Wordpress yazılarında kısayol bağlantıları

Alexking geçen yeni bir eklenti(Shortcut Macros) çıkarmış. Cümleleri, bağlantıları her defasında yazmaktan sıkıldıysanız bu eklenti çok işinize yarayacaktır. Yeni demek istediğim şudur ki, uzun uzun bir site yerine, örneğin http://blog.arsln.org yerine bir kısayol atıyorsunuz, ve kısayolun adı da arsln oluyor. Şimdi yazdığınız yazıda ##arsln yazdığınız her yer şu şekilde olacak:

<a href="http://blog.arsln.org/">Arslanlar Şehri</a>

Bunun gibi bir sürü kısayol atamanız mümkün, ##gg yazın Google bağlantısı çıksın, ##mp yazın, Murekep.org bağlantısı çıksın. Ayrıca sadece bağlantı değil, örneğin: “Bu yazıyı beğendiyseniz, siteme abone olabilirsiniz. Abone olmak için sağ kısımdan size sunulan seçeneklerden size uygun olanını seçin” gibi bir yazyızı her yazının sonuna eklemek ya da yazmak yorucu olabilir, biz ne yapıyoruz peki, hemen ##abone adında bir kısayol oluşturuyoruz. Artık ##abone yazdığım her yerde yukarıdaki yazı çıkacak.

İstediğiniz şekile istediğiniz kısayolları oluştabilirsiniz kısaca. Bu kısayollar bağlantı da olması gerekmiyor cümleler, deyimler, sayfalar her türlü bilgi olabilir. Eklentiyi şuradan indirebilirsiniz. Tercihler kısmından da Macros altında istediğiniz kısayolları oluşturabilirsiniz.

Blog düzenlemesi ve sağ kısımdaki widget’ler

Sağ tarafdaki kısıma bir tane Rss ve UTW taglarını gösteren bir widget yerleştirdim. Aslında bu etiketler sayesinde kategoriye de ihtiyacım kalmadı gibi. İstediğim etiketleri yazıyorum, kendiliğinden kategori oluşuyor gibi. Bu yüzden sağ’daki kategori kısmını kısa tuttum. Rss widget için de Mürekkep’deki son yazılarımın rss beslemesini ekledim. Buradaki yazılarımı oraya, oradaki yazılarımı da buraya koymak da istemiyorum pek. Bu yüzden sağ’daki widget daha iyi gibi. Kısa kısa bahsederim belki, ama daha fazlası olmaz bundan sonra.

Widget’lerin çoğunu http://widgets.wordpress.com/ sitesinden aldım. Daha bir sürü, çok da faydalı widget’ler var. Ama zaman darlığı yüzünden bakamamıştım. Şimdi ise 3 hafta tatilim var(Final haftam bitti). Ve bu zamanı da iyi değerlendirmek istiyorum. Buradaki wp eklentisini de widget olarak sağ tarafa yerleştirecem en kısa zamanda, bu sayede Google Reader’de okuduğum ve beğendiğim yazıları da görmüş olursunuz. Bunun haricinde blog’daki ana bağlantılar ve widgetler hemen hemen yerine oturdu gibi. Geriye tek kalan, tasarımı değiştirmek. Hazır zamanım da varken, ellimden geldiğinde, bildiklerimin doğrultusunda sitemin tasarımını da değiştirecem. Özellikle renk ve arka plan motif ekleme konusunda değişikler kesin olur.

Bir de Wordpress 2.1 çıkmasına da az kaldı. 1-2 hafta sonra, bununla beraber bir çok siteyi güncellemem gerekiyor. Çok işim var daha çok …

Blog yazma araçları (Google Docs, Zoho, WriteToMyBLog, Performancing…)

Google Docs & Spreadsheets uygulamasından direkt kendi günlüğümüze yazı yollayabileceğimizi duydum. Bu doğru bu bilmem, birazdan deneyeceğim.Çok iyi bir avantaj. Yazıların renklerini ayarlama, büyüklüğünü, yüklenen resimlerini otomatik olarak istediğiniz ölçeklere getirmesi gibi bir sürü özellik sağlıyor. Ve bildiğimiz metin düzenleyicilerin aynısı. Normal bir metin düzenleyici ile ne yapabiliyorsanız Google Docs ile de bunu yapabiliriz %90 kadar. Sevdim Google Docs uygulamasını (yazınca şimdi). Tam kapsamlı şekilde kullanmadım, ama özellikleri itibariyle, yazmak için bire bire. Birden fazla Blog hesabı için herhangi seçenek bulamadım, sadece bir tane Blog hesabınız için izin veriyor. Ayrıca bir yerlerde okuduğum kadarıyla, Firefox 2.0 ile gelen denetleme mekanizması, Google Docs’da çalışmıyormuş. Türkçe denetleme kullananlar için bu bir eksiklik, fakat diğer diller için entegre denetleme sistemi var. Bir çok dil de mevcut, fakat neden Türkçe olmadığını henüz çözemedim. Umarım yakın zaman içinde onu da eklerler. En güzel yanı bence, tüm bunları geride bırakabilecek bir özellik var o da bir kişiden fazla insanın aynı dosya üzerinde çalışabilmesi. Bu kulağa çok hoş geliyor. Örneğin Almanya’daki bir arkadaşımla bir dosya üzerinde çalışabiliriz. Wikipedia’daki gibi “revision”lar da var. Yazının tüm değişikliklerini kaydediyor. Daha da fazlası, dosyalarını her türlü dosya formatını çevirebilirsiniz. Pdf,Doc,Odt,Html,… formatları olarak bilgisayarınıza indirebilirsiniz. Ve Google gibi bir markanın sağladı kalite burada da hissedilebiliyor. Ayrıca diğer ürünleriyle entegreli bir biçimde çalışmanızı sağlıyor.

Online Blog araçları olarak da Zoho ve WriteToMyBlog var ayrıca. Zoho’yu henüz denemedim tam anlamıyla, zaten kendisi de Google Docs gibi Ajax uygulaması. Yani büyün benzerlikler taşıyor. Denemek için bir tane yeni dosya açtım ve Türkçe karakter içeren bir başlık atadım. Ardından dosya’nın içine bir kaç kelime ekleyip, kaydettim. Fakat burada Zoho benim gözümden düştü. Türkçe karakterleri saçma sapan değişik karakterler ile ifade etmeye başladı. Yani bu yönden eksikliği var. Google’in bu gibi bir eksikliği yok. Fakat Zoho’ya da haksızlık etmek istemiyorum. Net’e okuduğum kadarıyla, bir çok yönden Google Docs’dan daha avantajlıymış. Özellikle kullanım açısından daha avantajlıymış.
WritetoMyBlog’a gelince, ben beğenmedim açıkçası. Wordpress’in kullandığın eklentinin aynısını kullanıyor hemen hemen. Yani örneğin bir bağlantı eklerken, ayrı bir pencere açılıyor. Bu yüzden de o pencerenin açılmasını bekliyorum. Bu da hoşuma gitmiyor. Performancing ‘e gelince. Kendisi bir Firefox eklentisi, kurduktan sonra F8′e basarak kullanabilirsiniz. Technorati ve del.icio.us ile uyumlu. Bundan uzun zaman önce de kullanmıştım. Fakat bana Wordpress’in içindeki kendi yazma araçı ile pek bir belirgin farkı yaratamadı.

Tüm bunlardan geriye Zoho ve Google Docs kalıyor tavsiye edebileceğim.(Yukarıdaki yazıyı Google Docs ile yazdım)

« Previous Page