminle beraber olursan ol, onu her zaman hatirlayacaksindir. yillar sonra bile olsa bir gün sana, “gel” dese nerede ve kiminle olduguna bakmadan ona kosacaksindir. kahredici bir gerçektir bu. bunu bilmek çok daha aci vericidir. katlanirsin çünkü aci senin kardesindir. o kimbilir kiminle, hangi mutlu hayatin içinde yeni askinin tadini çikarmaktadir. bunu da bilirsin. bilirsin ama…
Takip Et - Rss
Fotoğraflarım
Son Yorumlar
Okuduklarım
Desteklediklerim







Etiketler (r:30)
Tavsiyeler (r:5)