Kullanıcının haberi olsa ne yazar!

Sizden habersiz işler yapan bir işletim sistemi varmış. 3 Tahminiz var bilin bakalım hangisi ? Ya da durun, 1 tahmin bile yeter. Neyse gelelim konuya. Golem’de bugün okurken, Windowssecret adlı sitenin, Windows altında kullanıcının izni olmadan kendi kendini güncellediğini söylemiş. Buraya kadar herşey normal(en azından bazılarımız için). İşin komik tarafı ise Microsoft tarafından geliyor.

Microsoft Program Yöneticisi Nate Clinton, Technet-Blog’unda bunun gayet normal olduğunu belirtmiş. Hatta kullanıcı ayarlardan “güncelleme yapmadan önce bana sor” seçeneğini akitf hale getirse bile sormadan güncelleme yapıyormuş. Yani bunu Microsoft kendisi söylüyor, başkaları değil. Bu yöntemin gayet normal olduğunu ve gerektiğini, yoksa Windows’un çalışmayacağını da belirtmiş. Zaten gereksiz küçük dosyalarmış, yani kullanıcının haberi olmuş olmamış pek de önemli değilmiş. İleride yanlış anlamalara yer vermemek için daha şeffaf bir yol üzerinde çalıştıklarını belirtmiş ama.

Komik cidden, yani bu devirde hala böyle şeyler var. Hani saklasa bir şey demeyeceğim, ama herkese açık bir şekilde söylediği halde(biz söyleyince inanmıyorlar), buna rağmen onun dışındaki alternatifleri görmeyenlere şaşırıyorum. Bu vurdum duymamazlık daha ne kadar devam edecek merak ediyorum.

Kamera tavsiyesi (Fujitsu Finepix F31d) ve yeni bir mim

Aramalarım hala devam ediyor, Slr-like tipi makinelere veda etmem gerekecek galiba. Malesef kamera’yı sadece ben değil, ailem de kullanacak. Hal öyle olunca, Babam da kendisine göre daha kullanışlı bir şey istiyor. Fakat arkadaşlarından biri galiba tavsiye etmiş Sony olsun diye, bir kaç kere gelip bana Sony nasıl diye söyleme başladı. Muhtemelen Dsc W100 ya da Dsc W200. Çünkü her ikisi de kompakt sayılır. Her neyse gelelim konuya, alabilirsem slr-like almaya deneyeceğim, olmazsa Fuji F31d’yi almaya deneyeceğim, bakınız Dpreview’dekiler ne güzel anlatmış:

finepix_f31fd.jpg

And so, to sum up; the F31fd is everything the F30 was, with a couple of tweaks here and there that – on balance – can be considered to offer a slight improvement over what was already a uniquely capable camera. I suspect (though I hope I’m wrong) that this is the last time we’ll see this sensor in a compact camera, as Fuji feels the pressure to keep up with the megapixel race ever more strongly. This would be a real tragedy; the F31fd hits the image quality ‘sweet spot’ by using a large sensor, relatively low pixel count and some very clever processing, and I can’t see them repeating this with a more densely-packed sensor. It is the perfect illustration of the oft made point that more pixels do not mean better quality; we’ve compared the F31fd to a whole range of much more expensive compacts going right up to 10MP, and – aside from a little extra resolution at base ISO – it puts most of them to shame. Once you get to ISO 400 there simply isn’t a compact on the market that can hold a flame to it.

Unlike so many manufacturers that produce amazing cameras with average sensors, Fuji has an amazing sensor and – to be brutally honest – an average camera. As with the F30 this is a camera that wins a Highly Recommended only if you regularly shoot in low light – if you only ever take pictures in blazing sunshine there are competitors with far more impressive feature lists or lower prices. But you just can’t take away from Fuji the fact that – at this moment in time – this unassuming little 6MP camera still sets the benchmark for image quality in the entire compact sector. It’s also a surprisingly reliable ‘point and shoot’ model with excellent color and accurate focus/metering in most circumstances.

Yani yakın zaman içinde Dijital Kamera almak isteyenler herşeyi bir kenara atıp bu makine’den bir tane alsınlar. Dpreview’e inanmıyorsanız, Google da bir aratmanızı tavsiye ederim. Göreceksiniz ki Fuji F30 ve Fuji F31d herkes tarafından beğenilen ve her yerde en yüksek puanı almış güzel bir kameradır. Hala inanmadıysanız Fuji F31d tarafından çekilmiş fotoğraflara bakmanızı tavsiye ederim. Olmadı Flickr’de Fuji F31d ile çekilmiş fotoğraflara bakabilirsiniz.

Biraz da konu dışı. Üç kişi tarafından mimlenmişsim, vaktim olmadığı için yazamadım. Bu yeni mim’de sevmediğimiz ve gereksiz, dandik bulduğumuz teknoloji’leri sıralıyoruz. Beni mimleyenler, Bilgsiz.org, Volkan Karakuş ve Flynxs‘a teşekkür ederim. Benim dandik diye tabir edeceğim teknolojiler şu şekilde:

  1. Windows işletim sistemi: Dandiğin ta kendisi diyebilirim. Hiç bir işime yaramıyor, kullanmak isteyince sanki 10 yıl geriye zaman makinesi ile dönmüş gibi hisetmemi sağlıyor. Daha fazla konuşulacak bir şey de yok zaten, blog’umu takip edenler neler yazdığımı az çok biliyorlar.
  2. Palm: Neden palm ? Çünkü Telefon şirketleri onlarca para yatırıp, araştırma yaparken, Palm üyerleri uyuya kaldılar. Onca zamanları varken hiç bir gelişme kat etmediler. Malesef bu yüzden de geride kaldılar ve artık pek kullanılmayan, bir zamanlar ünlü olan cihazlarla baş başa kaldılar. Ne diyelim, umarım düzelir.
  3. iPhone: Sevmiyorum, sevemedim, sevmeyeceğim. Belki ileride, ama Apple’nin fiyat politakası ve kafası ile bunun pek mümkün olacağını sanmıyorum. Hiç bir halta yaramayan bir aleti yüceltmenin bir anlamı yok çünkü.

Buraya kadar. Pas atacak pek kimse kalmadığı için Alper abi’ye bir orta atıyorum. Kabul ederse Mürekkep‘te kendisi yazar, onun dışında bu sefer biraz rahat durayım.

Windows altında Amarok 2

Windows’da Amarok’u çalıştırmaya başarmışlar. Ayrıca sadece 2 günde! Ne desem yalan olur, sevindim :) Fakat sadece çalıştırıldı, henüz uygun bir decoder bulunamadı. Ayrıca programlama kısmında da bir sürü yapılması gerekenler
varmış.

Amarok under Windows

Amarok 2 sürümü ekim 23′ünde çıkacak. Tamamen QT4 olacak ve Windows,Mac altında da çalışacak.

Linux altında Windows uygulamalarını çalıştırmak

İnternet’de gezinirken, bir yazı görmüştüm. Çoğunu bilsem dahi, bunların özetini çıkartıp ve Türkçe’ye çevirmek iyi olur diye düşündüm. Belki birilerin işine yarar. Fakat tam çeviri sayılmaz, yazının ana başlıklarını ve bir kaç fikri aldım, onun haricinde çoğu yerde kendi fikrimi ve yorumum var.

Linux altında hemen hemen istediğimiz her türlü yazılımı bulmak mümkün. Fakat ya yoksa ? Tabi Windows’a geçip yüklemek başka bir seçenek, ama burada özellikle Linux’a geçiş yapmış olanlar ve Linux kullananlar olduğu için Windows altında bir şey yapmıyoruz. Burada saydıklarım Linux altında olacaktır. Yazılımları çalıştırmak için bir kaç yol var, ve bunlardan en önemli 5′i ise sırayla şu şekilde:

Okumaya devam edin »

Windows altından tek tıklama ile Linux yükleyin

Debian InstallWindos’dan artık Linux kurmak çok kolay. Ubuntu’dan sonra artık Debian da direkt Windows’dan kurulum için bir program hazırlamış. Ayrıca Goodbye Microsoft adında bir site de yapmışlar. Windows’dan Linux’a geçiş yapmak isteyenler hâlâ sorun çekiyorlar. Kurulum süresi kolay olmasına rağmen bilgisayarlarına Linux kurmak istemek istemiyorlar. Tipik bir windows kullanıcısı da .exe dosyasına tıklayarak kurmaya alıştığı için Linux kurmak bile zor gelebilir. Bu yüzden artık Ubuntu’nun da yaptığı gibi Debian’da exe dosyası oluşturmuş. Bilgisayarınıza indirin ve kolayca Windows altında Linux’unuzu kurun.

Ubuntu’dan farklı tüm imajı indirip sonra kurulumu gerçekleştirmek yerine, Debian’da net-install programını çalıştırılıp, gereken dosyaları kendisi indirip kuruyor. Henüz denemedim fakat Windows’dan Linux’a geçiş yapmak isteyenler için büyük bir kolaylık olacaktır.

Exe kurulum dosyasını indirmek için tıklayın