Verimli bir şekilde yeni bir dil öğrenmenin formülü: 5-Kasa sistemi

5-kasa sistemini **Almanya’da ortaokul’da okurken, İngilizce hocamınızın bize gösterdiği bir yöntemdi. O zamanlar bunun değerini pek bilmezdim, sonralarda çok işe yarar bir yöntem olduğunu keşfettim. Şimdilerde ise yeni bir dil öğrenmenin hevesi ile nasıl daha verimli çalışacağımı araştırırken, uzun zamandır unuttuğum bu yöntemi tekrar hatırladım. Öğrenmek isteyen herkes için çok uygundur. Özellikle yeni bir dil öğrenmek isteyenler, veya da bir çok bilgiyi ezberlemek gereken kişiler(Hukukcu, Mühendis, Doktor …)**.

Bu 5-kasa sistemi tam bir öğrenme makinesidir. Öğrenmek istediğin her bilgiyi teker teker **küçük kağıtlara yazıyorsunuz. Her küçük kağıt için tek bir bilgi yazmanız gerekiyor. Arkalı önlü olacak şekilde. Örneğin ön kısmına ingilizce bir kelime, arka kısmına ise türkçe mealini. Ya da “Gauss yasası için gerekli olan 3 temel bilgi nedir?”**gibisinden. Bunun gibi yüzlerce kelime için yüzlerce kağıt gerekecek. Her kelime için bu küçük kağıtlardan yapmanız gerekecek. İlk başta biraz zor gelse de bunun faydasını sonra göreceksiniz.

lernkartei.gif Sonraki iş ise 5-kasa sistemini kurup, oluşturduğunuz bu kağıtları ilk bölüme yerleştirmek olacaktır. İlk bölüm 1 cm civarında olacağı için ve elinizde yüzlerce kağıt olduğunu düşünürsek, hepsini birden değil de, set biçimde koymanız iyi olacak. Bu 5-kasa sistemi için gerekli olan kutuyu ya kendiniz yapacaksınız(resimdeki gibi) ya da hazır satın alacaksınız. Yurtdışında bunlardan bolca satılıyor, Türkiye’de var mı yok mu bilmiyorum. Fakat hemen ümitsizliğe kapılmamız da gerekmiyor, çünkü bu kutuyu yapmak için gerekli olan ebatların ve hazır şablonu PDF şeklinde var. İndirip, iyi bir kağıt üzerinde çıktısını alıp, sonra da kutuyu yapmanız iyi olacaktır. Çünkü kutu olmadan, 5-kasa sistemini kullanmak da pek işe yarar bir şey olmayacak. Kutu da olmazsa, 5 tane mektup zarfı alıp, 1’den 5’e kadar numaralayarak kullanabilirsiniz. Sonuç olarak kutumuz hazır, ve doldurduğumuz kağıtlar da ilk kasanın içinde olacak(diğer dört kasanın hepsi boş).

Bundan sonraki yapılacak iş ise bu kağıtları öğrenmektir. Zaten bizim amacımız da bu. İşte şimdi 5-kasa sistemin mantığını uygulayacağız. O da kısaca şu şekilde:

**

  1. 1’inci kasadan bir kağıt çekiniz

  2. Kelimeye bakarak, karşılığını bulmaya çalışın

  3. Kağıdı ters çevirip cevaba bakınız

  4. Eğer doğru ise 2’inci kasaya yerleştirin, yanlış ise birinci kasaya tekrar koyunuz(kağıtların en arkasına)

**

5kasa.jpgAslında mantık çok kolay. Bunu da 1’inci kasadaki tüm kağıtların bitimine kadar yapacağız. 1’inci kasa bittikten sonra, ertesi gün, ya da herhangi bir gün 2’inci kasa’ya geçeceğiz. Burada da yine aynı işlemi uygulayacağız. 2’inci kasadan bir kağıt çekip, bilgimizi kontrol edeceğiz. Eğer doğru ise, 3’üncü kasa’ya koyacağız. Yanlış ise 1’inci kasaya. Yani her zaman yanlış olan bilgileri 1’inci kasaya koyacağız. Sakın bir öncekine koymayınız. Yoksa 5- kasa sistemin en verimli olacağı noktalar bir işe yaramaz. Resime dikkatli bakarsanız 5’inci kasanın diğerlerine göre çok çok daha büyük olduğunu göreceksiniz. Çünkü bilgilerin biriktiği ve pekiştiği yer orada oluyor. Bu yöntemi 1-2 hafta düzenli olarak uygularsanız, tüm kasalar dolmuş olacaktır. 1’inci kasa’da kağıtlarınız olacaktır. 2’inci kasa’da da. Hepsiniz öğrenene kadar hep devam edeceksiniz. 1’inci kasaya her gün bakacağız. Her gün. **Çünkü beynimiz de aslında bu şekilde çalışıyor. Gereksiz diye sandığımız çoğu şeyi başka yerler atarız. Fakat günde bir kere de olsa **1’inci kasaya bakarsak, bilgiler çok daha kalıcı olacaktır.

5-kasa sistemin bize getirdiği avantajlar ise şu şekilde:

**

  1. Öğrendiğiniz bilgiyi kendiniz kontrol ediyorsunuz, anında doğru mu yanlış mı öğreniyorsunuz.

  2. Kendi öğrenim performansınızı görebiliyorsunuz. Diğer kasa’daki kağıtlar doldukca moraliniz de artacak, ve daha çok çalışma hissi gelecek.

  3. Bilgileri belirli aralıklarda tekrar edeceğiniz için aklınızda daha kalıcı olacak.

  4. Çalışma periyodunuzu öğrenmiş olacaksınız. Hızlı, yavaş, günde bir kere, günde iki kere, hafta sonları …

  5. Tüm kelimeler, yani bilgiler ayrı ayrı okunduğu için daha kalıcı olacak. Diğer türlü kelime listelerindeki gibi, bir kelimeye baktığınızda gözünüz başka yere kaymayacak.

  6. Gereksiz yere çalışmış olmayacaksınız, çalışılacaksa bile bilmediğiniz şeylerin üzerinde çalışılacak. Böylelikle daha verimli olacaktır.

  7. Kutu yanınızda olmazsa bile, kağıtlarınızı her zaman yanınıza alabilir ve çalışabilirsiniz ( Okul tenefüslerinde, Otobüslerde …)

  8. Bir kere bir hız tuturdunuz mu, uzun vadeli sonuçlar almanız mümkündür.

  9. Her gün sadece 10-20 dk’lık işiniz olacak. Başkalarının yaptığı gibi yüzlerce kelimelik listeleri ile kendinizi bilgi yığını ile boğmayacaksınız.

  10. Nereden başlasam, nasıl çalışsam gibi sorular ile kafanızı meşgul etmeyeceksiniz. Nasıl ve nereden öğrenebileceğinizi anında gördüğünüz için, hem içiniz rahat olacak, hem de zamandan kazanacaksınız.

  11. Öğrenme periyodları az olduğu için günün herhangi bir saatinde çalışmanız mümkün olacaktır.

** ** Üniversite öğrencileri** bu yöntem ile bir çok şeyi daha iyi öğrenebilirler. Örneğin ben bu sene alacağım Japonca kursunda bu sistemi kullanacağım. Tahmin edin ne için ? Kanjiler için. Yani Japon Alfabaleri öğrenmek için. Her kelime için bir Japonca harfi gelecek. Bu yöntemi de azimli ve kararli bir şekilde uygularsam kendime, unutacağım bir kelime olacağını sanmıyorum(Her gün deneyeceğimiz için). Yani herhangi bir alanda uyarlaması mümkün. Nasıl yapılacağını da siz bileceksiniz. Lise öğrencileri bunu İngilizce öğrenirken kullanabilirler. Aynı zamanda Biyoloji, Kimya gibi dersleri de bu şekilde öğrenebilirsiniz.

Sonuç olarak, biraz disiplin ve günde 10-20 dk çalışma ile çok daha başarılı olacaksınız. Bunu görmek için de yapmanız gereken tek şey, bu sistemi oluşturmak ve gündelik olarak çalışmak. En az 2 hafta içinde sonuçlarını göreceksiniz.

Kaynak: [1][2]